Taze pişmiş çiçek dolması, soframızda tüketilmeden bir an önce...Mustafa, "çiçek de ister misiniz?" diyor, her seferinde.
Çocuklardan biri mutlaka istiyor.
Fotoğraftakinin benzeri bir tabağın sofraya gelmesinin üstünden beş dakika geçmeden tabak boşalıyor.
O "çiçek" aslında "kabak çiçeği" dolmasının kısaltması.
Bu dolmanın nasıl yapıldığını duyduğumda, akla ziyan bu, ne de zahmetli diye düşünmüştüm. Sonradan işin sırrını öğrenince, "haaa, eh olabilir o zaman" dedim.
Efendim işin sırrı şu:
Kabak çiçekleri, sabah erken saatlerde adeta kadeh ağzı gibi açık vaziyette oluyor. Günün ilerleyen, ısısın arttığı saatlerinde, kadehlerin -pardon, çiçeklerin- ağzı kapanıyor. Sabahın erinde, ağızları açıkken toplanan çiçeklerden işte o nefis, özel zeytinyağlı dolmalar yapılıyor.
Dolmanın içi sade ve basit; pirinç, kuru soğan, bol nane, dereotu.
İç önceden biraz pişmeli ki, nazik çiçekler eriyip gitmesin.
Erken saatte toplanmış çiçekler içleniyor, tencereye diziliyor, pişiyor veee...
Daha ne olsun?
Afiyet şeker olsun!

Diyeceğim, yolunuz Ege'ye, İzmir'in az güneyine Bodrum civarına filan düşerse, yerel yemekler yapan lokantalara mutlaka kabak çiçeği dolması sorun. Bu lezzetten mahrum kalmayın.
Unutmadan ekleyeyim; bizim yediğimiz zeytinyağlı, etlisini de yapıyorlarmış.
Üstteki dolmalık çiçek fotoğrafı
buradaki blogdan. Ölçülü tarif isterseniz, orada bulabilirsiniz.
.