Pazartesi, Nisan 06, 2026

"KÖŞKÜM VAR DERYAYA KARŞI"

Başlıktaki şarkıdaki söz gerçek olsaydı, bunu demeyi isterdim, ne yalan söyleyeyim. 
İsterdim ki deryayı tam karşıdan görmese bile deryaya yakın, bahçeli büyük bir evde yaşamış olayım.
Neyse, geçelim bunları bir kalem, hayaller ve gerçekler çatışmasıyla idare edelim.

Eskiler anlatırlar ya da bazı anı kitaplarında okuruz, çoğunlukla Anadolu yakasındaki yerleşimlerin arttığı dönemlerde inşa edilmiş olan, Erenköy'ün köşkleri meşhurdur. 
Zaman geçtikçe, dönem değiştikçe onların hemen hemen hepsi yıkıldı, yerlerine adlarında köşk ve çamlık vb. isimler olan çeşitli apartmanlar dikildi. Sonra o büyük bahçeli apartmanlar da  yıkılmaya ve yerlerine yeni kocaman gökdelenler dikilmeye başlandı. 
Belki de geçmişteki anıları yaşattıklarını düşündüğüm için, tüm eski köşkleri hayranlıkla seyrederim ve bazen tesadüfen daha önce görmediğim bir tanesini fark edince mutlu olurum.




Bugün Ethem Efendi Caddesi üzerindeki eski bir köşkten gözümü alamadım, kısa bir süre hayran baktım, ve yürüdüm geçtim. 
Sonra geri döndüm, açık kapıdan görünen yan cephesinin fotoğrafını çektim. Ne kadar büyük olduğu anlaşılsın diye bir de bahçe duvarının ardından bir fotoğraf çektim.
Galiba ani esen bir nostalji rüzgarına kapıldım, belki okuduğum kitaplardan bir tanesinde anlatılan köşke benzettim, bilemiyorum.
Geldim bu yazıyı yazdım, anılarda duracağına burada dursun istedim. 

Sonradan aklıma geldi, internette aradım, köşk 1900 yılında yapılmış, İtalyan bir mimarın eseri imiş ve keresteleri Romanya'dan gelmiş, Arif Hikmet Paşa'nın köşkü imiş.

Köşküm var deryaya karşı, bir Rumeli türküsü, Müzeyyen Senar söylüyor, burada.

4 yorum:

  1. Eski köşkler benim de çok dikkatimi çeker, düşsel yolculuklar yaparım. İçinde yaşamış insanların öyküsünü merak ederim; Kimler ne zaman, kimlerle nasıl bir hayat sürmüşlerdir kim bilir.
    Bu köşk de ne kadar güzel. Sahiplerinin eşyaları çoğu kez sahaflara düşer, içim acır. Fotoğraf da ne kadar güzel.
    Esenlikler diliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eski köşklerin büyük ya da küçük, hikayelerini ben de çok merak ederim Sevgili Makbule Hanım, haklısınız, ne hayatlar yaşandı kim bilir, ne umutlar, ne üzüntüler...
      Sevgilerimi gönderiyorum size. :)

      Sil
  2. ah, bu köşkü ben de çok severim. böyle köşkler, tek katlı evler falan gördüğüm zaman aklıma hep çalıkuşu feride gelir. "sarı çiyan" kamran'ın hayatında bir kadın olduğunu öğrenince teyzesinin evini terk edip erenköy'de yaşayan sütninesine gider. köşkler ve tek tük evlerin olduğu bir zamanların anadolusuna yani :) nedense hep feride gelir aklıma işte, şimdi çılgın kalabalığı görse ne hissederdi acaba...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahh ah! Feride ne hisseder, diğer sakinleri ne hisseder, ışınlanıp gelmeleri seçeneği dışında, bunu hiç bilemeyeceğiz...
      O kadar güzel ve özenle yapılmış binalar ve bir gün her şey "eski", "modası geçmiş" oluveriyor.
      Bizim her şeyi böyle tüketivermemiz, üzücü doğrusu.

      Sil

Hoşgeldiniz!