Perşembe, Aralık 18, 2008

MOR HAVUÇ

Geçen hafta, tatilin son günü, oğlumla pazara çıktık.
Birkaç kilo meyve alıp dönmek niyetindeyken, "ah, kesme hamur varmış", "trabzon hurması da alalım", "datça bademi, bu" diye diye, ellerimiz kollarımız dolu döndük. Oğlum, "anne, ne kadar ilginç yabansı kokuyor, pazar yeri" diye beğenisini belirtince, mest oldum.

Bu arada, şekli havuca benzeyen, rengi ise pancarı andıran bir sebze (olsa gerek) gördüm. Satıcıya sordum, "nedir?" diye. "Abla, şalgam bu, Urfa'dan geliyor" dedi. Almaya niyetlendim de, ne yaparım ki? Satıcıya sordum "peki, ne yapılıyor, suyu mu çıkarılır?" "Ne istersen yap, abla. İster suyunu çıkar, ister rendele ye!"
Aldık morları, geldik eve.
Hemen konunun uzmanına danıştım, yerel özelliklerle ilgili bilgi aldım.

Bu akşam, denk düştü, onu ve bizim "havuç" diye bildiğimiz havucu rendeledim ve kıvırcık katıp, turpla süsleyip, salatasını yaptım.
Buyrun burada:


Büyüttüğünüzde yakından görebileceğiniz gibi, mor lahana gibi duranlar, pırçikli, yabani havuç, şalgam her ne ise, o işte. Anladığım, Urfa'da veya Adana'da şalgam suyu yapılırken rengini veren, bu pırçikli. Çünkü, rendelerken parmaklarım mora boyandı ve halen daha morlar. Olsun, varsın. Yediğimiz salatanın lezzetine değdi, doğrusu.

Aşağıdaki bilgi, fikrinizi aydınlatır, umarım. Üzerini tıklarsanız, birkaç havuçlu tarif de bulabilirsiniz.

Araştırmalar gösteriyor ki yabani havuç ilk olarak Asya’da ortaya çıktı. Koyu mor rengindeki bu yabani bitki acımsı, damağa pek de hoş gelmeyen bir lezzete sahip olduğundan pek itibar görmedi.
15. yüzyıla kadar havucu bugün bidiğimiz haline getirmek için yoğun çabalar sarf edildi. Ve nihayetinde, Hollandalı botanikçiler bunu başarabildi. Bu büyük başarı, o dönemde Avrupa’da çok ses getirdi.

.

14 yorum:

Adsız dedi ki...

Buyuk ihtimalle cisin de kirmizi olur! Sakin korkma. :o)

www.elifsavas.com/blog

Ekmekcikız dedi ki...

Eliffff!
Çook güldüm, hiç aklıma gelmemişti.:))))

funda dedi ki...

ekmekçikızcığım http://urfamutfagi.blogspot.com/search?updated-max=2008-12-17T00%3A00%3A00%2B02%3A00&max-results=1
anlattığın bu sanırım geçen gün okumuştum ve maerak etmiştim. böyle özel şeyler hep senin karşına çıkıyor ne güzel. ben mi körüm yoksa ameliyat da ettirdim gözümü ama.. neyse...

urfa mutfağı dedi ki...

afiyet olsun! pek güzel bir salata olmuş. bizimki daha dolapta duruyor kıtır kıtır yesek mi yoksa salata mı yapsak kararsızlığındayız...

sevgiyle kalın.

Ekmekcikız dedi ki...

Fundacığım,
Bu havuçların senin ameliyatla nurlanmış gözlerinle hiç ilgisi yok. Ben, görürüm.:)))
Anneme pazardan, çorbalık kare kesilmiş hamur ısmarlamıştım, iki hafta önce, bulamamıştı. Onları da buldum, aldım, annem şaştı.
Diyeceğim, öyle işte! :))

Yazıda Urfa Mutfa'ğının ilgili yazısının linkini vermiştim, fark edilmiyor demk ki. Şimdi, daha belirgin hale getirdim.
:)

Ekmekcikız dedi ki...

Sevgili Urfa Mutfağı Danışmanım,
Bence, salata yapın. Kıtır kıtır da yedim, biliyorum; salata hali daha lezzetli.
:))

serpil dedi ki...

Her gün taze meyve suyu aldığım bir yer var Kadıköy'de, ilk orada gördüğümde sormuştum, ama tadını bilmiyorum. Ben de çorbalık hamuru merak ettim bak şimdi, o pazar hangi pazar?

Ekmekcikız dedi ki...

Serpilcim, bizin mahalledeki Cuma pazarı, desem? :)))
Yabani havuç, daha az tatlı, sanki buruk gibi. Ama, salatada lezzet verdi.:)

serpil dedi ki...

Benim evin önüne de Perşembe pazarı kuruluyor, hem bizim pazar sizinkini döver :)

metin dedi ki...

Ne tesadüf, ben de yıllar sonra ilk kez mor havuca rastladım pazarda. Ama çocukluğumun mor havucu değildi bu, düşkırıklığına uğramadım desem yalan olur. Şalgamsuyu şişesinin etiketinde resmini görürsünüz, adamlar adına şalgam demişler ve ben de her alışımda kızarım. Şalgamla ne alakası var!

Ekmekcikız dedi ki...

Metin Bey,
Şalgamla alakası renginden olsa gerek. Yazdım ya, ellerim mor mor oldu diye. Bu basbayağı havuç, yabanisinden.
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Serpilcim,
Eskiden Çarşamba pazarımız vardı, o hepsini döverdi de, onu dövdü birileri!...
:)

zeynep dedi ki...

Çocuklar küçükken kafayı takmıştım ben bu mor havuca. Bu renk kimbilir ne faydalıdır diye her gün sıkıp sıkıp suyunu içirirdim. Önce hoşlarına gitmişti, ama sonra ben daha havuçları yıkarken kaçışmaya başlardı sıpalar:)

Bir de meyve sıkma makinasının plastik aksamı mosmor olmuştu da, hiçbir yöntemle çıkaramamıştım lekesini.

Ekmekcikız dedi ki...

Zeynepcim,
Valla, ben de rendeleme işlemi sonucunda ellerimin rengini görünce, bundan kök boya yapıyor olmalılar diye düşündüm.
:))