Pazar, Haziran 24, 2007

ZAMAN BİR NEDİR?

Sahiden zaman bir nedir?

Zamanın izafiliğini anlamak, anlatmak mümkün mü?
Teknik olarak demiyorum, gayet akıllı anlaşılır bilimsel, fiziksel, filan falan açıklamalar yapabilirsiniz.
Duygusal olarak hissiyat olarak, bana zamanı anlatabilir misiniz?
Ya da, anlatsanız ben anlayabilir miyim?

Şu anda hiç bir şey anlayabileceğimi sanmıyorum.

Bu gece, akşamüstünün akşama dönüştüğü saatlarde boğaz kıyısından bir tekneye bindik.
Teknede, fakülteye birlikte başladığımız arkadaşlarımın bir kısmı vardı. Bir kısmı, çünkü o vakitler İstanbul'da tek hukuk fakültesi vardı ve bir dolu öğrenci alan bizim okul kalabalık sınıflardan, anfilerden oluşurdu. Yıllar sonra gerçekleşen bu ilk buluşmada herkesi biraraya getirmek imkanı olamamış.

Bu sene, hukuk fakültesine girişimizin bilmemkaçıncıyılıymış.
Söylemiycem işte, kaçıncı yılıymış!
Çook olmuş, çoookkk!
Nasıl geçmiş onca zaman?

Bazısını haftada bir, bazısını ayda yılda bir gördüğüm, bazısını ise onca yıldır hiç görmediğim arkadaşlarımla karşılaştım.
Bütün akşam, "Aaaaaa!" diye bağrışarak, sarılarak, sohbet ederek geçti.
Tekneyle boğaz gezisi üç saat sürdü, zaman nasıl geçti anlamadık.
Sonra bir saatten fazla sahilde oturup sohbete devam ettik, zaman yine geçiverdi.

Mezuniyetten sonra başka şehirlere, farklı mesleklere, değişik işlere dağılan, çoğunun boyunca çocukları olan, onlarca insan zamanın nasıl geçtiğini, bugüne nasıl bu kadar çabuk ulaştığımızı anlayamadı.

Ben hiç anlayamadım!

7 yorum:

teyzenteyfik dedi ki...

Evet, cok hizli geciyor zaman. Sadece arkasindan saskinlikla bakarken görüsüyoruz kendisiyle. O hep coktan gitmis oluyor :)

Günler cok kisa. Eskiden gün cok uzun gelirdi bana ama simdi öyle kisa ki.

Güzel bir pazar dilerim sana.

miso dedi ki...

Sevgili ekmekçikız,

Ne güzel olmuş. Ben mezun olalı da geçti bir hayli zaman, ama ben uzundur göremedim kimseleri. Arada bir yıllığa bakıyorum, bazı insanları ne kadar uzun zamandır hiç düşünmediğimi görüp hüzünleniyorum.

Çok özendim sana

marruu

ekmekcikiz dedi ki...

Teyzencim,
Güzel bir Pazar günü oldu, sıcağa rağmen.
Sinemaya gittim, iyi vakit geçirdim. Üstüne bir de yarın sabah çocuklarımla bir haftalığına deniz kenarına gidiyorum.
Eh, iyi değil mi?
=))

ekmekcikiz dedi ki...

Misocuğum,
Biz de uzun zaman sadece iş çevreleriyle sınırlı olarak görüşebilmiştik.
Sonra sonra, on sene, onbeş sene, yirmi sene, (dahasını demeye dilim varmıyor, ama, dahası da var!) geçince eski arkadaşlar aranır oldu.
Yine ilk kez bu kadar kalabalık bir grup toplandı.
Darısı başınıza diyeyim.:)

metin-thePoor dedi ki...

Zaman diye birşey var mı ki geçsin diye pişmiş aşa soğuk su katayım mı sevgili Ekmekçikız? Onu biz yarattık ve o bizi tutsağı kıldı.

Eğer gerçekten zaman varsa, o zaman da çok oyuncudur kerata. Geçmesini istemezsiniz, rüzgar gibi geçer; bir an önce geçsin istersiniz, geçmek bilmez.

Tatiliniz iyi geçmiştir umarım. Yarın mı dönüyorsunuz gibi abuk bir de soru sorayım bari! (Abuk, çünkü dönmediyseniz bu soruya nasıl cevap verebilirsiniz ki?! Tabii gittiğiniz yerde internete girebilecekseniz o başka. Neyse, ben daha fazla saçmalamadan ikileyeyim.)

metin-thePoor dedi ki...

Bir üstteki yoruma ek:

Bakın, Metin Altıok'la ilgili eski bir yazımı ararken ne buldum:

http://jazzetta.wordpress.com/2006/10/02/zamane-sorulari/

ekmekcikiz dedi ki...

Metin Bey,
Valla sorunuz hiç abuk değil; blogum aklımdaydı, internet arasam bulabilirdim de, hiç yeltenmedim.
Gelince, ilk fırsatta hikayeyi döktüm.
Şimdi yazınızı okuyacağım, sonra da komşu dolaşmasına gideceğim.
Bakalım, neler olmuş?