Cumartesi, Ekim 06, 2007

KORKU FİLMİ

Blog arkadaşlarım arasında Talisman'ın ayrı bir yeri var.
Kendisi Elektra'dan sonra -aynı gün saat farkıyla- tanıştığım ikindi blog komşumdur.
Başlangıçta, yazılarını okumuş-unutmuş, bir süre sonra sinema yazılarına denk düşünce, amanın bu kız ne güzel yazıyor, dur atlamayayım, diyerek kendisine abone olmuştum.

İki gün önce "Korkuyorum Annecim" başlıklı yazısında nasıl korku filmi seyretmeye başladığını ve giderek nasıl bu türün tutkunu olduğunu yazmıştı.
Sonra da bir yeni mim dalgası başlatarak, içinde benim de olduğum arkadaşlara "en çok korktuğunuz 3 filmin adını yazsanız?" çağrısında bulunmuştu.

Daha önce fantastik filmler, korku filmleri muhabbeti yapılırken, ben bu filmleri sevmediğimi, seyretmek için özellikle korku türünü tercih etmediğimi söylemiştim. Yine söylüyorum.
Ancak, şunu ayırt etmeliyim ki, kastım özellikle insana böö yapar gibi kırmızı boyayı basarak, sinirini bozacak işkence gösterek korkutmaya çalışan, biraz da sinemanın sanat oluşundan nasibini almamış olan filmler.

Seyrettiğim ilk korku filmleri TRT'nin siyah beyaz yayın yaptığı ve tek eğlencenin TV'de yabancı film seyretmek olduğu zamanlardan. Birds, Frankenstein, Nosferatu, Rosemary's Baby, Pshycho...
Sonra sinemada seyredilenler var: Alien, Deliverence, The Fly, Jaws, Kuzuların Sessizliği, Still of The Night, Altıncı His, Pan'ın Labirenti...

Düşünüyorum da, korkmayı günlük hayatta da sevmem, üstelik korkmam da. Çocukluğumda da karanlıktan, kapının arkasında saklanmış olabileceklerden, tuhaf sesler duymaktan filan korkmadım. Yoo, çok cesur olduğumdan değil de, sanırım böyle korkular duyacak ruh hali ile yaşamadığımdan, öyle yetiştirilmediğimden. Bu bir yana, daldığım bir anda, yanımda yüksek sesle konuşsanız yerimden sıçrarım, bazen.
Ne yalan söyleyeyim şimdilerde çocukluğuma, gençliğime göre daha fazla korku duygusu yaşıyorum. Bilinmezden ziyade, acı çekmek, acı çekeni görmek bana korku veriyor.

Yukarda sözünü ettiğim filmleri yazarken beyazperde.com'un üçyüz küsür filmden oluşan arşivine baktım da, eh ben bunları seyretmeye tahammül ederim dediğim film otuzu bulmaz, onu bir tarafa bırakın isteyerek seyredeceğim film sayısı ise onu zor bulur.

Bu durumda Talisman'ın istediği üç filmlik liste oldukça kolay şekillenecek, ancak cevapta değişiklik yapacağım.
En çok korktuğum değil, en çok beğendiğim üç filmi (ki hepsinde de oyunculuk, yönetim, senaryo önde ve iyi, düşüncesindeyim) yazacağım:
Pshycho/Sapık, Alien/Yaratık, The Fly/Sinek.


Hımm, şimdi sıra geldi yeni korku filmi yazılarını yazacak arkadaşları mimlemeye:
Sndrenella ve Simon ve de Çoban sizi dinliyoruz, buyrun.

9 yorum:

simon dedi ki...

bence bir parça oyunbozanlık yapmışsın, istediğin soruya cevap vererek.

sinek korku filmi diye mi düşündüm. ben fantastik derdim, ama sonunda korkuya da dönüşmüyor değildi. wiki'ye baktım, "science fiction/horror/romantic tragedy" demiş. doğru, korku denebilir rahatlıkla.
Pan değildi ama bence.

ama iyi oldu, sindirfella hatırlar belki beni bu sayede.

ekmekcikiz dedi ki...

"Pan'ın Labirenti" korku filmi tanımı için zorlayıcı olabilir, ama, ben onda sahiden çok korkmuştum, gözümü kapatıp parmaklarımın arasından bakmıştım.
Üstelik "Sinek"de de, "Alien"de de korkmuştum.
Yani beğenmek derken, öyle rahat huzur içinde oturup seyrettiğimi kastetmemiştim elbette.:)

TalismanDiyette dedi ki...

Sağol ekmekçikızcım :)
Ben de Sinek ten çok korkmuştum ama güzel olanından değil de dandik olan Sinek2 den, küçüktüm ama ondan olmalı, çok kötü filmdi aslında.
Pan evet bence de pek korku filmi değil ama sen korktuysan korku filmidir o :) Onunla ilgili de yazı sözüm var,yazmalıyım :)
Bir de Psycho süper birşey cidden.
Sevgiler. Tekrar teşekkür ederim :)

ekmekcikiz dedi ki...

Talisciğim,
Evet, Pan'ı bilerek yazdım, kaldı ki sevdiğim bir film oldu. Senin yazını da bekliyorum.
Aslına bakarsan, gerçek hayattaki acıların anlatıldığı çok filmde, ürküntüyle havaya sıçradığım az değildir de, konumuz o değildi.:)

Sndrfknella dedi ki...

Dün akşam yazacaktım aslında korku filmlerini ama şehit haberleri çok sarstı beni ekmekçikız'cım. Ama bu hafta içinde yazılacak söz.

Sevgiler

ekmekcikiz dedi ki...

Sndrnellacığım,
Olan biten karşısında çaresiz kalmak çok zor.
Hele de gencecik insanların ölümü karşısında, daha da çok.:(

kecilerin cobani dedi ki...

hiii. en sevdigim konu.
ben yine makara yapicam ve en guldugum korku filmini yazicam: bride of the monster. edwardjwood'un. hakkini yemiyim biraz da fantastik hani.
kucukken tum hitchcock filmlerini dort gozle izlerdim. gozluksuz dort gozle, yani, dusunun.
e naapim kimse de sobelemiyo, hmmmppfff....

ekmekcikiz dedi ki...

Hemen şimdi, şu anda Sayın Çoban Hanım da sobelenmiş bulunuyor.
:))

kecilerin cobani dedi ki...

Huzurunuzda zorla da kendini mimlettiren coban. en kisa zamanda yazacaktir, nasil olacak bilmem kafasini toplayacaktir.
tir tır...