Pazar, Ağustos 30, 2009

KOMŞU KEDİ, KURABİYE KABI KEDİSİ VE MISIR UNLU KEK-EKMEK


Hayır!
Yanıldınız!
Fotoğrafı yan basmadım. Doğru düzgün çektim ve ekledim şuracığa.
O komşumuz Gamlı Baykuş hanımefendinin kara kızı.
Bu kara kız, o kadar meraklı bir kız ki, balkona çıktığım her seferinde, hanfendileri de balkondaysa, aynen fotoğraftaki gibi, kafası bizim balkona doğru sarkmış olarak karşılaşıyorum kendisiyle.
Bir de vakit akşamsa, bu görüntü kat kat komik, hatta sol tarafta parlayan bir çift yeşil gözün Kara Hanım'ın cin gözleri olduğunu anlayana dek geçen zaman kısmen ürkütücü bile olabiliyor.



Komşu kedi ile başladık, blog komşum ile devam edeyim.
Tatil tatil gezip, bizi imrenme duyguları ve yalanma hallerinde bırakan Sndrfknella Hanımefendi, evime çaya geldğinde zerafet gösterip, armağanını eksik etmemişti; bir kurabiye saklama kabı.
Bir kedisever olarak, en hoş şekillisini bulmuş, hem de.
İşte, kurabiye saklama kedimiz. Kedinin başı, kabın kapağı aynı zamanda.
Çikolata parçacıklı kurabiyeler piştiğinde yenilip bitene dek, kurabiye kedisinin içinde barındılar.




Geliyoruz, mısır unlu kek-ekmeğe.
Eksik oldu esasında; mısır unlu, peynirli kek-ekmek demeliyim.
Geçenlerde, Tavşan Hanım, mısır unlu bir kek-ekmek tarifi vermişti.
Yine, hemen o günlerde komşum Şen Kuş, akşamüstü çayına çağırdığında, mısır unlu kek ikram etmişti.
Bu gün, çocuklara akşamüstü kahvaltısı için börek mi yapsam diye düşünmekteyken, iki gün önce aldığım mısır unu aklıma geldi.
Tuzlu kek mi, tatlı kek mi derken, bu defa tuzlu yapayım dedim.
İşte, o tabağın içindekiler, bu kararın sonucudur.

Malzeme, tarif derseniz şöyle toparlayalım hadiseyi:
- 3 yumurta,
- 1 bardak yoğurt,
- 2 bardak mısır unu,
- 1 bardak beyaz un,
- 1 paket kabartma tozu,
- 1 bardak rende peynir, (Ben mihaliç ve dil peyniri karşımı kullandım.)
- 1/2 bardak zeytinyağı,
- 4 adet taze soğanın yeşil sapları

Yumurta, yağ, yoğurt, kabartma tozu çırpılır. Önce unlar, sonra rende peynir, en son ince doğranmış soğan sapları eklenir. Çok fazla karıştırmadan, yağlanmış tepsiye dökülür. 180 dereceye ayarlı, ıstılmış fırında 40 dakika kadar pişirilir.

Afiyet olsun.
.

18 yorum:

zafer dedi ki...

MissssssSSS...ve nefis.Afiyet olsun mısır unlu-ül kek (mısır unlu kekler)yarasınN efendim(ben şimdilik Ramazan Pidesiyle avunuyiim).Bitaaabi KEDİŞ KABIN karnında saklanacak bu Romalı(mısırlı)KEKLER dimii? :))

zafer dedi ki...

Bittabii olacaktı.. :PP

hafif abi dedi ki...

Hay Allah! Keşke bu sabahki yazımı, malikânenizi ziyaret ettikten sonra yazaymışım! O yazıma şu cümleyi ekleyebilirdim işte: "Sabahları komşu kedinin cin gözleriyle karşılaşmak ve kurabiye kedinin masada arz-ı endam etmesidir yaşama sevinci..."

Ebru dedi ki...

Böyle güzel şeyler eklemeyin sabah sabah canım istiyor akşam olsa üşenmeyim de yapayım deme ihtimali var ama burada pazstaneden de isteyemem ki.......

tavsan dedi ki...

Afiyet olsuuuun:) Pek guzel gorunuyorlar. Ilham vermis olmak hosuma gitti. Ben artik yumurta kullanmiyorum hicbir kurabiyede (ve bu tuzlu kekte). Onun yerine yogurt miktarini arttiriyorum ya da un miktarini azaltiyorum.

