Çarşamba, Mayıs 19, 2010

MÜRVER ÇİÇEĞİ REÇELİ


Aslında herşeyin sebebi, başlangıcı, şu reçel kavanozunun bir benzeridir.

Kardeşimin evinde gördüğümde, bu portakal dilimlerinin yanındaki ne ola demiş ve kafa kafaya verip onun mürver çiçeği olduğunu bulmuştuk.

Sonra arkası geldi; baharatçıya başka bir şeyler almaya gitmişken çay yapmak için mürver çiçeği alan birisiyle satıcı arasındaki konuşma ilgimi çekti. Ben de mürver çiçeği aldım ve bütün kış ıhlamur yerine mürver çiçeği çayı içtik.

Bu arada, mürverle eskiden olan bir likör maceramı hatırlayıp, tohumlarının peşine düşesim geldi. O sırada öğrendim ki, meğer mürver çiçeği tazeyken neler yapılırmış.


 Oya Hanım Kedili Mutfağında mürver zamanı geldi geçiyor diye yazıp da, üstelik ilgilenene verilmek üzere az miktar mürver kaldığını da duyurunca, Mine hanımla yazışmamız başladı.
Mine hanım, Mineflora'da çiçek, sabun ne isterseniz türlü doğal ürüne ulaşmanızı sağlıyor.
Üstelik zarif ve ince düşünceli bir insan.




Yazışmamızından bir gün sonra heyecanla beklediğim mürver çiçeği kutusu geldi, Mineflora'dan.

 

İçinde mürver çiçekleri çıktı, mis kokulu kocaman bir torba.




Bir de zarif mi zarif bir armağan.
"Bu kadar mürver sözü etmişken, sabununu deneyin istedim" yazılı bir notla.
Ahh, ne kadar naziksiniz Mine hanım!




Sonra, o mis kokulu mürver çiçekleri, portakal ve limonlu amber reçelinin can yoldaşı oldular.



Bir de, portakallı mürverli şurup ekstresi oldular.

Nasıl oldu derseniz, yanlışlık sonucu oldu, diyebilirim.
Evet, yanlışlık!
Mürver çiçeğinden hem reçel, hem şurup yapılabilir, hangisini yapsam diye düşünürken, ölçüyü kaçırınca, ikisi birden oluverdi.

Önce, 1 portakal ve 1 limonu kabuklarıyla birlikte, blenderda parçaladım. Bir tencereye koyup üstüne dört bardak şeker, 2 greyfurtun suyunu ve sekiz bardak içme suyu ekledim.
Meyve, şeker, su karışımı bir saate yakın kaynadı, sonra mürver çiçeklerini de içine attım, biraz daha kaynayınca koyulaşacağını umuyordum.
Heyhat! Ne gezer?
Eh, şurup ölçüsü ile reçel ölçüsünü karıştırırsan olacağı budur!
Keyfim kaçtı ve ocağı kapatıp, yattım; yarın sabah ilham gelir bakalım diyerek...
Nitekim geldi de!

Sabah suyun fazlasını süzdüm, şurup olsun diye bir kenara ayırdım.
Sonra meyvelerin ve çiçeklerin bulunduğu tencerenin içine, kışın bir reçel yaparken kullanırım diye ayırdığım ayva çekirdeklerine bir bardak su ekleyerek yaptığım doğal jöleyi ekleyip bir taşım kaynattım.
Vee, tamamdır!
Hem reçel, hem şurup hazır!

Katkıları için Oya hanıma ve Mine hanıma derin teşekkürlerimle...

Hamiş:
Bir de mürver meyvesi, tohumu bulsam sonbaharda ve likör yapıversem, harika olacak ya... Kısmet!
.

14 yorum:

Hale dedi ki...

ben bir recel yapma hastasi olarak, bu receli denemek istiyorum ama Murver nedir , nerede yetistirilir, nereden bulabilirim, ingilizce ismi nedir bilginiz varsa yazarsaniz sevinirim. Cok ilgimi ve bilgimi cekiyor, tabiki tadini bilmeden agzim bile sulaniyor diyebilirim :)

Gamlı Baykuş dedi ki...

