Pazar, Kasım 30, 2008

ACAYİP İŞLER

Cadde'de yürüyorum. Kalabalık.
Dünkü, pek de beklenmeyen yağmurun ardından pırıl güneşle uyanınca, ahali sokağa atmış kendini.
Annem, indirimli satışlara bir bakmak istemişti. Ağır aheste gezerek, iki duraklık bir mesafede gittik, geldik.
Akşamüstüne doğru, eve dönmemizin hemen ardından, çocuklar, baba ziyaretinden döndü.
Bazen böyle oluyor; onları, hepi topu bir buçuk, bilemedin iki gün görmemiş oluyorum, karşıma çıktıklarında büyümüş, uzamış, incelmiş görünüyorlar. Bugün, onlar bana "anne, sen incelmişsin" dediler. Sırıtkan bir ifadeyle, "Madonna egzersizi* yarıyor, desenize" buyurdum.

Sabahı öğlene bağlayan saatte T.Elma aradığında, bayan E. ile kahvaltı sonrası kahvesi** içerek, dünkü filmler üzerine laflamaktaydık.
"Hava çok güzel, yürüyüş yapalım mı?" demek için aramış, T.Elmacığım. "Bugün ne yapacağım belli değil, henüz. Ben seni arayayım" dedim.
Sonra, annemin önceki günkü isteğine uyarak ona eşlik edince de, "kusura bakma" demek için aramıştım ki, kendine bir yürüyüş arkadaşı bulmuş olduğunu öğrenip, keyiflendim.

Sabah uyanırken, dün akşam aklıma geldi, güldüm.
Gerçi, bayan E. ile aynı mekanda uyuyunca gece yatmadan ve sabah uyanırken komik bir şeyler olmaması ve gülmemek elde değildir de, bu defaki komedinin ana maddesi bendim.
Gündüz seyredilen filmler*** kesmediğinden, gece evde DVD seyrediyorduk.
Beni tatlı bir uyku bastı, fakat bir yandan da kıpırdayıp duruyorum. Çünkü, oturduğum kanape, sırt desteği olsun diye konulmuş yastıklardan geçit vermiyor.
Otururken, bol yastığa gelemem. Kaldırıp kaldırıp bir kenara atıveririm, fazla geleni.
Bu defa da öyle yaptım, yetmedi. Bir kaç kere, arkamdan itiliyormuş gibi olup ayağa zıplayınca anladım ki, kanapenin üstündeki örtü, ben kaykıldıkça kayıyor. Yetmiyor, yastıklar da arkadan destek veriyor. Tam uyuklamak üzereyken, hoop, kayıyorum.
Ben kıpırdandıkça, bayan E. huylanıyor, sonunda "ne oluyorsun?" diye sordu.
Uykuya yan bakan halimle, "senin bu kanape yastıklarınla elele verdi, beni üzerinden atıyor" dememle, ikimiz de kahkahayı koyverdik.
Baktık ki, bu eziyet çekilmez, cuup yatağa, uykuya...


*power plate'e taktığım isim

**kahve içince, fal kapatılmaz mı? gerçi, metin bey'in baktığı kadar ayrıntıyı kim söyler? bu defaki fal iç sıkıntılarımın kayıp gitmiş olduğunu göstermiş. eh, en azından bu iyi.

***gündüz seyredilen filmler (bknz. aşağıdaki yazı)
.

12 yorum:

metin dedi ki...

Ekmekçikız Hanım,

Efenim bkz: Metin Bey'in falı, madde 15, ilk cümle.

Kayıp gidesi, lüzumsuz bir iç sıkıntısıydı zaten. Kayıp gitmiş/gidecekmiş, ne güzel.

(Cadde'de yürümeyi de özledim. Geniş e'li Cadde veletlerine rağmen.)

metin dedi ki...

Bu arada, sizin mekana bi haller oldu. Ne zaman girsem ya bekle bekle açılmak bilmiyor ya da bilgisayarım kilitleniyor. Şu yeni müzik çubuklarınızdan dolayı olabilir mi acaba?

Ekmekcikız dedi ki...

Metin Bey,

Peki, söz size, İstanbul'a ilk gelişinizde sizi cadde'ye gezmeye, dondurma yemeye davet edeceğim.
:)))
Kuzum, siz nerdesiniz ki?
Adımınızı atsanız cadde'ye ulaşmaz mısınız?

Not: Falınızın isabetini madde madde test ediyoruz, böylece.
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Hangi müzik çubuğu kitliyor?
Bu sayfada müzik kalmadı ki?
Allah allah!
:((

Hımm, belki de o sırada ben diğer yazıyı yazmaya çalışırken bir dolu link yüklediğim için öyle olmuştur. Bi daha deneseniz?
:))

Arzu Çur dedi ki...

Cumartesi kötüydü ama gerçekten de Pazar ne kadar güzeldi. Havanın hallerine bağlı ruh haline sahip olmak iyi mi kötü mü bilemiyorum. Soğuk olabilir, yağmur da yağabilir hatta ama ışık olsun. Biraz daha ışık.

Pazar güzeldi:)

Ekmekcikız dedi ki...

Arzucum,
Bu hafta bol ışık vaadediyorum, sana. En azından perşembeye kadar.;)
Yok yok, sihir yapmıyorum, meteoroloji öyle diyor.
:))

elektra dedi ki...

e güzel, ne güzel geçmiş haftasonu. dinlenmişsin, eğlenmişsin. dahaları da dilerim. şu aşağıda yazdığın filmlerden gomorra en çok merak ettiğim. bir kaç yerde övgü dolu eleştiriler okudum. aldım sıraya. bob dylan'ın hayatında cate blanchet'in falan oynaması reklam kokan hareketler bunlar duygusu yaratmıştı bende. çok mu gerekiyor yani?
neyse, üçüncü filmi de senin övgülerinle aldım not ettim bir yere:)
güzel bir hafta olsun bu haftaaa:)

Ekmekcikız dedi ki...

Teşekkürler, Elektracıım!
:))
Sana da iyi bir hafta ve hafta sonunda bol sohbetli bir eğlence diliyorum.
;)

Cate Blanchet, reklam kokan hareket değil de, bir çıkış yolu olarak görülmüş olabilir. Mesela, çocukluğunu da sevimli bir zenci velet oynuyordu.
Hiç, filmin sonuna kadar dayanacak halim yoktu, diğer taraftan da filmin dayanılır hali yoktu ki, film bırakmak benim yaptığım bi şey değildir.
:)

şule dedi ki...

madonna egzersizinin sonuclarini gormek istiyorum en kisa zamanda :)

Ekmekcikız dedi ki...

Şule Hanımcım,
Bi bakiim acandama, aceba müsavit miyimdir?
:)))

En kısa zamanda...
:)

şule dedi ki...

madonna olmak kolay degil tabii, hayranlariniz cogalmistir da simdi sizin. n'apsak ki :)

Ekmekcikız dedi ki...

Sekreterime söyleyeyim de, size torpilli tarafından bir randevu versin, o vakit...
:P