Çarşamba, Ocak 20, 2010

AMA, BANA KİMSE BU İŞİN BU KADAR ZOR OLDUĞUNU SÖYLEMEMİŞTİ Kİ!...

Öyle deyiverdi birden, "ama kimse bu kadar zor olduğunu söylememişti ki!".
Ben de aynı cümleyi kurmuştum. Oğlumun doğumundan sonraydı, daha kırkı çıkmamış bebeği olan bir lohusaydım.
Nerdeyse aynı kelimeler. Tek fark, aradan geçen onsekize yakın sene.

"Ben söylemiş olmalıyım, ben de mi söylememiştim" dedim.
Hayır, dedi. Herkes, çocuk sahibi olmanın aman da ne kadar hoş, tatlı, insanın içini coşturan duygularla dolu olduğundan söz etti. Bu koşturma, biteviye uğraşma, uykusuz kalma, ağlayan bebekle çaresizliği yaşama hallerinden söz eden olmadı. Evet, o güzel duygular da yaşanıyor, ama esas olanı herşeyin çok zor olması.

Dün akşamüstü, bebek doğalıberi sadece kısa ve acele konuşabildiğim Şekerpembe ile telefonaşırı sohbet edebildik. Biraz bunalmıştı. Kızı kolikmiş, öyle demiş doktor.
Neden ağladığını bilmediğiniz ve ağlamayıp sakinleşmesi için ne yapsanız işe yaramayan minnacık bir bebekle günlerinizi ve gecelerinizi geçirmek nasıl bir yaşam deneyimidir, bilen bilir.

Aklıma gelen tek teselli, "her zaman hatırla, bu durum geçici" demek, oldu.
Evet, bu durum geçici, bebeklerin en muhteşem tarafları, durmaksızın an be an, büyüyor olmaları. Birden bütün bu haller geçip gitmiş ve önce kırkı çıkmış olacak. Sonra üç ayını dolduracak, birbirinize alışacaksınız, o dünyaya alışacak ve bakacaksın ki, yaşına gelivermiş bile.
Sen bu arada aman kendini ihmal etme, nefes alacak alanlar yarat kendine. Herşeyi bir kenara bırak, evin temiz olsun yeter, derli toplu olması şart değil. Zaten bir de oyuncakları yayılınca ortalığa, o derli topluluk iyice unutulacak, ev belki sadece herkes uyumadan önce birazcık derli toplu duracak, o kadar.

Bilmem, teselli kar etti mi?
Benim söylediğimi, arkadaşımın söylemediğimi düşündüğü uyarı yapılmış olsaydı bile, çocuk sahibi olmaktan cayarlar mıydı?
Hiç sanmam!

Bayan Elizabeth Freake ve bebek Mary'nin Portresi

Son bir teselli için söyleyeyim.
Şekerim, düşünsene ya şu resmin yapıldığı 1800lerde filan yaşasaydın? Ne kadar daha zor olurdu herşey...

.

9 yorum:

şule dedi ki...

ah ne zordur "kolik" bebekler. benim oglum da catlayacak zannederdim aglamaktan. ama sonra kolik bitti ve sanirim bu hayatta olabilecek en sakin cocuk oldu :) sevgili sekerpembe, ekmekcime katiliyorum, bitecek bu gunler, ne oldugunu anlamadan. kendini germeden, kasmadan yasamaya calis :)

guguk kuşu dedi ki...

kesinlikle caymazlardı. ah keşke özellikle sıkıntılı bir süreci yaşarken o sürece saplanıp kalmamayı, bunun sadece bir süreç olduğunu aklımızdan çıkarmamayı başarabilsek seninde dediğin gibi. bazen verilecek tek teselli "geçecek" şeklinde oluyor. 29 haftalık hamileyim, 3. bebeğimizi bekliyoruz. diğer ikisini bir başıma büyüttüm hakikaten zor günlerdi ama bir bebeği o kadar yıl sonra (kızlarım şuan 13 ve 15 yaşında) nasıl özlediğimi anlatamam. onca zorluğa rağmen. tek önerim kendine yardımcı olabilecek birilerinden mutlaka destek alması. benim böyle bi şansım yoktu. 2 saatcik bir uyku bile ona inanılmaz iyi gelecektir. bebek büyütme, çocuk sahibi olma aslında inanılmaz büyük bir lüks, ve çok güzel anları barındırıyor ama zorluklar paylaşılmadığında o canim güzellikler gözden kaçııp gidiyor. Ya bir yardımcı, ya bir anne, ya bir komşu mutlaka yardım istenmeli. Kolaylıklar diliyorum. (bırrr bi an içim ürperdi, niyeyese)

Ekmekcikız dedi ki...

Şulecim,
Daha çok oğlan bebelerde görülüyor bu kolik denen anlaşılmaz iş. Ancak, kızlarda da oluyormuş işte!

Ben de hep öyle derim, dünyanın en çok ağlayan bebesiydi oğlum, şimdi bir bak. Tam tersine kızım da en sakin, kitaplarda anlatılan gibi bir bebekti, şimdi havada elektrik eksik değil, valla!
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Cesuranne Guguk Kuşu!
Valla, şapka çıkarıyorum önünüzde saygıyla eğilerek!
13 ve 15 gibi zor yaşlarında olan iki kızın üstüne özleyerek bebek beklemek, bambaşka bir duygu olmalı ki buna cesaret edilsin. Allah tamamına erdirsin, sağlıkla doğsun, analı babalı büyüsün bebeğiniz.
Ve bu kadar tecrübeyle söylediğin gibi, yardım şart.
Burayı okuyan tüm taze analara ve hamilelere kolaylıklar dilerim.:))

guguk kuşu dedi ki...

ve buarada özlemle beklediğim bebişimin de kız olduğunu duyurmak isterim herkese.
ama belki de beni bukadar cesaretlendiren en önemli şeyin, iki canım kıszmın da birer melek kıvamında oluşlarıdır. merhamet küpü, olgun kızlarıma burdan sesleniyorum: canım yavrularım sizi seviyorum.

Ekmekcikız dedi ki...

Oh, maaşallah!
Hep birlikte sağlıkla, mutlulukla büyüsünler!
Bu demektir ki, bebek doğduğunda annemizin en büyük yardımcıları küçük anne-ablalar olacak.
Ne güzel!
:)))

Serpil dedi ki...

Benim kız kardeşimin ikizleride sebepsiz akşam ağlamaları var ancak saç kurutma makinasının elektirik süpürgesinin vede boş radyao istasyonunun hışırtısının biri onları sakinleştire biliyor ...Bizimkiler boş radayo istasyonu hışırtısını seviyorlar ...Sizde bir deneyin ...Bizde teyzemin kızından duymuştuk onunkide saç kurutma aletinin sesinde uyuyordu kıznede olsa ...

Ekmekcikız dedi ki...

Serpilciğim,
Benim oğlan saç kurutma makinesini ve elektrik süpürgesini severdi!

Ama, bu boş radyo hışırtısını duymamıştım, çok sofistike bir seçim!

:))

SekerPembe dedi ki...

Sevgili Herkes,

Nihayet 1 saat uyuyabildim bugün. Hayat şimdiden farklı görünmeye başladı bile.

İyi niyetlerini gönderen herkese çok çok selam ederim, sağolun-varolun.

Gugukkuşu: siz bir cesur yüreksiniz:)