Pazar, Mart 08, 2026

RESET - 7 : Kutlu Olsun!

Gündemimizi ağırlıkla savaştaki olaylar oluşturuyor. Bugüne özel olarak 8 Mart düşünceleri konuşmaları kendine bir yer bulmaya çalışıyor, o da kırık dökük.
Bugünkü Her Güne Üç Güzel Şey'i yazdıktan sonra aklıma yıllar önce 8 Mart'ta yaşadığım bir anı geldi. Tam buraya yazıyordum ki düşündüm, bloga yazmıştım galiba. Evet, yazmışım ve iyi ki yazmışım. 
Burada o yazının linki var, aşağıda ise konuyla ilgili paragraf:


"Bugün "Dünya Kadınlar Günü". Yoksa "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" mü demeli ya da "Dünya Çalışan Kadınlar Günü" mü? 
Böyle önemli günler, anmalar, laf etmelerle ilgilenmem. Hatta, bir çeşit sinir olurum. 
Nedense, bugün sürekli bir hatırlatma vesilesi çıktı ortaya. Sabah taksi şöförü, "abla, bugün Kadıköy harap, onbuçukla üç arası meydan kapalı, miting varmış. Daha Pazar günü kutladılar, bu da neyse?" diye isyan bayrağını açtı. 
Sonra, gün içinde çeşitli yaş gruplarındaki farklı arkadaşlarımdan cep telefonuma veya e-postama düşen kutlama mesajları almaya başladım. 
Daha hoş olanı şu oldu: Arada uğradığım bir iş yerine yolum düştü. Etrafında hep erkek çalışanlar olan, oradaki tek kadın olan genç hanım, bir yandan işimi hallederken, bir yandan da elime üzerine "emekçi kadınlar gününüz kutlu olsun" yazdığı bir pusula (=kağıt parçası) tutuşturdu! 
Ne diyeyim, gülümseyerek teşekkür ettim ve sizin de kutlu olsun, dedim. 
Bu arada Taksim meydanına doğru bir grup kadın çalıp oynayarak yürüyüp gidiyordu."




Bugünkü reset neredeyse 20 sene öncesinden gelen bir anıyla ilgili oluverdi.
O zamanlarda  kadınlar gününü kutlamak yeni yeni gündemimiz oluyordu.
Şimdiki halde köprüler ve akan sular konusuna girmesek daha iyi. 
Fotoğraf geçen seneden, Sabancı Müzesinin bahçesindeki mimoza ağacı.

Perşembe, Mart 05, 2026

RESET - 6 : Marteniçka

Dün bugünden daha güneşli ve ılıktı.
Sokağımızın karşı köşesindeki apartmanın arka bahçesindeki erik çiçeklenmeye başlamış; park tarafından gelirken köşeyi dönünce gördüm.
Genç bir ağaç, bekleyememiş, çiçeklerini çabucak gözler önüne sermiş.
Çiçeklere gülümseyerek bakarken, yüzüm biraz daha gevşedi, dallardan birinde marteniçka asılıydı, hem de usulüne uygun şekilde yapılmıştı.
Marteniçka takmak bir Balkan geleneği. Mart ayı başlayınca, kırmızı ve beyaz iplik bükülerek elde yapılan marteniçkalar bileğe takılıyor, ayrıca hediye edilmesi makbul sayılıyor. Leylek veya kırlangıç görünce bir ağaç dalına asılıyor ve bunun o sene baharın bolluk bereket getireceğinin işareti olduğu düşünülüyor.
Doğanın resetine insanın ruhunun bedeninin resetlenmesiyle uyum sağlaması; bahar bu.

 

Hafif esintiyle çiçeklerin arasında salınan marteniçka, 
Baharımız, yazımız, senemiz bollukla bereketle iyilikle geçsin!