Eeee komşuda pişer bize de düşer. :))) Reçeliniz pek lezzizdi komşucum. Ellerinize kollarınıza sağlık. Acaba diyorum bir mürver fidanı bulsak da bahçeye eksek mi ne dersiniz?

Oya Kayacan dedi ki...

Konuda adıgeçer olarak, vallahi harika bir iş kotarmışsın sevgili Ekmekçi Kız ;) Şu bir taşla iki kuş vurmak hali var ya, ben de haylidir bilinçli olarak yapıyorum bu işi. Suyunu fazla kaçırdığım bazı reçellerle uyanmıştım bu duruma, aynı sen gibi! Şimdi sevdiğim lezzetlerden reçel sularını şişeleyip saklıyorum.

Bu işi meyvelerin reçelleşmiş hallerini kavanozlara doldurduktan sonra, tencerede bıraktığın fazla sıvıyı daha da kaynatıp ağdalaştırarak yaparsan eğer..., dondurma vs. gibi tatlı servislerine sos olarak da kullanabilirsin.

Hale için elderflower mürverin ingilizcesi..

fatma sancak dedi ki...

ne güzel komşular var hala, kendisine selam ediyorum buradan.

:)

elektra dedi ki...

yok cancağızım, bu böyle olmayacak, ben en sonunda bir tv programı ayarlayacağım, ünün dünyaları aşacak, valla. demedi deme martham stewart'ım benim:)

Ekmekcikız dedi ki...

Hale hanım,
Hoşgeldiniz. :)

Oya hanım, İngilizcesini yazmış, bir de benim yazının içinde andığım eski yazının linkine tıklarsanız, orada daha ayrıntılı bilgi bulabileceksiniz.

Sevgiler.

Ekmekcikız dedi ki...

Komşum,
Valla iyi fikir!
Yanlız biz böyle her özendiğimiz ağacın fidanını bulup bahçeye ekelim deyip, tembellik ediyoruz. Bir gün bir fidanlıka gitmeliyiz ya, şimdi mevsim geçti. Ekim ayında kesin bunu yapalım.
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Oya Hanım,
Hayranınızım efendim ve izinizi sürüyorum.
Harikasınız!
:))
Ben de kafama göre, durumun getirdiği gibi manevra yapmaya bayılıyorum. Usul erkan sevenlere ters düşse de, bu yolun keyfi bol...
:)

Ekmekcikız dedi ki...

Fatmacım,
Komşum şansım ve çok hoş bir komşuluk hikayemiz var, bak burada:

http://ekmekcikiz.blogspot.com/2009/07/komsu-komsu-huuu.html
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Elektracığım,
Ayarla gülüm!
Martha da Stewart da olmazsam!:))

Yok yok olmayayım.
Kadın sonunda kibre kapılıp hapislere bile girdi, yahu!
:)

Oya Kayacan dedi ki...

Gamlı Baykuş'a ve mürver fidanı isteyenlere açık duyuru: www.mineflora.com 'da boyu bir metreye ulaşmış mürver çelikleri sadece 15 TL...
Ben %5 alıyorum malûm ;))

音楽 dedi ki...

kendisini o kadar görüyormuşum da ismini bilmiyormuşum, ne cahillik. hem de çok güzel bir isim, mürver çiçeği. artık orda burda söyler söyler hava atarım, mürver mürver diye :)

Ekmekcikız dedi ki...

Oya hanım,
Bilgi için teşekkürler de, pek az almıyor musunuz?
:o))

Ekmekcikız dedi ki...

Müziciğm,
Sende ricam, orada burada gördüğün mürverleri belle, hatta çiçekliyken bir kaç tanesinin üzerine kurdela filan bağla. Yaz sonunda meyvesinden toplamanı rica edeceğim, malum illaki yapılacak bir likör projemiz var!
:))