Pazar, Kasım 23, 2008

NE İSE HALİM...


Bu, falına bakılacak fincan ve de tabağıdır.

...O ÇIKSIN FALIM.

.

21 yorum:

elektra dedi ki...

efendim,tabakta afrika kıtası saçlar eşliğinde bir siyahi kadın gördüm. ne ola ki???

funda dedi ki...

hanene ay doğuyor. gerçekten bak. tabaktaki ayı gördün mü..

Ekmekcikız dedi ki...

Elektracım,
Bilsem, sorar mıyım nedir falım diye? Sen söyle, ne ola ki?
Bana kalsa, "Afrika'ya mı gidiyorum yoksa" deyiverecem de, o zaman fal değil fantazi olacak.:P

Ekmekcikız dedi ki...

Peki Fundacım, ne yapıciiz bu "haneye doğan ay"la? Yorum, lütfen! :))

funda dedi ki...

hiç çekemedim, ben de kapattım, benim de haneme ay çıktı :) yani bu dmek oluyor ki bizi yenilikler,ve güzel günler bekliyor .. sorasına metin bey baksa iyi olur :)

NEW YORK MUHTARI dedi ki...

ha ha ha ekmekci kiz, resmi gorunce pes dedim.. biraz once ben de fal baktirdim bana kahvaltiya gelen arkadaslara, kahveyi yapan arkadas kahveyi az koyunca, bembeyaz bir fincan kapatmis oldum.. inat ettim bir daha yaptirdim kahve, ayni senin ki gibi oldu :-)))

saka bir yana, insallah bir an once sikintilarimiz gecer, keyifli, bol sohbetli dost ortamlarinda muhabbet nasip olur..

Arzu Çur dedi ki...

Bol koşturmacalı günler görüyorum. Bu tutmazsa hiçbi şey tutmaz:)

Ekmekcikız dedi ki...

Fundacım,
Metin Bey geçen hafta kayıplardaydı. Umarım, bu hafta ortaya çıkar ve lütfedip buraya uğrar.:))

Ekmekcikız dedi ki...

Muhtarcım,
Bizim burç mensupları, bu ara "sorumlulukların, işlerin, yüklerin artması" sendromunda imiş.
Ondan olsa gerek, nasılsa geçecek diye, idare ediyorum.
İyi dileklerine aynen katılıyorum.:))

Ekmekcikız dedi ki...

Arzucum,
Aaa! Sahi mi? Nasıl yani?
:)))

funda dedi ki...

bir de fincanda kocaman herkül gibi bişey var. yumruğunu sıkmış
"güç bende artık diyor" hadi bakalım :)

Ekmekcikız dedi ki...

Fundacım,
Gaz vermişsin, bakıyorum.
"Güç, bendeee!"
:))

metin dedi ki...

Çok bulanık çıkmış görüntü, büyütünce iyice anlaşılmazlığa bürünüyor.

Ekmekcikız dedi ki...

Aşkolsun Metin Bey!
Bütün umudum sizdeydi.:((
Evet, alttaki fincan fotosu konusunda haklısınız. Oysa, üstteki tabak ve fincan üstüne tıklayınca, pekala koca, net bir görüntü elde ediliyor.
Küstüm, valla!

metin dedi ki...

Ha, şimdi anladım niye küstüğünüzü, demin anlamamıştım! Ama valla net görünmüyor, büyütünce hele. (Tabii benim gözlük numaram değişmiş de olabilir, o ayrı!)

Ekmekcikız dedi ki...

"Oynamayan gelin, yerim dar, dermiş!"
Siz bakmıyorsanız, bir bakın rastlar günün birinde, n'apalım.
Zaten, iç sıkıntısı dolu bir faldı.

metin dedi ki...

