Çarşamba, Mart 12, 2008

EVİMİZİN MİMOZASI

Posted by Picasa



Akşam, daha deniz otobüsünden çıkışta havada kokusunu aldım.
İki gündür "adanın mimozası bunlar, hanım" nidalarıyla satmaya başlamışlardı.

İlk satıcıyı, sonra ikinciyi geçtim.
Sonuncunun önünde dururken, "üç günlük ömrü var bunların, bugün almazsam yarın yine üşenirim ve bir de bakarım ki, mimoza zamanı bitivermiş" diye düşünmüş olmalıyım.
Öyle değil mi?
Bahar çiçekleri bir çırpıda değişiveriyorlar.
Sümbüller geçen hafta çıktı, haftaya onlar bitiverir.
Anemonlar da boy gösterdi bu hafta; belki haftaya olur, sonra günü sayılı.

Neyse, geleneksel çiçek pazarlığını yaptım, mimozaları aldım.
Eve gidene kadar alışveriş için uğradığım bütün dükkanlarda mimoza kokusu bıraktım.
Sonra evde vazoya yerleştiler, bizimle birlikte hayatlarına başladılar.

Bu sabah kalkıp havayı suratsız görünce düşündüm ki, iyi ki almışım buncağızları, bizim evde bahar sürüyor.



16 yorum:

Adsız dedi ki...

Ne güzel...

metin dedi ki...

Pardon, bendim...

ekmekcikız dedi ki...

Metin Bey,
Burnunuzu içine gömüp koklamaya kalkarsanız, mimoza, biraz hapşırtan, biraz öksürten hatta otsu kokan bir çiçek.
Oysa, şöyle evin içine, çevreye dağılıveren kokusu daha iyi geliyor. Bir de, o sapsarı, tüysü rengi ne güzel, ışıl ışıl.

pelin dedi ki...

ah ne güzeller gerçekten.

şule dedi ki...

çok eskiden "geçmiş bahar mimozaları" diye bir dizi vardı, hatırlar mısın? şimdi bizi bıçak sırtı dizisinde telef eden mehmet günsür o dizide gözlüklü, keman çalan küçük bir çocuğu canlandırıyordu mesela. Nedense, bende çok yer etmiş o dizi. Adına vurulmuşumdur sanırım...Mimoza kadar bana baharı çağrıştıran çok az çiçek vardır gerçekten de.

ekmekcikız dedi ki...

Pelinciğim,
Ankara'ya mimoza getiriyorlar mı?
Bu mevsimde hiç orada olmamışım demek ki, hatırlayamadım.
:)

ekmekcikız dedi ki...

Şule,
Bi kere şu, "şimdi bizi bıçak sırtı dizisinde telef eden mehmet günsür" tanımlamana bayıldım.
Hakkaten yaa!

Özellikle de bu hafta dizide ondan başka tutulacak bir taraf yoktu, ziyadesiyle uçmuş ve saçmalamışlardı. Yeni adamımız Mahir Günşiray'ı da takdir ediyorum, iyi oynuyor ama, canlndırdığı tip pis bi herif.
Bizim kızlarla, sadece Mehmet Günsür yüzüsuyu hürmetine diziye bir hafta daha kredi verdik, saçma devam ederse, toptan terkediyoruz, kendilerini.:-))

Bak, bizim kızlarla yaptığım cep mesajı muhabbeti yetmedi, hızımı alamayıp, burada da söylendim.

Neyse!
Nereden geldik buraya?
Haa, mimoza değil mi?
Sahiden de mimoza göründü mü, artık ne olursa olsun, bahar kapıda demektir.
:)

pelin dedi ki...

hayir ekmekcikiz, ankarada ben hic gormedim mimoza. hatta ben gercegini hic gorup koklamadim. demek adalardan geldigi icin. ankaraya kadar dayanmazlar herhalde. bana da gecmis bahar mimozalarini hatirlatmisti burdaki resim.

elektra dedi ki...

hiii, bayılırım ve dün bakırköy'de gördüm ben de. alayım dedim, ev uzak biliyorsun, taşımaya üşendim. nasıl bir çiçek değil de ağaç kokutur evi çok iyi bilirim. çok severim ben de mimozaları. ve şuleciğime derim ki, pişti. ben de çok iyi hatırlıyorum o sevdiğim trt dizisini. geçenlerde yine rastladım biliyor musunuz? ama trt'de değildi. nerde olduğunu çıkartamıyorum ama.

şule dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
şule dedi ki...

ben bu haftaki bıçak sırtını izleyemedim ama aldığım tüm yorumlar, "zıvanadan çıktı bu dizi" şeklindeydi. dur bakalim, bence kadrosu ve genel gidisati nedeniyle bir sansi daha hakediyor :) bu hafta toparlarlar belki. ara ara hatirla sevgilinin de boyle abuklastigi bolumler olmustu mesela ama su ara muthisler.
elektracım, bir ara eski dizilerden konussak(yazissak) ya...ne guzel diziler vardi trt doneminde: yildizlar gece buyur gibi senaryosu attila ilhan imzali olanlar mesela, mihlanir kalirdik tvnin karsisina.

ekmekcikız dedi ki...

Pelinciğim,
Dilerim, bir sefer Mart ayı başlarında İstanbul'a yolun üşer de mimoza kokusu alırsın.
Sahiden, havada asılı kalan kokusu çok hoştur.
:)

ekmekcikız dedi ki...

Elektracım,
"Geçiş Bahar Mimozaları"nın adını bilirim de, hiç izlemedim.
Ama, ne kadar şiirsel bir isim değil mi?
Eski TRT dizilerini başka kanallara satıyorlar sanırım. Yeditepe İstanbul'u geçende Flash TV'de gördüm. Ne diziymiş o; yok yok! Şimdinin tüm elle tutulur oyuncuları tıfıl halleriyle oracıktalar.:))

ekmekcikız dedi ki...

Aman isabet olmuş, Şulecim. Seyretmemekle hiç bir şey kaybetmemişsin, inan.:)
Zaten biz de, oyuncuların yüzüsuyu hürmetine bir hafta daha kredi verdik, senaryoyu toparlasınlar diye.:-)

şule dedi ki...

canimin ici, ben sana demiştim bir şans verelim şu diziye diye. bu akşam ali'yle nisan hoş değiller miydi yani? :)

ekmekcikız dedi ki...

Evet Şulecim, neyse toparlandılar bu hafta.:))
Fakat, gelecek hafta Orhan'ı hapse düşürüyorlar, orada bir arıza çıkmasa bari.P)