Pazar, Haziran 06, 2010

YAĞMURLA GEÇTİ!

Dün bu vakitler, bizim evde bir fırtına esti ki, sormayın gitsin!
Çok zamandır yaşanmayan ergenlik krizlerinden biri, yerine getirilmesi mantık sınırlarını zorlayan bir telep "haıyr"la cevaplanınca, tam da sınav öncesi patlayıverdi.
Muhtemelen sınavın yükü patlattı onu. Belki, bir bakıma iyi oldu; şimşekler çaktı-kapılar çarpıldı, gök gürledi-haykırışlar duyuldu, bardaktan sıkı bir yağmur-gözyaşı boşandı ve sonunda ohh! rahatladık.
Gidip anne-kız yemek yedik, alışveriş yaptık, film alıp eve geldik, çikolata, meyve eşliğinde seyrettik, sonra da yattık uyuduk.

Sabah, menemen ve çaylı kahvaltı üstüne okunmuş pirinç yutuldu.
Baba, sınav yerine servis için geldi. Trafik rahattı, yer keşfi geçen haftadan yapılmış okula vaktinden önce ulaşıldı.

Millet ne meraklı! İlla ki çocuklarının yerine bir işler yapacaklar, ellerinden gelse, sınava da kendileri giriverecekler! Öyle ki, okul yöneticisinin "Sayın veliler, lütfen merdivenlere yığılmayın. Çocuklar kendi yollarını bulurlar" anonslarını, uzun süre takan olmadı.
Bir anne büyük oğluna, "cep telefonlarını niye alıyorlar, çıkınca nasıl haber verecek çocuk?" diyordu, ısrarla. Sanırsın ki, uçsuz bucaksız bir alana çıkıyor çocuk, kuş uçmaz kervan geçmez... Yahu, okul merdivenlerinden bahçe duvarlarına kadar olan mesafe, toplam yirmi adım mıdır nedir? Nasıl kaybediyorsun çocuğu orada?

Çocuğumuzu sınav yerine bırakıp, yakındaki bir büyük alışveriş merkezine attık kapağı, yağmur başlamak üzereyken. Kapılar henüz açılmamıştı, eski bir arkadaşa rastladık, aynı kaderi paylaştığımız. Ayaküstü lafladık.
O sırada Elektram aradı, birbirimize kaderdaş sözler sarf ettik.
Kapı açıldı. İçerdeki kahvecilerden birine girdik, Türk kahvesi söyledik; "orta" dedim, ben.
"Sade içmez miydin sen?".
"Hımm, bazen orta içiyorum".
Evet, öyleydi! Hep sade içerdim eskiden, şimdi bazen sade, genellikle orta içer oldum. Herşey gibi bu da değişiyor...
Kahvelerimizi dergi karıştırarak içtik, sonra dağılıp kendi keyfimize göre dolaştık. Bu dolaşma bana biraz mali külfet getirdi, alışveriş yaptım yazlık etek bulüz lazım, derken...

Sınavın bitiş saatinde, babası caddede tur atıyorken okulun bahçe duvarına yanaştım. Kızım çıktı, babaya geliyoruz diye haber verdik.
Eve gelirken hazır önünden geçiyorken uğrayıp, İtimat'tan kaymak, lor peyniri, pastırma, zeytin aldık. Alınanları dolaba koyarken baktım da, bir çeşit kıtlıktan çıkmış gibi alışveriş etmişiz.
Sonra, pastırmalı çedarlı lavaş yaptım çiçeğime. O da bir yandan yedi, bir yandan TV'de yayınlanan cevaplara baktı.
Keyfi yerine geldi, komik laflar etmeye, şımarmaya başladı. Bir çeşit sarhoşluk hali; stres kalktı, sonuç iyi. Teyzesinin, Leylak teyzenin musluk harekatı, Elektra teyzenin pirinç duası ve blog ahalisinin iyi dilekleri tutmuş olmalı.
Şimdi teyze kızlarına misafirliğe gitti, gece yatısına kalacak. Ne kudururlar kimbilir!

Eh artık, darısı gelecek seneki fasla!

.

14 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Ayyyy!..
Ben bile gerildim şurada okurken. Amanin bunlardan kaç tane atlattık, hepsi bir bir aklıma geldi. Bu çocukları, velilerini bu durumlara sokan sisteme ne diyeyim ben? Benim oğlum ÖYS'den çıktığında 10 yıldır oturduğumuz evin katını şaşırıp üst kata çıkmıştı. o sınav öncesi fırtınası çok normaldır, dediğin gibi iyi olmuş elektrik yükü boşalmış. Çok sevindim sonuçların yüz güldürdüğüne, devamı da öyle gelsin inşallah, hem güzel Çiçekkızın hem yakışıklı abisinin bütün dilekleri gerçekleşsin...

aslı hayvanı dedi ki...

bizim zamanımızda adı kolej sınavı olan o sınava girmeden bir gün önce ben de ayva ağacının tepesindeydim. ablam yaka paça 'kolunu kıracaksın' diye beni ağaçtan indirmişti. evde konu hakkında kopan kıyamet ve kudurmamı takiben de bir güzel pataklamıştı şahsımı.

hala sınavda başarılı olmamı o gün dayak yiyip bir güzel içimi boşaltmama bağlar kendisi. vicdan azabından da olabilir tabii :)

Gamlı Baykuş dedi ki...

Kalbim komşumun çiçek kızı ileydi bugün ama eşeklik edip kapıyı çalıp bir başarılar dilemedim. Çok özür dilerim. Anladığım kadarıyla sınav iyi geçmiş, çok şükür. Aksi düşünülmezdi zaten. Şimdi upuzun bir tatili haketti sanırım. Tekrar özür dilerim. Sevgiler...

elektra dedi ki...

gelmiş geçmiş olsun çiçek kızımıza da benim sıpaya. öperim çok...

şule dedi ki...

geçmiş olsun canikom, hepinize :) çok güzel bir yaz unuttursun tüm okul sıkıntılarını ve ergenlik bunalımlarını artık.

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Leylakcığım,
Sınavlar, hele de hayatı belirleyenler hepimizi zorluyor. Sağlık olsun, diyeceğiz. Başka çıkarı yok bu işin, bugünden yarına. Bir arkadaşım, kızım üniversite sınavı stresi çekmesin diye, internet üzerinden ABD'deki bir üniversitenin eğitimini aldıracakmış, en son gidip bir sene de okuyacakmış!
Ee, iyi de, imkanı olmayan ne yapsın?
Teşekkürler sana...
:)

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Aslıcığım,
Sanırım, benim de böyle bir savunma mekanizmasıyla beraberliğim oldu! :)) Bence, o öfke patlaması ve gözyaşı kesin işe yaradı!
;)

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Komşucuğum,
Aşkolsun!
Özür dilenecek ne var ki?
Asıl özrü, Pazar sabahı karga kahvaltısını etmeden çocukları deste deste sınavlara sokan zihniyetten beklemeliyiz ki, sanırım çok bekleriz!

Kalbinin bizimle olduğunu hissettik biz, sağol!
:))

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Elektracığım,
Evet ya arkadaşım! Geçmiş olsun çocuklarımıza. Sana da!...
:))

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Şuleciğim,
Yaz mevsimi okul-sınav sıkıntılarını unutturur da, ergenlikten emin değilim, onunla bir süre daha beraberiz...
:))

Adsız dedi ki...

Yuppi!!!!!!!!!!!!

www.elifsavas.com/blog

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Yuppiiii!!!!
Sahiden de Elifciğim.
Sağol!
:))

iyiligi farket dedi ki...

:))

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Teşekkürler efendim!
:)