Valla tam da böyle diyeceksiniz diye düşünüyordum ben de... Ama inanın öyle değil. Fal bir eğlencedir elbette, ne var ki yine de görüntüyü net görebilmem gerekir ki isabetli uydurabileyim! Sizi bu kadar üzdüysem, bütün teknik imkansızlığa (!) rağmen, bakayım! (Yarın ama, olur mu? Şimdi sıpamı okuldan alıp dersaneye götürmem lazım.)

Ekmekcikız dedi ki...

Pekala! Bekliyorum.:)

metin dedi ki...

Ekmekçikız Hanım,

1. Efenim şomağızlılık olacak ama azıcık sıkıntı görünüyor falcağızınızda... Bu, bir süre hayatınızın monoton geçmesi şeklinde bir sıkıntı olacak, çok da telaşa mahal yok! Taptaze mutluluklar, beklenmedik büyük yenilikler şimdilik bir başka baharı bekleyecek mecburiyetten.

2. Kendini kamufle eden -ya da belki de gerçekten farkedilmesi zor- ve pis pis, hainane bir şekilde sırıtıp duran ve kötü emeller besleyen bir güzide vatandaş var perde gerisinde. Bu vatandaşımızın hayatınızın hangi kompartımanında fuzuli şagil olduğunu bilemeyeceğim pek -büyük olasılıkla iş hayatınızda gibi. Perdeyi çekip çıkarın kornişten, çamaşır makinenizi 90 dereceye ve uzun programa ayarlayın derim naçizane. Leke çıkarıcı eklemeyi de unutmayın kapaktaki bölmeye. Yoksa perdeniz öyle bir kirlenecek ki, dışarıdaki yeşil manzarayı bir süre sonra gözünüz görmez olacak.

3. Hay gözüm kör olsun, ne boktan falcıyım ben! Habire kötü havadisler püskürtüp duruyom. Aha bi tane daha maalesef: Çekik gözlü (muhtemelen Tatar, Kırgız filan - Çinli yahut Koreli de olabilir, bilemiyciim), kurak arazide yetişmiş, topluca bir hanımefendinin sizinle bir alıp veremediği var. Lakin bu kişinin kötülük yapası yok da kızgınlığı mevzubahis. Şöyle ki; sizin ona bir gıcıklığınız olduğunu/fenalığınız dokunacağını sanıyor, öyle bir hüsnükuruntusu mevcut. derhal bir demet çiçek ve bir adet kızılderili barış çubuğuyla kapısını çalmalı, gönlünü almalısınız; değilse beyhude yere kara kediler kaplayacak ortalığı. Mamalar da çok pahalandı bugünlerde.

4. Şimdi gelelim iyi haberlere... Size son derece sadık, kişiliğinize güvenen, muhabbet besleyen bir yakınınız var. Bu zat-ı muhteremin sevgi ve sevecenlik şemsiyesi altında durun hep, karda boranda ıslanıp üşümeyin.

5. Bitmedi! İsmi yahut soyadı /y/ ile başlayan bir başka şahsın da hayatınızda olumlu etkileri olacak. Ne şekilde olacak bilmem ama mutlaka olacak.

6. Yine bir güzel haber: Dünyanın içine girdiği bu resesyon/deflasyon/atmasyon döneminde sizi paniğa uğratacak ölçüde maddi sıkıntılara/krizlere filan girmeyeceksiniz. Aile bütçeniz benimki gibi kevgire dönmeyecek kolay kolay. Sapasağlam ayakta kalacaksınız. Nereden mi bildiniz diyorsunuz? Boşuna falcı olmadık herhal! Kendimizinkini bilemediğimize bakmayın, terzi ve sökük hesabı deyip geçin.

7. Alıştıra alıştıra söyleyeyim dedim, bir önceki madde aslında doğru değildi! Yav siz üj yıl mı diyeyim bej yıl mı, işte öyle bir zaman dilimi içinde hatırı sayılır bir paraya konacaksınız valla. Var mı sülalede bir cihan savaşı karaborsa vurguncusu filan, çekinmeyin itiraf edin! Öyle böyle diiil yani! (Bu madde, fincanın değil tabağın gösterdiği bir müjde ihtiva etmektedir.)

