YERLER
Bazı yerlerin, daha düzgün ifade edersem bir coğrafyanın, kalbimde zihnimde iz bıraktığı olmuştur.
Bugün Büyükada'dan dönerken düşündüm, "ada" denen genel tanım benim için hep iyi duygular çağrıştırır. Kimi insan bir adada uzun süre kalmayı sevmez, kendini belki de tecrit edilmiş gibi hissediyor olabilir. Oysa benim için adada olmak bir tür özgürlük halidir, ana karadan ayrı kendine ait küçük topraklardaymışcasına hisler, belki de.
Bizim Prens adalarından başka hangi adalar dereniz, Bozcaada'yı başa yazarım haliyle, yeri ayrıdır her zaman. Nispeten yakın olanlardan Kıbrıs'a gitmiştim ancak çok uzun kalamadım, fazla gezemedim. Yıllar önce Tasos'a gitmiştim, çok güzel üç gün geçirdik, çok sevmiştim. Ha bir de uzaklardaki adalardan Küba var, öyle güzel bir zamandan gitmiş ve öyle hoş gezmiştik ki unutamam.
Şimdi gelelim dağlara. En unutulmaz olanı, hani dağ gibi dağ, diyeceğim Ağrı dağıdır. Doğubeyazıt'ta kaldığımız otelin bahçesinde gördüğüm Ağrı, zihnimin de kalbimin de en mutena köşesindedir. O coğrafyada iken, İshakpaşa Sarayına tepeden bakışı da es geçmeyeyim.
Sonra Vezüv ve Etna unutamadığım dağlardır. Üzerine çıkıp, sönmüş bir kraterin etrafında gezinmesinden sonra, bir yolculukta Etna'yı uçaktan görmüştüm, tepesinde dumanıyla, vay vay...
Gölleri unutmayalım lütfen. Çocukluğumun ve sonranın en çok anı barındıran sevgili gölü İznik'i başa yazıyorum, kaçarı yok. Van gölü ve üzerindeki Ahtamar adası anıların güzel yerlerinde. Son yıllarda gördüğüm ve berraklığına hayran kaldığım Ohrid gölü başka bir unutulmaz, benim için. Eski zamanlarda gördüğüm bir İtalyan gölü Garda da çevresi ve zarafetiyle, hoş bir anıdır.
Sizin unutulmaz yeriniz nerede?
Prens adalarının karaya en yakını Kınalı mı? Emin değilim.
Ama bugün bulutlar denize ve Kınalıada'ya çok yakındılar.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Hoşgeldiniz!