Pazar, Şubat 08, 2009

ÇOCUKLUK KAHKAHANIZIN SESİ

Çocukluğunuzdaki kahkahanızın sesini duyabiliyor musunuz, hatırlayabiliyor musunuz onu?

Bunu neden soruyorum, dersiniz?
Sabredip, aşağıdaki yazıyı okursanız, bulacaksınız sanırım.
Ben uğraştım ve duydum.


"Her insanın içinde, çocukluğumuzdaki gibi davranıp hissettiğimizde ortaya çıkan "çocuk ben durumu" vardır.

Bu çocuklar bir kaç tanedir
Bunlardan birisi, kendini özgür duyan ve ne istiyorsa onu yapan "doğal çocuk"tur.
Diyelim ki, dışa açık, sevecen, oyunbaz, bencil olduğunuz, haklarınızı korumaya kalkıştığınız anlarda, kişilğinizin doğal çocuk halini açığa vuruyor olabilirsiniz.

Diğer çocuk, kendimizi meraklı hissettiğimiz, üstün yetenek gösterdiğimiz bir an yaşadığımız, yaratıcı olduğumuz, bir başkasını istediğimizi yaptıracak şekilde yönettiğimiz durumlarda ortaya çıkan sevimli bir yumurcak, yani "küçük profesör"dür.

Bir de, toplumsal bilinç kazanmış olan, ancak zaman zaman kendisini pek iyi hissetmeyen, eğitilmiş, nazik, uysal, çatışma ve gecikmeden kaçınan, "uyarlanmış çocuk" yaşar benliğimizde.

Eğer bir başkası bize karşı anne baba gibi davranmaya başlarsa, çocuk ben durumumuz etkinlik kazanır.

Hayatla ilişkimizde, kazanan veya kaybeden kişi olmakla ilgili duygularımız genellikle çocuk ben durumumuzdan temellenmektedir. Çocuk ben durumumuzu "doğal çocuk" olarak koruyabilmişsek, "kazanan" yetişkin olma ihtimalimiz o kadar yüksektir.
Ancak, ne yazık ki, büyürken, yetişirken, adam olurken diyelim, "doğal çocuk" halimizden uzaklaşmak, o yeteneklerimizin bazılarını çeşitli sebeplerle yitirmek zorunda kalmış olabiliriz.

Peki, bizim temel yöneticimiz olması en sağlıklı olan doğal çocuğu yeniden bulmak o kadar zor mudur?
Hiç değil!
Deneyin ve görün.

Şimdi, kendinizi rahat hissedebileceğiz bir yere kaçın, gözlerinizi kapatın, sadece kendinize, bedeninize odaklanın ve şunları düşünün:

Çocukluğunuzun ilk dönemlerinde yapmaktan gerçekten tat duyduğunuz şeyler nelerdi?
Yapmayı sevdiğiniz, ancak uzun süredir yapmadığınız bir şeyi seçin.

Tıpkı bir çocuk gibi, oyalacak şeyler bulun, kendinizi eğlendirin:
Sırtüstü yatıp bulutlardan resim yapın,
Ayakkabılarınızı kenara atıp ıslak kumlarda yürüyün,
Sokakta taş sektirerek veya sonbahar yapraklarını tekmeleyerek yürüyün,
Sırtınızı güneşe verip oturun,
Tırmanıp tepesine oturacağınız bir ağaç bulun,
Uzun bir yürüyüş yapın,
Uçurtma uçurun,
Bisiklete binin,
Lolipop yalayın,
Detone olmaya aldırmadan bağıra bağıra şarkı söyleyin,
İp atlayın,
Ki, kıkırdamalar, kahkahalar, sevinç çığlıkları hayatınıza egemen olsun." *


Gülemeyen ve başkalarını güldürmeyen kişi, büyük olasılıkla, paylaşmanın ve gülüşün getirebileceği olası bir dostluktan korkuyordur.
Bu korkak siz olmayın, lütfen.


*Kazanmak İçin Doğarız/Born to Win
James&Jongeward
İnkilap Kitapevi
İkinci Baskı - 1993

.

4 yorum:

UFUK ÇİZGİSİ dedi ki...

İçimizdeki çocuk hep varolsa keşke..

Ekmekcikız dedi ki...

Ufuk Çizgisi, hoşgeldiniz. :)

İçimizdeki çocuğu var etmek, yaşatmak kendi elimizde değil mi?
Bence, elimizde.:)

Arzu Çur dedi ki...

Az önce muzu soymak için makas kullandım... Bu hangi "çocuk ben"e tekabül ediyo mirim?

Ekmekcikız dedi ki...

"Doğal çocuk" o canım, en doğalından hem de!
:)))