Perşembe, Haziran 02, 2016

YAĞMUR ÖNCESİ VE YAĞMUR

Geldik Haziran'a ve geldik yaz mevsimine.
Herşey birdenbire hızlandı; günlük olaylar, hayat yolundaki değişiklikler, hava sıcaklığı...
Oysa daha iki üç gün önce sabah buz gibi bir poyraz ardından gün boyu yağmurla "kış mı geldi?" endişesine kapılmıştık.
Bu fotoğraflar o yağmur gününden.



Manzaraya gelince...
Nerdeyse 30 seneden fazla zamandır görürüm şehri bu açıdan.
Her defasında yine şaşırarak bakarım, bazen güneş değiştirir onu, bazen rüzgar, bazen yağmur...
Şehrin yeni yeni binlerce yapısının eklenmesi bir yana, sanki insan kalabalığı bu kadar uzaktan bile görülebiliyor.



Çok uzun olmayan bir süre sonra şehri bu açıdan göremeyeceğim artık.
Haftanın dört beş günü gördüğüm bu yere gelmeyeceğim artık.
Hayat nereye sürükler, hangi açılardan hangi manzaralara bakarım, henüz bilmiyorum.
Diliyorum ki en az bu kadar bakmakla doyulmayacak, göz alınamayacak kadar güzel olsun.


Çarşamba, Mayıs 04, 2016

geldik mayıs ayına...

nisan mayıs ayları,
gevşer gönül yayları
tekerleme öyle diyor ya, ben soğuktan kasılıp kalmış vaziyetteyim, gevşemek mümkün değil.
geçen hafta bir sabah can havliyle erguvanımı ziyarete gittim, iyi ki koşturmuşum bir kaç gün sonraya çiçekler bitecekmiş.
hava serince ama güneşliydi, parka pek çok yeni ağaç dikilmiş, açık alanlar şenlenmiş fidanlar sayesinde.
bu senenin anısı olarak çektiğim fotoğraflardan birisi, işte.



parkta gezerken kuyunun başındaki sarmanların fotoğrafını çekip, kardeşime, yeğenlerime gönderdim.
sarma'nın anısına...
smoky de bu ara ortalarda yokmuş, latte'nin yanına gitti galiba diyor, kardeşim.



Perşembe, Nisan 21, 2016

HEYBELİADA'DA AYLANDIZ

Fotoğrafı uzaktan çektim, o kocaman gövdeyi kadraja sığdırabilmek için.
Acımasızca budanmış bilge bir ağaç.
Azimli genç dallar yaşlı gövdeden çıkıp uzayabilmişler.
Onların da ucunda bu senenin taze filizleri var.
İşte o filizlerden anladım, aylandız oluşunu.



Yazın sıcağında efil efil esen gölgesinde durup serinleyenler, o gövdeye dokunduklarında kimbilir kaç seneyi bir anda hissedeceklerini bilseler...

Perşembe, Nisan 14, 2016

NİSANPATI


Uydurdum, Nisanpatı'nı, Kasımpatı, o.
Neden Nisanpatı? Çünkü Nisan'da da açtı.
Kasım ayında saksıya diktiğim ana gövdenin yanındaki minicik bir filizdi o.
Ana gövde açtı açtı ve sonra kurudu gitti, minik filiz durdu dayandı, şimdi o büyüyor.
Büyümekle de kalmıyor, açıyor.
Nisan'da.
Nisanpatı o.




Salı, Mart 29, 2016

zeytin tomurcuğu




zeytin fidanı zeytin ağacı olma yolunda
müstakbel zeytin balkonda yaşıyor
ilk tomurcuklarını gördüm iki gün önce
heyecanla izliyorum
her gün