Pazar, Şubat 28, 2010

İSTANBUL

Çok genç ve yetenekli bir müzisyen tanıyorum.
"İstanbul" isimli bestesini dün dinledim ve hayran kaldım.
Bir kulak verseniz pişman olmayacaksınız.

Senenin en kısa ayının en güzel melodisini dinlemek için tıklayınız.



Arka plandaki sesler burada kaydedilmiş. Burası neresi mi?

.

20 yorum:

zapere dedi ki...

Nereden bilmiyorum aklıma o muhteşem kadın geldi...Nurlar içinde yatsın !

http://norotila.blogspot.com/2009/05/ona-yazilmis-en-guzel-yazi.html

fatma sancak dedi ki...

sütlü irmik helvası var mı buralarda? hımm.. dönicim efendim bu "istanbul"a..

:)

Ekmekcikız dedi ki...

Zafer Bey,
Yerinde rahat yatsın efendim, haklısınız muhteşem bir kadındı.
:)

Ekmekcikız dedi ki...

Fatmacım,
Vardı, yapmıştım, bak şurada:

http://ekmekcikiz.blogspot.com/2008/11/bir-gnn-yks.html

Ancak ölçü dersen, o yok işte!

Adsız dedi ki...

Kanlica?

www.elifsavas.com/blog

Ekmekcikız dedi ki...

Değil canım!
Bebek.
Bebek kahve, tam olarak!
:)

zapere dedi ki...

Bayan E' ortada gözükmüyor..Siz bilirsiniz Ekmekçihanım. Nasıllar,bir yaramazlık yok değil mi?

Ekmekcikız dedi ki...

Hiç bir yaramazlık yok Zafer Bey, merak etmeyin.
Biraz işler bastırdı bu ara, biraz da yazma tembelliğine takıldı.
Söyleyeyim de, artık yazdıklarını temize çeksin.
:)

guguk kuşu dedi ki...

denizin kokusunu duydum sanki

JoA dedi ki...

üniversitede hemen hemen her sabahın başladığı yerdi burası benim için. o zamanlar en tanınmış müdavimleri oya-bora'ydı. susamlı kaşarlı poğaça yerlerdi. bir sahne gözümün önünden gitmez hiç. oya, avucuna dökülen susamları bora'ya uzatmıştı sanki bir serçeyi besler gibi. bora da onun avucundan yemişti susamları. öylece, hiç konuşmadan. kahvede fiyatlar bu kadar uçuk değildi. ve affan henüz sağdı. hep anlatacak bir şeyleri vardı. her sabah, onun ve selo'nun günaydınıyla başlardı. hey gidi günler!

Ekmekcikız dedi ki...

Sevgili Annegugukkuşu,
:)

Şöyle derince içine çek denizin kokusunu, o zaman.
İstanbul'da artık heryerden güzel deniz kokusu duyulamıyor, ne yazık ki...

Ekmekcikız dedi ki...

JoA'cım,
Ben daha da eski halini bilirim. Yakın bir akrabam oralarda oturur, çocukluğumdan beri bilirdim.

Ne güzel bir sahne o anlattığın, severim ben Oya-Bora'yı...
:)

JoA dedi ki...

ekmekçikızcım o zaman belki asıl sahibi olan amcanın adını hatırlarsın. benim bir türlü aklıma gelmedi. affan'ın babası mı amcası mıydı neydi hani. hatırla lüfffeeen:)

bu isim hayatımda hiçbir şeyi değiştirmeyecek ama olsun:)

Ekmekcikız dedi ki...

Amcasıydı diye biliyorum.
Adamcağızın yüzü, boyu posu gözümün önünde, ama, adı...
Maalesef!
:(

miso dedi ki...

Ekmekçikızcım

Çok güzelmiş cidden :) The Hours'ı anımsattı bana...

marruu

Ekmekcikız dedi ki...

Misocuğum,

Senin gibi bir müzisyenin bunu söylemesi, genç müzisyeni çok mutlu edecektir. :))

fatma sancak dedi ki...

şimdi dinledim... dün akşam ki istanbul yürüyüşüm gibi... gerçekten güzel.

Ekmekcikız dedi ki...

Fatmacığım,
İstanbul yürüyüşünün güzergahını bilmiyorum, amma, gece ve İstanbul birarada güzel olmuştur, mutlaka!
:)

Mehmet Ali dedi ki...

Çok teşekkürler ekmekcikiz, ben bu besteyi yapan Mehmet Ali Şimayli...Başka şarkılarımı dinlemek için:

www.myspace.com/minimalistmusic

Ekmekcikız dedi ki...

Malicim,
Hoşgeldin, hep beklerim.
:))