Salı, Aralık 30, 2008

OOO, PORTAKALI SOYDUM, ...


Sonrasını bilmeyen yoktur; "....başucuma koydum, ben bir yalan uydurdum, arap kızına duyurdum, dum dum dum, ..."

Portakal soyduğum her seferinde bu tekerleme aklıma gelmezse de, nerdeyse, her seferinde portakal kabuğunu reçellik parçalar halinde doğramaktan kendimi alamam.

Akşam, çocuklara portakal soydum. Sonra, yine oturup kabuğunu ince ince, minik minik parçalara böldüm.

Nerdeyse çocuklğumdan beri, meyve soyma işini ben yaparım, ailede.
Bu önce, anne babamla yaşadığım aile idi, sonra kendi ailem oldu.
Meyve soyma, yeme faslı bitince de kucağımdaki kapta duran meyve kabuklarını elden geçirmeye başlardım. Önce, büyüklerini alır, onları düzgünce bölmeye başlar, onlar bitince de küçüklerinin sırasını savardım. Yine öyle yaptım.

Bir bilen için, yorumlanacak psikolojik bir anlamı var mı, bilemeyeceğim.
Benim için, bu eylem bir tür terapi yerine geçiyor.
Meyve soyma, kabuğunu parçalama ritüeli, bana, hayatın öylece bildiğim gibi devam ettiğini hatırlatmaya yarıyor, muhtemelen.

Hayat, devam ediyor.
Güvenlikli bir şekilde aynı kalmasını istesek, yeniliklere dirensek de, o, dönüşüyor.
O, yani hayatımız.

.

11 yorum:

elektra dedi ki...

:) en sevdğim şey, portakalı soyup yenen kısımları dağıtıp ev ahalisine, kabuk kısımlarını önce şeriiiit şeriiiit ,sonra minicik küpler halinde kesmektir. :)))meyveyi yemekten bile çok severim desem...

metin dedi ki...

Portakal soyan, elma dilimleyen, havuç sıkan annenin elinden ziftlenmek kadar güzel şey var mıdır dünyada... Vardır ama yine de eşitler arasında birincidir bunun verdiği zevk ve yaşam sevinci...

Portakal soyan anneliğinizden dolayı hazırladığım şükran beratını adresinize nasıl gönderebilirim aceba Ekmekçikız Hanım ve de Elektra Hanım?

elektra dedi ki...

blogsahibesinden önce ben aldım gitti metin bey:) teşekür ederiim:)))

Ekmekcikız dedi ki...

Elektracım,
Diyorum ya, çocukluğumdan beri yapıyorum, aynını.... Nasıl bir damarsa bu?
:)))

Ekmekcikız dedi ki...

Metin Bey,
Çok teşekkürler!
:)))
Şükran duymalı mı, bunun için? Bilemedim.
Benim anneliğimin abartılacak tarafı var mı?
Bunu da bilemedim.

Bildiğim, geçende anlattığım anne-kız ilişkisinin bir tür sağaltımı sağlanıyor, bu yöntemle, galiba.

teyzenteyfik dedi ki...

Ailenle birlikte mutlu ve huzurlu bir 2009 diliyorum sana.

Sevgiler

Ekmekcikız dedi ki...

Teyzenciğim,
Teşekkürler dileğin için.:))
Ben de sana iyi bir yıl dilerim.
:)

şule dedi ki...

ben de pek severim portakal kabuklarini minik parcalara bolmeyi :) aslinda o parcalari sobanin ustune koymasini ve odanin kokmasini daha da severim :)

Ekmekcikız dedi ki...

Şulecim,
Bak, bu portakal kabuğu küçültme alışkanlığı, bir uyum testine dönüşmek üzere. :)
Biz birbirini tanıyan ve seven blogcular, bu işin meftunuymuşuz, baksana...
:)))

kecilerin cobani dedi ki...

ekmekcimkizcim,
ben de portakal kabuguyla dis yapmayi severim.
gecen gun nerdeydi hatirlamiyorum, portakal kabuklarini boyle dograyip sekere bulamislardi. ama seker erimisti belki sotelemislerdir. kahvenin yaninda cok guzeldi.
mutlu yillar

Ekmekcikız dedi ki...

Amanın!
Senenin ilk sürprizi! :)))
Çobancığım, iyi seneler olsun sana da. :))