Pazar, Mart 01, 2026

RESET - 5 : Mart'ın 1'i

Senenin üçüncü ayına bugün başladık.
Çok yakınımızda savaş var, bombalara maruz kalan insanları derinden sarsıyor olmalı, biz biraz uzaktakiler de  etkileniyoruz, kimi zaman ruh sıkılması olarak, kimi zaman genel ekonomik gidişle ilgili nedenlerle.
İnsanlar ölmeden iyi çözümler bulunması için dua etmekten fazlası elimizden gelmiyor.

Doğa bu ay hızla uyanmaya başlayacak, ilkbahar kuzey yarıküreyi canlandıracak umudundayız, çünkü Mart resmi olarak ilkbaharın başlangıç ayı..
Kesin konuşamıyorum, eskiden daha emin olurdum bu söylediklerimden, şimdi iklimin yeni normalleri farklılaştı.
Zaten  Mart'ın kapıdan baktırıp kazma kürek yaktırma adeti vardır, belki eski normaller devam eder, kim bilir?



Mart'ın ilk günü bulutlu ve soğuk başladı.
Maltepe Parkındaki ağaçlar henüz uykudalar.
Belki bu hafta bahara uyanmaya başlarlar.

Cuma, Şubat 27, 2026

RESET - 4 : Yaren Geldi, Yaşasın!

Doğa fotoğrafçısı Alper Tüydeş'in sayfasında 3 gün önce fotoğrafı ve haberi gördüm, bu defa Yaren'de önce eşi Nazlı geldi, diyordu.
A bak sen, leylekler erkenci bu sene diye düşündüm.
Bugün öğrendik, meğer o gelen Nazlı değil, bizzat Yaren imiş. 
Bir kaç gündür hava soğuk olduğu için balıkçı Adem amca göle açılmamış, bugün açıldığında kayığına gelip konunca, gelenin Yaren olduğundan emin olmuşlar.
Sayfadaki yorumları okurken gözlerim doldu ve okudukça anladım ki bu haberle benzer şekilde mutlu olan, gözleri dolan azımsanmayacak sayıda insanoğlu yaşıyor bu memlekette.
İster bahar geliyor sevinci deyin, ister bir kuş ile bir leyleğin dostluğunun iyi duyguları deyin, ister insana  ve doğaya dair başka anlamlar yükleyin size kalmış.
Hayat, böyle zamanlarda güzel...



Fotoğraf Alper Tüydeş'in sayfasından,
Bugün çektiği Yaren'in Adem Amca ile 15.  buluşması,

Şimdi sorayım size;
Bu bir reset, reunion, restart değildir de nedir?

Pazartesi, Şubat 23, 2026

RESET - 3 : Eski Ağıza Yeni Taam

Çok bilmiş AI, başlıktaki ifadeyi turfanda bir şey yemek ile sınırlandırdı. Neyse, öyle olsun.
Şöyle söyleyeyim, reset ettiğimiz bir konuda remake yapabiliriz, kastım öyle.

Eski ağız, benim kaç senelik yemek zevkim, yeni taam pazı ile yaptığım bir çeşit fırında kaygana.
Pazı ile remake, fırında pazılı kaygana oldu.

Bir tavada bir baş kuru soğan ve bir kırmızı kapya biberi zeytinyağıyla biraz çevirdim. 
Önce küçük doğradığım pazı saplarını, ardından irice doğradığım pazı yapraklarını ekledim.
Yapraklar biraz ölünce ocağı kapattım. 
Diğer tarafta üç yumurtayı  dört kaşık yoğurtla çırptım, bir su bardağı mısır unu ve kabartma tozu ekledim, karıştırdım. 
Bir kase kadar lor peynirini karışıma yedirdikten sonra soğan pazı karışımını ekledim, hepsini karıştırdım.
Bir fırın tepsisine yaydım, 180 derecede yarım saat pişirdim, sonra on dakika 100 derecede biraz beklettim ki biraz gevrek olsun.



Aslında yeşili daha bol ve rengi bu kadar turuncu değildi.