8. Bu arada bir iki ufak tefek başarı da gözüküyor falda -artık neyin başarısıysa. Bonus kabilinden.

9. Bir de gönül işine girişeceniz de bu öyle hemencecik vuku bulmayacak. İyi de olacak -gecikmesi değil tabii ki, kendisi. Dört dörtlük olmasa bile üç dörtlük bir mutluluk ufukta. (Kim dört dörtlüğü kaybetmiş ki siz bulasınız!)

10. Gökten sizin başınıza değil ama yan masaya bir elma düşüyor. Bu şu demek: Aile efradınızdan biri çok sevinecek, eline birşey geçecek çünkü.

11. Bu kadar iyi haber yeter. Biz gene köyümüze -pardon, felaket tellallığımıza göre dönelim! Sinsi ve artniyetli bir bacı, kuyuculuğa merak sarmış. Elinde kazma, hababam debabam kazıp duruyor bahçenizi. Amma velakin toprak uzun zamandır yağmur yüzü görmediğinden taş gibi olmuş, hanım kan ter içinde debelenip duruyor. Yine de dikkat edin, yağmurlar başladı bakınız.

12. Samimiyetle arası pek iyi olmayan bir başka vatandaşımıza da dikkat etmeniz gerekmektedir, uyarmayı bir borç bilirim. Bu, kırklarında/ellilerinde bir beydir muhtemelen. Elini çenesine koymuş, "n'apsam da şu Ekmekçikız Hanım'ın asabını bozsam!" deyu düşünüp duruyor bir ince.

13. Afrika'ya mafrikaya vize yok efenim. Şimdilik kısa gezilerle idare etceniz artık. Ama kader size sürpriiiz diye seslenebilir yine de ve o suretle de bir Prag yahut Budapeşte yapıp dönebilirsiniz, haberiniz olsun. Baltık denizinde de gondola binebilirsiniz -coğrafya öğretmenimi seviyorum!

14. Bir diş problemi başınızı ağrıtabilir. Her nevi glikoz, sakkaroz, laktoz ve früktozdan uzak durun.

15. İçiniz öyle aman aman sıkılmış filan da değil, ne kendi kendinizi gaza getiriyonuz bakiym! Sorumluluksa herkeste sorumluluk kantarla mevcut, iş yüküyse aha bendeniz eşşek gibi yük taşıyom mesela sözüm meclisten dışarı. Sıkıntıysa ohoooo, bi siz misiniz şu planette içi sıkılan? Birinciliği beyaza verdiler.

16. Size fal bakacağım diye çayım soğudu. Aşkolsun!

17. Bi daha fal baktıracağınız zaman fincanı kaparken:
a- Fincanın tabağa iyiden iyiye yapışmış olup olmadığını falcınıza rapor edin,
b- Telve mıncıklamayı seviyorsanız ya bu gayrısıhhi adetinizden vazgecin yahut fal baktırmaktan -çünkü isabet olmaz,
c- Tabaktaki kahveyi fincana iyice akıtın, merak etmeyin halınız kirlenmez.

18. Yılbaşı falına kadar esen kalın. Zorunlu nedenlerle geciktiğim için bir kez daha özürlerimi kabul buyurunuz.

metin dedi ki...

"derhal" değil "Derhal" ve "vazgecin" değil "vazgeçin" olacaktı. Falcınız özür diler ve klavyesini kırar.

Ekmekcikız dedi ki...

Metin Bey,

Bu şimdiye dek dinlediğim en ayrıntılı fal oldu, desem? Dinlediğim değil ya, okuduğum olmalı. :))
Önce, ağzınıza sağlık! Vıdı vıdı ederek, küsme triplerine girerek falıma baktırdım ya, hayatta yaptığım sayılı edepsizliklerdendir, bilin. Çayınızın soğumasına neden olduğum için, size bir sıcak çay borcum olsun. Yanında da, çikolatalı ekmek. Anlaştık mı? 
Bir de blogum blog olalı, böyle uzun yorum yazılmamıştı, bu rekor oldu.

