Perşembe, Ağustos 18, 2011

süt içtim dilim yandı amanın ammannın...

yanmadı.
sadece makaron kutusunu yere düşürdüm, bilin bakalım ne oldu? makaronlar kırıldı.
kutusu değil. ona bişeycik olmadı, bizzat makaronlar çat çat kırılıverdi.
kırılır mı makaron demeyin, kırıldı pekala. esası çırpılmış yumurta beyazı değil mi?
ondan olsa gerek...


sonra tee nazilli'den ipek hanım'ın çiftliğinden gelme ekşi mayayla dün gece ekmek hamuru yoğurdum. sabah baktım, kocaman kabarmış.
pişirmek için kaba alırken, hamur çok gelecek, taşmasın diye iki kaba böldüm. akşam pişiririm diye fırının içinde bıraktım. taşmak ne kelime öylece kalakaldılar.
oysa sabah ne çok kabarmışlardı, daha fazla kabarsın diye tamah ettim, kabarmış hamuru boşa beklettim.
sabah pişirmeliymişim demek ki...


türlü pişiriverdim, yaz türlüsü. hemen bir öğün yemelik kadar.
bir patlıcan, bir kırmızı biber, sekiz on tane bamya, sekiz on tane taze fasulye, dört beş yeşil biber, bir kuru soğan, iki patates, o kadar.
kabak da olurdu evet, ama elde yoktu ne yazık.
haa evet, en son ateşten almadan beş dakika önce de bir domates, kabuğu soyulmuş, küçük doğranmış.
tadı lezzetlidir diye tahmin ediyorum. henüz yiyen olmadı, çocuklar arkadaşlarıyla gezmedeler.


öğlende dışarıda işim vardı. işin kapsamını genişlettim, sıcakta bir uzun yol yürüdüm, yürüdük daha doğrusu. üstelik o kadar yol boşa yürünmüş oldu, gidilen yerden eli boş dönüldü.
helak oldum, su sızdıran testi gibiydim büroya döndüğümde.
öğrenmiş olsam keşke, öğlen sıcağında iş peşinde koşmanın kimseye faydası yok.


bu bahtsız bedevi halim bitsin istiyorum.
elimi attığım iş yolunda gitsin istiyorum.
hımmm, esinti çıktı şimdi.
belki...



bunlar pembe domatesler. nazilli'den geldiler.
olgunlaşsınlar diye mutfak masasının üstünde oturdular bugün.
kızarmalarını an be an seyredebilirsiniz, öyle güzeller.
.

8 yorum:

MÜTEMADİYEN dedi ki...

Köken Antep , ben Denizli doğumluyum, küçükken çok söylerdik bu şarkıyı..Başlığı görünce, domatesten çok şarkı dikkatimi çekti..Gülümsetti sabah sabah..:):)

Işın dedi ki...

Şu ekmek hamurunun kabarmaması durumu bazen gerçekten üzüyor beni de. Eğitimine katıldığım bir usta özellikle tam buğday, vb.unlarda
2. mayalamayı uzun tutmamak gerektiğini söylemişti. Çökme oluyor. Benim bir de kekin kabarmaması fobim var ki devamlı başıma gelir.
Ama ufak tefek aksilikler bunlar, geçer gider. Nazarlık :)

Türlünün kokusu burnuma geldi, elinize sağlık.

Nehir İda dedi ki...

Ekmekçim ekmeklerimi hiç ekleyemedim ne zaman bahsetsen aklıma düşüyor.
NAsıl güzel kokar o domatesler.
Dilerim herrr işin yolunda gitsin.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Mütemadi, :)
Çocukluk şarkılarının nereden bir çatlak bulup geçmişten bugüne sızacağı bir bilinmeyen bana göre.
Bu defa senin için yolu benim sakarlıklarım açmış!
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Işıncığım,
Un cinsi önemli, benim kullandığım un öyle doğaldı ki, paket unlardaki oyuncaklı işleri kaldırmadı sanırım.
Evet evet, nazarlık!
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Ebrucuğum,
Sana vaadettiğim kitap yazısını yazamadım henüz, umarım hafta sonu beceririm.:(
İşler yoluna girecek elbet!
:))

beste dedi ki...

begendim ben bu gunu ama herseyin mukemmel olmadigi gunlerden!! pembeler gunu aydinlatmis ama:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Bestecim,
Pembeler hem de nasıl aydınlattı, harikaydılar, bitti ne yazık ki!
:)