Cuma, Ağustos 30, 2019

ağustos geçip gidiyorken...

... dünyanın umrunda bile değil, bizim bu aya verdiğimiz isim. gerçekte olayda doğrudan katkım yok, biz dediğim insanoğlu. 
ben  bir isim vermiştim zamanında, ağustos'un ortasında doğan ve bu sene 27 olan oğlum için. aslında eksik söyledim, babasıyla birlikte vermiştik oğlumuzun adını. kızımızın adındaki ısrarım daha fazlaydı, onu ben verdim sayabiliriz.
şimdiki halde, kutlanan yaş dönümü "vay bee, nasıl geçti onca yıl" tanımına denk düşünce, yavrulara ancak telefon yakınlığında ulaşılabiliyor. keyfi yerinde olsun, sağlıklı, huzurlu, şanslı olsun dilekleri eşliğinde.
ağustos, en sevdiğim aylar sıralamasında son sıralarda yer alıyor, çocukluğumdan beri. 
yıllardır şöyle serin, esintili bir ağustos yaşamayı düşlerim ve ulaşamadığım her defasında yaz depresyonuna girerim. yine öyle oldu.
sıcak ve özellikle nemli gecelerde, klima açıp trt 2'de güzel birkaç film seyretmek dışında kayda değer bir iş yapamadım. elimdeki oliver sacks'ın "bilinç nehri" isimli ilginç derlemesi bile öyle yavaş yavaş ilerliyor ki...

tamam! şikayeti burada kesiyorum.
iki gün sonra eylül geliyor, severim kendisini. 



ağustos anılarından, klasik istanbul manzaralarından, vapurdan kızkulesi manzarası

geçen gün bişey oldu, radyoda nerdeyse ardarda iki şarkı çaldı; birisi hayli eski, klasik gibi, diğeri eskinin yenisi gibi, daha yakın tarihli.
hayatımın iki dönemecine ait anıları olan iki şarkı. oturup hikayelerini anlatsam epey bir yer tutar da, geçmiş gitmiş şimdi. en iyisi bende kalsın yine.
merak eden olursa, birincisi the rolling stones'tan angie (burada tık, lütfen), diğeri pink'ten family portrait (o ise burada, yine tık).




kahve içildi, bakıp tatlı tatlı anlatacak kimse yoktu yakınımda, falcı bacıya göndermeye kıyamadım.
fincandaki şekil ilginç geldi, hoşuma gitti, bu durumda necefli maşrapa gibi duracak burada.
dursun, varsın.

4 yorum:

serpil dedi ki...

Falın çok güzel bence.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Bana da estetik etkili bir şekil gibi geldi, Serpilciğim. :)

buraneros dedi ki...

Hımmmmm... Roling Stones'dan Angie!.. Sanki onu bilen ve sevenler, ve de Pink'i; daha yakın tarihli bir grup olan Madraguda'dan Stories from the street'i de severler, diye düşündüm... hatta grubu ve de solisti Steve Hoyem'i...

Yazıyı okurken yorumu da Eylül'e bırakmışım, nedense:)

Ekmekcikız dedi ki...

Hımmmmm,
Diğer Rolling Stones severler ne der bilemedim, ilk kez duyduğumu itiraf edeceğim Madraguda'yı ve önerilen şarkıyı sevdim.
Tatil halinden çıkınca diğer şarkılarını da dinleyeceğim.