Sondan başlayayım: Fincan tabağa iyice yapışmamıştı, kolayca açıldı. Telve mıncıklamayı çocukken severdim, hatta, yerdim. Ancak, bu fincandaki telve hiçbir surette mıncıklanmamıştır. Bu nedenle, falınızın isabeti şaşmayacaktır, emin olun. Tabaktaki telveyi fincana akıtacaktım, unutmuşum. (Tipik, sarsak ben) Yoksa, halıdan malıdan korkmam. Bi daa sefere, telveyi fincana da akıtırım, evellallah! Heh he! Tabii ki, bi daa sefer olcek, siz kendi elceğizinizle yazmışsınız ya, “Yılbaşı falına kadar esen kalın.” diyerekten. :PP

Gelelim, falın felaket tellalı açılımlarına:
11 ve 12 numaralı tipleri anladım sanırım, hatta 3 numarayı bile tahmin ediyor olabilirim de,
2 numarayı çok iyi anlamadım sanki, yani kestiremiyorum. Yok yahu, galiba anladım. Hımm, demek öyle? Kolay mı öyle perdeleri çıkarıp yıkamak, paklamak? Yani perde yıkamak kolay da, insan paklamak… İşte, o çok çok zor. 
Hayatımın monoton geçmesi söz konusu bile değil, arkamdan atlı kovalıyor gibiyim. Haa, derseniz ki nereye bu koşu? Evet, işte o anda monotonluk olabilir. Şu üç dörtlük gönül hikayesi elini çabuk tutsa da, hayatım renklense, hoş olmaz mı? Beklerken bir Budapeşte sürprizi hiç fena olmaz, kaldı ki, Baltık da iyi fikir. Hiç aklıma gelmemişti, neden olmasın? Gondol sefası istemem, ne o öyle, operet gibi. :)) Fekat, Toscana’da bir çiftlikte tatil olabilir, Provence’da şarap tadımı olabilir, fiyortlarda gemiyle beyaz gecelerde yolculuk olabilir…
Ooo! Ben ne diyorum? Siz bana iki tane seyahatçik uygun görmüşsünüz, ben yine uçuşa geçtim. 
Kötü haber kotasından diş problemlerini de geçelim (aslında geçmeyelim, dişlerimi sıkıyorum uykumda, gündüz diş geçiremediklerimi gece haklamak için olsa gerek) ve de iyi haberlere gelelim. Bir dakka, iç sıkıntısı durumum vardı, önce onu halledelim. İçim sıkılıyor, efendim. İşte o kadar! ( Burada huysuz kadın, hızını alamadı ve ayağını yere vurdu.) ) Gözlerime inanamadım, her zaman siz şikayet edersiniz ben ince bir fırça atarım, bu defa siz fırça çekiyorsunuz. Yok, öyle! Ne yani, sadece siz sıkılabilirsiniz de, bize iç sıkıntısı yasak mı, hemşerim? Sıkılcam, işte! :-))

Güzel haberleriniz için, amin, diyeyim önce. Ardından da, nasıl olur yahu, ben, nasıl paraya konarım, öyle bir akraba taallukat nerdeee diye soruyu yapıştırayım.Yok öyle bir mala mülke oturma ihtimalim. Meğer ki, piyangodan para çıksın. Kesin piyangodur, o. Bilet almayı ihmal etmeyeyim, ben. :)) Y harfi insanının evet, hayatımda olumlu etkileri olmuştur. Yine olacaksa, ona da eyvallah.

Efendim, zahmetleriniz ve falınız için bir kez daha içtenlikle teşekkür ediyorum.