Pazar, Ocak 14, 2007

EVDE NASIL EKMEK YAPARSINIZ?

Evde ekmek yapmaya ilk kez başlıyorsanız, önce beyaz unla başlamanızı, eliniz yoğurmaya ve hamurun kıvamına alıştıktan sonra kepek, çavdar, yulaf unlarını veya Söke Un'un hazır karışımlarını denememizi öneririm. Toz kuru maya yerine, 40 gr. lık yaş pakmayadan da kullanabilirsiniz. Bir de instant maya var, ki ben onunla pek olumlu sonuç alamadım. Sanırım makinede ekmek yaparken , instant maya daha kolay kullanılıyor.
İşte bir süredir denediğim ve artık sorun çıkmadan yapabildiğim bir ekmek tarifi:

Malzemeler:

- 2 tatli kasigi toz pakmaya
- 4 su bardagi normal ekmek unu
(Söke Un kullanmayı tercih ediyorum.)
- 1 çaykasigi tuz
- 1 tatlı kaşığı toz şeker
- 300ml. ılık su
- Tepsi yağlamak ve ekmeğin üstüne sürmek için az zeytinyağı
- Üstü için susam veya çörek otu

Yapılışı:

- Ilık su içine, toz mayayi, tuzu ve şekeri koyup karıştırın. 10-15 dakika bekleyin, bu arada mayalı suyun üstü hafif hafif kabarmaya başlayacaktır.
- Unu genişçe bir kaba koyup, ortasını havuz gibi açtıktan sonra, mayalı suyu ekleyin.Önce karıştırıp, sonra yoğurarak yumuşak bir hamur haline getirin.
- 8-10 dakika yoğurduktan sonra, hafif yağlanmış bir tencereye koyup, ağzını kapatın. Bu şekilde ılık bir yere koyun ve en az 1 saat, tercihen 2 saat kadar kabarmaya bırakın.
- Bu sürenin sonunda, biraz (1-2 dakika) daha yoğurduktan sonra varsa uzun bir kek kalıbına koyun. Arzu ederseniz, bir tepsiye koyarak ekmek şekli de verebilirsiniz. Tekrar mayalanmasi icin 30 dakika kadar bekleyin.
- Üstüne fırçayla biraz zeytinyağı sürüp, isterseniz susam veya çörek otu serpiştirin.
- Fırının ısısını önce 100 C'ye getirin, tepsiyi fırına yerleştirin ve 10 dakika pişirin, bu aşamada keskin bir bıçakla uzunlamasına bir çizik yapın.
- Sonra ısıyı 200 C'ye çıkarın ve yaklaşık 30-40 dakika daha, altı ve üstü kızarana dek, pişirin.
- Bu süre sonunda, fırından çıkarın ve bir telin üzerinde ılınmaya bırakın. Daha sonra kalıptan çıkarıp, kesebilirsiniz.

Afiyet olsun!

6 yorum:

SekerPembe dedi ki...

Sevgili Ekmekcikiz,
Yemek yapmak ve mutfaga girmekle ilgili keyifleri ve anti depresyon yontemlerini idrak ettigim su gunlerde, firinimin olmadigini bile bile su ekmek tarifini veriyorsunuz ya, bravo. Yarin Karakoy altgecitten kendime Sinbo marka bir ekmek makinesi aldiracaksiniz bana su en bir parasiz oldugumu bildiginiz zamanimda, o olacak.
Saka bir yana, pek guzel bir tarif olmus bu. Eve gelmeyi bekleyemeyecegim, en yakin zamanda yenilecek bir ogle yemeginde peceteye sarar getirirsiniz diye umid ediyorum.
Operim hart hurt.
ShekerPembe

ekmekcikiz dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
ekmekcikiz dedi ki...

Ekmek makinesi, evde lezzetli ekmek yemek için iyi bir çözüm. Yine de kendim mayalayarak ve yoğurarak, kıvamını elimde hissederek, kabarıp kabarmayacağını heyecanla bekleyerek yaptığım ekmeği yeğliyorum. Eve bir fırın almayı beklemeyin, denemek için bizim mutfak ne güne duruyor?

Arzu dedi ki...

Bu blogdaki “Ekmek tüm acılara iyi gelir” başlıklı yazıda geçen “7 tahıllı ekmeği”, “Alman ekmeğini” ve "Foccacio" ekmeğini de yedim, onların tatları neredeyse damağımdan silinmek üzereydi ki, bir de baktım bugünün mucizesi olarak ekmekcikiz ofise elinde üç değişik çeşit ekmekle gelmiş. Biri cevizli ve üzümlü, koyu renkli muhteşem bir ekmek, diğeri yarı yarıya mısır unu ve beyaz un karışımı olan hafif tatlımsı ve keke benzeyen bir ekmek, üçüncüsü de açma tadına yakın bir ekmek. Kahvaltı etmiş olmama rağmen her üçünden de bir solukta yedim; çalışma sırasında da aklım mutfakta kaldığından işime konsantre olabilmek bakımından :)mutfağa gidip favori ekmeğimden pir parça daha aldım, şu anda bir yandan onu yiyorum, bir yandan da ekmekcikiz’ın ellerine sağlık diyerek bunları yazıyorum. Adları “ekmek” olarak geçiyor ama “ekmek” gibi başka bir yemeğin tamamlayıcısı olmaya muhtaç değiller. Neyse, kavram tartışmasını bir kenara bırakarak, bütün bu çeşitler arasında ayırım yapmanın son derece zor olduğunu belirtmek ister, ağzımda lokması bulunan cevizli ve üzümlü ekmeğin ise, son günlerdeki iştahsızlığımı açtığını sevinçle belirtirim.

ekmekcikiz dedi ki...

ne denir ki? afiyet olsun! bu keyfi paylaşmak bana ayrıca mutluluk veriyor. gelecek sefere en sevdiğinden bir somun senin için özel olarak yapacağım...

Arzu dedi ki...

Benim için özel olarak yapılacak somun için şimdiden çok teşekkür ederim. Bütün bu paylaşımın içinde sadece sevginin olması işin tek sırrı sanırım. Ama bu paylaşımda hep yiyen taraf olmak da beni rahatsız etmiyor değil :) Bunu telafi etmek bakımından ben de öğrenip, çabalayıp bir gün bir somun ekmek yapmaya kalksam tereciye tere satmak gibi olur mu acaba diye endişeleniyorum; şu an aklıma parlak bir fikir gelmiyor ama belki çok sevdiğim ekmekcikiz bana fikir konusunda yardımcı olur...