Sorunun bu şekilde dile getirilmesi dil kurallarına göre yanlış bir ifade şekli. Doğru söyleniş "bir fotoğraf çektirebilir miyiz" veya "bir fotoğraf çekebilir miyiz" olmalı.
İki gün önce Mirkelam'ın Bi Fotoğraf Çekinebilir miyiz" şarkısının yeni yorumunu dinledim, Sevda Deniz Karali söylüyordu. Mirkelam'ın ritmik yorumundan farklıydı, usul usul, sakin bir rica gibiydi. Şuraya ekleyeyim, siz karar verin. Mirkelam'ın sesi kulağınızdadır muhtemelen ya da kolayca bulursunuz.
Derken aynı gün alt sokaktaki marketin önünde kocaman çiçekler açmış bir hatmi gördüm. Benim çocukluğumda bildiğim hatmi çiçeği daha kısa boylu olurdu ve çiçekleri daha ufaktı.
Meğer gördüğüm, yukarıda fotoğrafı olan, ağaçhatmi / hibiscus syriacus imiş.
Benim çocukluktan bildiğim ise sadece hatmi ( Sadece C. gibi <3 ) imiş.
Çocukken hatminin çiçeklerini koparır, dilim dilim duran patellerini yuvasından çıkarır, dibindeki beyaz kısmı zar gibi ikiye ayırır, sonra da yüzümüze yapıştırırdık. Bu çiçek parçaları öylece yapıştırılınca horoz ibiği gibi dururdu, biz çocuklar bir birimize bakar gülerdik.
Bu çiçek yapıştırma eğlencesiyle ilgili komik bir anımız var. Malatya'ya gittiğimiz bir yaz tatilinde babaannemin bahçesindeki hatmilerden yüzümüze yapıştırmıştık, babam fotoğrafımızı çekmişti.
Tatil dönüşü maknedeki filmi çıkarmış ve tab edilmesi için fotoğrafçıya vermişti. Bir kaç gün sonra fotoğrafları almaya gittiğinde fotoğrafçı biraz mahcup bir tavırla "filmin bazı yerlerinde leke olmuş, fotoğraflarda yüzlerde izi kalmış, ne yaptıysam çıkmadılar" demiş. Babam fotoğrafları görünce adamcağızı teselli etmiş, onların leke değil çocukların yüzlerine yapıştırdıkları çiçek olduğunu söylemiş.
Hazır konu eski fotoğraflara gelmişken, geçmişe mektupları geçmişten bir blog yazısıyla tamamlayayım. Yazının tamamını okumak isterseniz paragrafın üzerine tıklamanız yeterli olacak.

Hihi <3
YanıtlaSilGülhatmi deriz biz, babamın en sevdiği çiçektir..
Periskop gibi değil mi?
Evet C.ciğim, gülhatmi de derdik biz de, hatmi çiçeği de, gerçekten çok güzel bir duruşu var. :)
Silaynı renk hatmi bugün kampüste de kocaman kocaman açmıştı, fotoğrafını çekecektim hatta ama güneş altında 30 saniye daha durmak bile zul geldi, çekmedim, sen benim yerime çekmiş, bir de paylaşmışsın bak :)
YanıtlaSilfotoğrafçının naifliğine öldüm bittim bu arada:)
Ohh iyi olmuş, tam yerini bulmuş bu fotoğraf. <3
SilYaa evet, adamcağız ne uğraşmış ne uğraşmış, yıllarca konuşuldu bizim evde. :)
sevda deniz'in yorumuna bayıldım. ne kadar usul usul ne güzel söylemiş
YanıtlaSilZaten çok güzel bir sesi var, bu şarkıya da yakışmış. :)
SilBu sene liseden 35. mezuniyet yılı olunca eski yılların fotoğraflarını çıkardım geçen gün, 20. yılımızın toplu sınıf fotoğrafını buldum. Bu son paragraftaki serzenişler düştü zihnime, öyle ki belki de geçmişe dönüp eski fotoğraflarına bakmak her zaman da iyi olmayabilir dedim. Halbuki bizden on beş yaş büyüklerimize bakınca hiç öyle gelmemişti. Bizler yorulmuşuz ve yüzümüze düşmüş bütün o yaşananlar..
YanıtlaSilBen o satırları yazarken muhtemelen şimdiki Neslihan'ın yaşındaydım. Aradan geçen zamanda bugün gereiye bakınca "erken karar vermişim" diyorum, daha neler neler değişecekmiş, yaşanacakmış.
SilHayat böyle... :)
Gülfatma da derler Niğde dolaylarında, pek kendi halinde, pek kalender bir çiçektir. Bu ara Ankara'da bütün bahçelerde boy boy.
YanıtlaSilÖyle güzel bir konuya değinmişsin ki, fotoğraf çekinmek, fotoğraf çekilmek nedir yahu, en tahsillisi bile böyle kullanıyor, çok kızıyorum. Fotoğraf çektirilir, işte o kadar! Bırrr, kendimden korktum :)))
Gülfatmayı bilmiyordum, güzelmiş. :)
Silu ifade şekli biraz şarz filan gibi galiba, dile öylesi kolay geldiğinden mi nedir, bir de yerleşince herkesin kullanma biçimi oluyor, hocam. :))
Son paragraf düşündürücü, 2 kez okudum. Anlamlı bir özet gibi.
YanıtlaSilHatmi çiçekleri Mersin Yaylalarında çok görülür. Toplanıp kurutulur, öksürüğe ve soğuk algınlığına iyi geldiği söylenir. Çocuklar horoz taklidi yaparak, çiçekleri yapıştırarak oynamaya bayılırlar.
Yayla yazılarım içinde fotoğrafta kullanmıştım. Nostaljik yazılar içinde var.
Teşekkür ederim Sevgili Makbule hanım. :)
SilHatminin şifalı olduğunu ben de biliyorum, çocukken sadece eğlenceli kısmıyla ilgileniyorduk. :))