Ekmekcikız dedi ki...

Zafer Bey,
Avuntunuz ramazan pidesi ise, şanslısınız vesselam. :))
Bir de fırından yeni çıkmış ve içine tereyağı sürülmüş ise,... Valla daha ne olsun?

Romal kekler, kedi karnı için biraz iri kaçtılar. Kedicik kurabiye saklamaya daha elverişli, sanki.
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Hafif Abicim,
Yaşama sevinci tanımınızı yaygınlaştıran eklentinize teşekkür ederim.:))
Sizin köşkte de belirttiğim gibi, olana bitene hiç aldırmadan, o sevinci artırmalı, yaygınlaştırmalıyız.
Çatlasın da patlasınlar, işte!
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Ebrucuğum,
Umarım, akşam eve döndüğünde vakit bulmuş, üşenmemiş ve yapmışsındır.
Sahiden çok kolay yapması.
Denediysen, sonucu bileyim.
:)))

Ekmekcikız dedi ki...

Tavşancığım,
Teşekkürler, ilk ateş için! :)))
Yumurta kullanmadığını göredüm de, tatlı mı yapayım, tuzlu mu kararsızlığı geçirirken komşum Şenkuş'un tatlı tarifindeki yumurtaları alıkoyup, senin yoğurdu da eklemiş oldum. Doğrusu başarılı bir sonuç oldu.
:))

miso dedi ki...

Ekmekçikızcım,
Ya bu kara kedi aynı benim rahmetli Fıstık bey. Bir tek boynunda papyonu eksik. Yok yok üzülmedim, bilakis, Fıstık kadar güzel bir kedi daha gördüğüme sevindim.

marruu

Ekmekcikız dedi ki...

Misocuğum!
Merhaba!:)))

Kara kedi benzemesine gelince; tek papyon farkıyla benziyor değil, bu durumda iki farkla...
Çünkü, bizim komşu "Kara" bir hanfendü!
:P

metin dedi ki...

Miso Hanımcığım,
Bir yerlerden akraba çıkmayalım sizinle??? Sizin Fıstık Bey yoksa bizim Cunda adasındaki Fıstık Bey midir acep? Allah Allah, meraktan çatlarım ben şimdi... Yaşıyorsa şu sıralar 15 yaşında falan olmalı...

(Ha, bu arada tanıştığımıza memnun oldum. Bendeniz, Metin Bey'in naneruhu/büyükelçisi/sadık hizmetkârı/bendesi Hafif Abi.)

hafif abi dedi ki...

Ayh, pardon,imza yanlış oldu. Parantez içinde ne demek istediğimi anlayamayacaksınız. Hay Allah.)

Gamlı Baykuş dedi ki...

Sevgili komşum ekmekçikız,valla bu aralar sosyal faaliyetlerimin sıklığı yüzünden blog camiasından ve sizin eğlenceli yazılarınızdan uzak kalmıştım. Şimdi baktım yazılarınıza, bir de ne göreyim; benim kız sayfadan bana bakıyor.Allahtan balkonlar biraz aralık, utanmadan atlar sizin mutfağa dadanırdı çünkü bu aralar kendisinin içindeki sokak kedisi ruhu kabardı, masaya konan her şeyden ve açılan her buzdolabı kapağından kendisine birşey geleceğini sanıyor. Bu arada kızımın resmini pek de güzel çekmişsiniz. Elinize sağlık :)))

Ekmekcikız dedi ki...

Hafif Abiciğim,
Oluyor böyle arada kaymalar filan...
Aldırmayın sizzz!
:P

Ekmekcikız dedi ki...

Komşum, Şen komşum,
Kızınız bizim yana atlamaz atlamasına da, sahiden atlayıverecekmiş gibi duruyor yaramaz!
Görüşürüz yakında inşallah!
:)))

Adsız dedi ki...

Bizim kedi de balkondan alt komsuya iniyor, orda biraz takiliyo, disine gore bi seyler varsa yiyiyor, sonra kucakta eve geri getiriliyor komsu gezmesinden. Pek sosyal oluyo bazi kediler :)

Ekmekcikız dedi ki...

Adsız,
Balkondan alt komşuya inebildiğine göre, kediniz pek çevik olmalı, sosyal(!) olmanın yanısıra...
:))