Pazar, Mayıs 27, 2018

"MUTFAĞIN HATIRA DEFTERİ" ve diğer notlar


İki üç gündür yağmur var.
Cuma sabahı tam da pazarın kurulma saatinde sağanak birden indirince, "vay geldi pazarcıların başına bugün" diye geçti aklımdan.
Pilates, pazar alışverişi, yemek hazırlığı derken gün parçalı bulutlu arada yağışlı filan, geldi geçti.

Cumartesi sabahı evdeki işleri ve annemin siparişleri için alışverişi halledip, öğlene doğru hazırlanıp çıktığımda hedeflediğim saati yirmi dakika geçirmiştim. Böyle olunca, "eyvah geç kaldım" tahminim doğru çıktı ve biricik Leylak Dalı'nın kitabı için düzenlenmiş söyleşinin yapıldığı Beylerbeyi Profiterol'e biraz gecikerek gidebildim.

İçeriye acele bir göz atıp, bir yer bulup iliştim, vayy ne kadar kalabalık!
Kimini daha önce gördüğüm blog arkadaşlarım, bir kaçının kim olduğunu tahmin ettiğim blog dostları, Leylak Dalı'nın lise arkadaşları çepeçevre oturmuş, toplantının moderatörü sevgili kardeşi Funda'nın sorduğu sorulara Nurşen'in verdiği cevapları keyifle dinliyordu.
Nurşen'in dili de kalemi gibi tatlı ve akıcı; bizi "Mutfağın Hatıra Defteri" kitabında anlattığı 60'lı yıllara, o yılların Ankara'sına, çocukluğun sihirli dünyasına aldı götürdü.

Söyleşi bitip imza kuyruğu başladığında, bir yandan blog aşırı tanışlıkların ipucuyla çekingen tanışmalar, söyleşmeler de başladı. Sonra biraz daha az kişi kalınca yakında bir yere taşınıp, biraz da orada oturduk, bir şeyler yedik, söyleşmeye devam ettik.
Blogda yazılarını severek okuduğum insanlarla tanıştığım, yüz yüze sohbet ettiğim her seferinde çok mutlu olurum, çünkü, yazıdaki içtenlik değerli bir rehberdir. Yazısı güven veren insanın sohbeti, arkadaşlığı da güven verici olur.

Kadıköy iskelesinde dağılma vakti geldiğinde, Şenol kardeşlerden "Arnavutköy'e gideceğiz, işin yoksa gelsene" davetini alınca, ikiletmeden onlara katıldım ve yağmur serpiştirirken kendimizi vapura atıp karşı kıyıya geçtik. İftar vaktine kadar Arnavutköy Bebek hattında yürüdük, fotoğraf çektik, sohbet ettik. 
Sonra yağmur başlamak üzereyken karşıya dönüş vapurunu yakaladık, kendimizi metroya atıp, mahallemize ulaştık. Meğer, iki kardeş bizim eve çok yakın biraz aşağımızdaki bir sokakta misafirlik etmiyorlar mıymış?

Gecenin orta yerinde uyanıp, bir daha uyuyamayınca, Nurşen'in hatıra defterine tekrar gömüldüm. Taa ki sabah erkenden yağmurun sesiyle bugüne dönene dek...

Kitabı, geçen Aralık ayında ilk kez okurken, anlatılan herşey öyle yakın gelmişti ki kendi çocukluğumun bir arkadaşıyla sohbet edişine tanıklık ediyordum, sanki.
Yakın yıllarda doğmuş, benzer ailelerin ve henüz tümlüğü bozulmamış toplumun çocukları olarak ne çok ortak paydamız varmış, meğer.



Nisbet yapmak gibi olmasın ama, Leylak Dalı'nın güzel yazısıyla imzaladığı kitabımı da bir göstereyim istedim...

8 yorum:

Gülşah Şahin dedi ki...

Selam.
Rahatsızlığımdan solayı gelemedim ama Lale Abla'dan rica ettim imzalı kitabımı bende alıcam :)
Böyle buluşmalar uzun zamandır yazışan bloggerlar içinde iyi oluyor.
İyi haftalar selamlar. :)

hafif abi dedi ki...

kutlarım leylak dalı'nı. bir fırsatını bulursam alıp okumak isterim kitabını. ne güzel... darısı metin bey'in başına diyeyim :) (şu günlerde metin bey'in resmi sitesinde ufak tertip eğlence hazırlıkları var gibi sanki, bi kapıyı çalın isterseniz sevgili çavdar teyzem.)

ayrıca, hafif abi olarak, küba gezinizden dolayı da acayip kıskançlık triplerine girmiş bulunmaktayım!

sevgiler.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Gülşah,
Geçmiş olsun, iyilik olsun.
Buluşmaya gelince, evet sadece lise arkadaşları değil, blogcular da kırk yıllık dost gibiydi, birlikte güzel bir gün geçirdik.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Hafif Abiciğim,
Kıskanmayın ne olur, size de gönlünüze göre bir yolculuk dilerim, ama Küba ama Japonya! ;)
Sadece seyahat değil, kitap bakımından da darısı başınıza. Cıvıldayan kuşun yerinde de sizi görmeye başladım.
Hayırlar olsun!

hafif abi dedi ki...

cıvıldayan kuşun yerine ben (yani hafif abi) puk uğramıyorum.

asıl bugünlerde metin bey'in hesabında bir hareket ve bereket var, öyle söyleyeyim. "resmi site"sine bi bakın derim bu aralar! kendisinin sonbaharda iki yeni kitabı, bir de eski kitaplarından birinin yeni basımı çıkacak gibi görünüyor. metin bey öyle imza günü mimza günü gibi alafortonfunik işlerden pek hoşlaşmaz ama yine de bu işler belli olmaz hani :) bana öyle dedi, selamlarını da iletmiş olayım çavdar teyzem :)

Leylak Dalı dedi ki...

Blogun bana kazandırdığı en özel kişilerden biri olduğunu söylememe sanırım gerek yok. Birlikte geçirdiğimiz gün de harikaydı. Şimdi seni bekliyorum. Dün akşam döndük ama kendimi pert olmuş gibi hissediyorum. 3 güne ancak toparlarım sanırım. Bilgisayarı bile ancak açtım, henüz insanlara teşekkür edemedim. Arkadaşımın kızından kargoyla gelecek fotolar, hemen yollarım gelince.
Çok teşekkür ediyorum, gelişin, eşliğin ve dostluğun için. Sevgiyle...

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Hafif Abiciğim,
Hareketli günlerin bereketli sonuçları olmasını canı yürekten diliyorum ve bekliyorum güzel haberleri.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Leylakcığım,
Bilirsin, muhabbetimiz karşılıklı.
Biraz geç bir cevap oldu ama, yazmadan geçemedim ve fotoğrafları çok sevdim. :)