Pazar, Aralık 21, 2008

YALANLAR ÜSTÜNE



Güya, filmlerimizi bilinçli seçiyoruz ya, bakmayın siz. Yahu, biz de insanız. Biz de "hadi şu Leonardo DiCaprio ile Russell Crowe'un oynadığı filme gidelim kızlar" deyip, yakışıklı adam görmek uğruna film seçeriz.
Ardından filmin bir kısmını gözü parmaklarla kapatıp, yarısını sinirden, yarısını öfkeden kasılmış halde seyrederiz, o ayrı.
Bir de bayan D.'den "iki ay sonra ilk kez sinemaya gidebiliyorum, beni getirdiğiniz film bu mu" diye zılgıtı da yeriz, üstüne.

Evet ya, konu şu uzak kıtadaki haber alma şeysi (neysi) kurulmuşu olunca, insan sinir olmadan duramıyor.
Senin ne işin var kardeşim elalemin memleketinde, düzeninde, dininde, gelişmesinde? Sen otur, kendi ülkendeki saçmalıkları düzelt. O kadar zenginsen, bütün vadandaşlarına parasız sağlık hizmeti ver. Enerji kaynaklarını temizinden kullan. Her ferdinin altına tuhaf devasa arabalardan çekme. Değil mi?
Değilmiş!
Her şeye karışır, her bi yeri havadan karadan görür, vururlarmış.
Şimdi, şurada hiç söylemediğim sözlerden yazacağım....
............
Yazdım sayın!
(Zaten filmden çıktıktan sonra küfür kalay gittim. Kotayı doldurdum.)

Diyeceğim, siniriniz dayanacak, öfkeden tırnaklarınızı kemirmeyecekseniz, ders almak için görün bu filmi.
O sırada teselli ikramiyesi olarak, iyi oyuncuların (bknz. Russell Crowe) vücutlarını nasıl enstrüman gibi kullandıklarını da görmüş olursunuz.
Haa, Leo da fena değildi. Onu asıl, Titanic'deki sevdadan sonra ilk kez Kate Winslet'le birlikte seyredeceğimiz "Revolutionary Road" için bekliyorum.

Şu trailerdeki şarkıya bayıldım, mesela.

.

2 yorum:

şule dedi ki...

hadi ya, o kadar mi kotu? benim aklim kalmisti oysa...

Ekmekcikız dedi ki...

O kadar kötü olan film değil, tatlım. Tam aksine, film olarak iyi. Olaylar, yaşananlar, gerçekteki izdüşümleri, dönen dolaplar ve şiddet kötü olanı.
Seyredilir bence, ders almak için en azından.