Cuma, Temmuz 06, 2007

AÇIKHAVA'DA "BRYAN FERRY"

Dün öğlene doğru D. arayıp "akşam Bryan Ferry konserine gitmek ister misin?" dediğinde, bir an tutuldum, kaldım. Tutuldum kaldım, çünkü, bu sene festivalde bir konsere biri beni davet etse de gitsem, ne hoş olur diye düşünmekteydim.
Sonra da "evet tabi evet, ne oldu, nasıl, kim, tabi evet" sözcüklerini ard arda sıralamaya başladım.
Efendim, arkadaşımız P.'nin bir arkadaşının dört bileti varmış ve bu akşam işi çıkmış, konsere gidemiyorlarmış da biz gidelim miymiş? Tabii ki, gidelimmiş!

Hiç planlanmamış bir durum olmasına rağmen koşullara acele tarafında uyum sağladık, işi evi filan ayarladık. Akşam oldu, buluşup salata makarna bir şeyler yedik ve de Açıkhava'ya ulaştık. Güzel!

Bilet kontrolünden geçip içeri girince anlaşıldı ki, yerimiz "ORKESTRA ÖNÜ".
Amanın!
Nasıl yani?
Aa, davetiye o zaman bu biletler, dedik ve de bir güzel yerlerimize kurulduk.

Sonra, gece boyunca şöyle konuşmalar oldu, aramızda:

"Bunca sene Açıkhava'da konser dinledim, ilk kez öndeyim. Bari biraz geç girseydik de en öne oturduğumuz görülseydi!"
"Kızım, peki biletin üstünde davetiye yazmıyor, paralı mı acaba?"
"Paralıysa, oyuluruz valla, bu biletler 200 lira."
"Yok canım, para isteyecek olsalar, teklif ederken sormazlar mıydı?"
"Valla, para isterlerse aramızda 50 şer toplar veririz!"
"Olur mu canım, o ancak bir biletin parası eder."
"İyi o zaman bankadan kredi alır öderiz."
"Yok, daha da neler!"
"Ee, bu züğürt halimizde başka n'apabiliriz ki?"
"Para toplayıp hediye alalım, bari!"
"Ay, saçma olur bu da!"

Konser nasıldı, derseniz; iyiydi, çok eğlendik.
Hava serinlemişti, rüzgar vardı.

Orkestra çok iyiydi, vokaller de öyle.
Bryan Ferry hiç 62 yaşında göstermiyordu, videolarındaki görüntüsünden daha inceydi. Birbuçuk saat aralıksız sahnedeydi, şarkı söyledi, ağız armonikası çaldı, piyano çaldı. Arada solo attıran diğer orkestra elemanları da harikaydı.
Ben en çok "Positively 4th Street"i sevdim.
Buyrun siz de dinleyin:



Bilet parası konusuna gelince; şimdilik askıya alındı.
Birisi isteyene kadar saf numarası yapacağız, sanırım.




14 yorum:

NEW YORK MUHTARI dedi ki...

ne hos bir surpriz :-))

ben de bugun kendi kendime soz verdim artik kutuphane disinda da bir yasam olduguna veeee Norah jones konserine gittim..

SekerPembe dedi ki...

Eh vucudun yaslanmaz da sesin de mi yaslanmaz be adam? Bir yerde okumustum, ses yaslanmazmis sanirim. Emin degilim. Yasli sesler biliyorum Bryan Dayi'nin oyle degil besbelli.

Cok gezdiniz bugunlerde, biraz da bana verin...

ekmekcikiz dedi ki...

Muhtarcım,
Süper bir hareket olmuş bu!
Yaz akşamlarının en tatlı tarafı konserler, bence.
Kardeşime söyleyeceğim bunu, eminim yerinde olmak isteyecek. Çünkü Norah Jones 1 Ağustos'ta İstanbul'da ve biletler çoktan tükenmiş olduğundan gidemiyor, ne yazık ki.

ekmekcikiz dedi ki...

Şekerim,

Sesi çok güzeldi, konserde biraz yüksek volümlü gürültülüydü, ama yine güzeldi.

Bak, gezmeme laf etme; biliyorsun okullar yeni tatil oldu, kışın yorgunluğunu yeni atıyoruz.
Hem nedir ki, bir hafta deniz, bir gece konser. Hepiciği o kadar.:)

Sndrfknella dedi ki...

