Cuma, Aralık 29, 2017

geçen sene, nasıldı ki?

ocak, 
yeni yıla üzüntülü başlangıç...
iki günlük kar tek teselli galiba,

şubat, 
iznik'e gezi, iki günlük nefeslenme,
if'te bir kaç film yakalamak sevinci,

mart,
kuzinimle istanbul'da turistik bir gün,
fakülte arkadaşlarıyla 35. mezuniyet yılı buluşması,
büyükçe bir aile toplantısı, doğum günü kutlaması,
21 mart'ta ekinoks kutlaması, burgazada'da pelin'le bahar yürüyüşü,

nisan,
ayasofya'da saffet emre tonguç'la gece gezmesi, keyifli bir akşam,
pelin'le bu ayın ada gezmesi heybeliada'ya, yine huzur dolu bir gün geçti, baharın en coşkulu, çiçekli zamanı, saf güzellik...

mayıs,
belki de senenin en güzel yolculuğu, baltık gezisi. hem de arkadaşlarla birlikte ve gezilen yerlerin en güzel zamanı galiba. 
erguvan zamanı biraz gecikti bu sene, ağacım hep olduğu gibi en sona kaldı,
beste'yle ecoprint atölyesi deneyimi yaşadık, eğlenceli ve öğreticiydi,
ayın sonundaki haftasonu serpil'le hem keyifli, hem huzurlu bir bursa'da zaman gezisi, cumalıkızık, bursa, gölyazı, trilye, mudanya, iznik...

haziran,
odtü'lünün okulu tatil oldu ve bağlantılı olarak ankara'da iki günlük eşya toplama maratonu, gidiş yolculuğu yağmurlar yağmurlar altında değişik ötesi, dönüş keyifli ve kızım şöförlüğünde,
yaşasın tatil! çocuklarla üç günlük bir bodrum yolculuğu, mevsimin ilk deniz tatili hem de melty'nin doğum gününe denk geldi, ne güzel bir akşam yemeği ve kutlama oldu,

temmuz,
son yılların en sıcak günüyle başladı yaz, sonra biraz sakinleşti sanki ve yeni bir ege kıyısı gezisi adeta piyangodan çıktı, şebo'nun asos yakınındaki evine hayırlı olsuna gittik pelin'le. e gitmişken üç dört gün kaldık ve denize girdik haliyle. çok sakin ve keyifli zaman geçirdik, mutlu olduk.
ayın sonuna doğru, bu senenin tekne gezisi başladı bozburun'dan. bu sene daha küçük bir ekiptik, tekneden pek memnun kalmadık, yine de geziyi mavi her sıkıntıya değer diyerek bitirdik sonunda.
bu ayki deniz günlerinin arası, annemin ve yeğenimin sağlık sıkıntıları, arkadaşlarımdan birinin babasını diğerinin annesini kaybetmesi nedeniyle sıkıntılı günlerdi.
tekne gezisinin sonuna doğru, bizim biraz rüzgar ve dalga ile etkilendiğimiz acayip bir hava istanbul'a unutulmaz bir dolu felaketi yaşattı. kırılmadık cam, hasar görmedik araba kalmadı.

ağustos,
hep söylerim ağustos ayının tek sevimli tarafı oğlumun doğum günü diye...
bu sene, kızımla planladığımız karadeniz gezisi yatınca, onun niyetine dört günlüğüne bozcaada'ya kaçtık. yine güzel denizlere girdik, güzel insanlar tanıdık sohbetler ettik, güzel yemekler yedik...
ay sonundaki bayram öncesinde oğlumun canını sıkan, üzen  olaylar ve onun hepimiz üzerindeki etkileriyle yüzleştik. bunlardan sonra, bayram bir nefes alma zamanı oldu, biraz da.

eylül,
ay hareketli başladı, bayram sonrasında kızım, arkadaşıyla birlikte ankara'ya gitti ve ev tuttular.
oğlum üç senedir arkadaşlarıyla kaldığı evi boşalttı ve evimize eski odasına yerleşti. eşyalarını kardeşinin evi için ankara'ya götürdüler birlikte. oğlum dönerken ben gittim ve bir hafta boyunca temizlik yapıp, eşya yerleştirmekle uğraştım ve sonunda yorgun argın istanbul'a attım kendimi.

ekim,
kızım ankara'da oğlum kâh izmir'de eskişehir'de kâh evde odasında yeni yaşantılara alışmaya çalışıyorlar. onları izliyorum, bazen elimden bir şey gelmiyor üzülüyorum, bazen büyüdüklerini görüyorum, mutlu oluyorum.
bu ay istanbul bienali'nin sergilerini gezdim fırsat buldukça. ayrıca, ykb galatasaray sanat merkezi ve sabancı müzesindeki sergileri ve salt galata'yı gezdim. sanat dolu bir ay...

kasım,
bu ay benim payıma yine bir ankara haftası düştü, yiyecek ve lojistik destek faslından çevre tanımalı ve nostaljik günler geçirdim.
bu sene sonbahar çok ılık geçti ve uzun sürdü. ağaçların sarısını kahverengini kırmızısını seyretmek, rengârenk bir sonbahar yaşamak hoştu.
bir gün serpil'le atatürk arboretumunu, bir başka gün pelin'le i.ü. botanik bahçesini gezdik. tam bu sonbaharın ruhuna uygun günlerdi...

aralık,
bu ayın haftasonu gezisi, asker  yeğenini ziyarete giden nazmiş'e eşlik faslından edirne'ye oldu.
gezdik, dolaştık ve iki gün üstüste ciğer yedik, doyamadık...
doğum günü şenliklerim bu ayın bonusu faslındandı, hele gerçek gününden bir hafta sonra bile kutladığımız daha da eğlenceli geçti.

şimdi baştaki soruya dönüyorum.
geçen sene böyle toplu ve iyimser bir bakışla genelde iyi bir sene olmuş.
oysa yaşarken ne çok sıkıntı, üzüntü, kayıp barındırmıştı.

yeni senenin de geriye dönüp baktığımda güzel hatırlanması dileğimi buraya bırakayım.
öyle olsun!


6 yorum:

Oytunla Hayat dedi ki...

Dolu dolu, mutlu anılar biriktireceğiniz bir yıl olsun yine...
Nice mutlu yıllar ♥

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Teşekkürler Şebnemciğim,
İyilik, güzellik, huzur dolu bir yıl diliyorum.
Sevgiler.

hafif abi dedi ki...

mutlu yıllar çavdar teyzem...

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sizin için de mutlu bir yıl olmasını diliyorum, abiciğim.

celibon dedi ki...

seneyi özetleyen bir yazı olmuş :) şimdi denk geldim blogunuza... inşallah 2018 çok güzel, özel bir olsun hepimiz için.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Ceşibon teşekkür ederim, evet umarım 2018 hepimiz için güzel bir sene olur. :)