Daha nice konserlere git en kısa zamanda Ekmekçikız'cım. Bavulumu toplamaya başladım ben, bir kahve molası verdim. Saat 03:00'te uyanmam gerektiğini fark ettiğimde zaten saat 01:00 olduğundan hiç uyuymamaya karar verdim ve yaptım bir kahve keyifle içiyorum. Bir yandan da CNN Türk'te Afiş programına göz atıyorum. Bryan Ferry konserinden kesitler vardı, ne hoş bir kalabalık bir araya gelmiş Açıkhava'da :)))) Bir de Bryan Ferry ne karizmatik abidir öyle!!! Hiç mi cazibesi azalmaz adamın, hep çekici, hep çekici :D

Sevgiler :)))

elektra dedi ki...

ekmekçikız:)
konserden ve bryan'dan ziyade, aranızdaki diyaloglar öldürdü beni.:)
bir de, bekliyorum rüyanı. pek havamda değilim bu sıra. teyzen'e bir kaç giriş yazdım, ııh olmadı. transa geçemiyorum diyip olayı iyice profesyonelliğe vurayım.:)
yaz sen yine de, deneyeyim:) saçmalarsam da güleriz olur biter yani. adımız üstümüzde. elektra... komplekssiz olmaya çalışan diyelim:)

ekmekcikiz dedi ki...

Sndrnellacığım,
Oo, ne kadar az kalmış yola çıkmana... Çok çok güzel.=))

Emin ol gezeceğim, göreceğim, dönünce de sana anlatacağım!
(Ajda'da aşırma şarkı sözü yazdım şuracığa.)

ekmekcikiz dedi ki...

Aman Elektra,
Hiç sorma, o "biz şimdi bu konserin parasını ödeyecek miyiz?" muhabbeti ve devamı geyik nedeniyle bugün kilolarca pirzola yemiş oldum, inan. Öyle çok makaraya sardık kendi kendimizi öyle çok güldük ki, karnımız ağrıdı.
Sonunda müjdeli haber geldi:
"Yok canım olur mu öyle şey, para mara isteyen yok, yanacaktı zaten siz gitmeseydiniz, iyi oldu da gittiniz."
Derin bir ohh çektik tabii ki.:)

Rüyaya gelince, şunu sorayım: Gelin-damat görmek, evlendiğini görmek ne anlama gelir?
Hani evlenen benmişim, ama ne gelini tanıyorum ne damadı. Üstelik gelinliğin modeli gayet netti: Kısa etekli, evaze, eteğinde altın rengi su var.

Valla, sana iyi translar dilerim:)

teyzenteyfik dedi ki...

"Kısa etekli, evaze, eteğinde altın rengi su var."
ne demek evaze, ne demek su var? :) hic bilmiyormusum meger abiye, gelinlik dilini:)

Ben de bilet parasi telasiniza cok güldüm. Bence de, ses cikana kadar safliga yatin.:)

elektra dedi ki...

ekmekçi kız,
işleri yoluna koyup tatile gittiğinde gördün bu rüyayı di mi? budur yani, huzurlu, mutlu olduğunu kendine teyit etmişsin bence.ohh, istediğim tam da budur. mutluyum mutluyum rüyası:) ha, modele gelince, o tamamen senin moda anlayışınla ilgili sanırım:) yoramadım bir şeye:)
sevgiler...

Fatma and Kevin dedi ki...

Tatilin de sonrası da çok güzel geçmiş Ekmekçikız. Çok da güzel anlatıyorsun. Keşke başta söyleselermiş bilet parası olayını da içiniz daha rahat bir şekilde izleseymişsiniz konseri. Ama bu haliyle de eğlenceye heyecan katmış:))

Fatma.

ekmekcikiz dedi ki...

Teyzenciğim,
Evaze etek, yukarıdan aşağıya doğru eteğin genişlemesi demek. Kloş (hani şu dönünce daire gibi açılan dökümlü etek biçimi) kadar geniş değil daha dar açıyla iner.
Bir şeyin eteğinde su olması, o şeyin yapıldığı kumaştan daha farklı bir kumaşla (mesela dantelle) süslenmiş olması demek.
Gerektiğinde öğreneceksindir, hiç merak etme.:))

The Öğreten Abla
Ekmekçi Hanım

ekmekcikiz dedi ki...

Fatmacığım,
Teşekkür ederim güzel sözüne.

Para konusunda biz de boş bulunduk, havadan bilet gelince sormadık.
Neyse ki, arkadaşımızın samimi bir arkadaşı biletleri bize hibe eden sevgili sponsorumuz! Hatta, kendisine benim yazımı da anlatmış. Yani, iyice suyu çıktı, gır gır oldu bu mesele.:)

ekmekcikiz dedi ki...

Elektracım,
Zaten kırk yılın başı rüya görülünce, böyle moda yorumu sonucu çıkıyor.:)
Benim rüya T.T.'in kafasını karıştırmış, üstte moda sözlüğü yazdım.:)
Teşekkür ederim, nefesine.:)))