Cumartesi, Temmuz 17, 2010

"ADA VAPURU"

Akşamüstüydü.
Rutubetten, ağdalaşmış şekerleme kıvamına gelmiş, akmaya başlamama ramak kalmıştı. Telefonda dillendirdiğim "ada'ya gitsek" teklifim kabul görmedi. Eh n'apalım, niyetlenmekle olmuyor ki!
Ms. Melty aradı "seninle konuşmam gereken bir-iki konu var, karşıya birlikte geçelim mi?" diye sormaya.
Kırar mıyım kadim dostumu? İyi de, karşıya geçip iskelede kalıvereceğim, Melty yine koşturup başka yere yetişme telaşında.
Hiç olmadı serin bir sinema salonuna atayım kendimi bari, şu "Oyuncak Hikayesi" filmi ile neşeleneyim. Hımm, belki komşum da bana eşlik eder.
Komşuma mesaj salladım: Bostancı, sinema, iskele, ada sözcükleri geçen birkaç yazışmadan sonra, "kaç vapuru, tamam hemen geliyorum"la bağlandı haberleşme.
"Ada vapuru" isimli motorla Burgaz adasına gittik.
Faytonla Kalpazankaya'ya çıktık.
Günbatımını seyrettik, balık yedik, şarap içtik.
Komşum fotoğraflar çekti, sanırım onun sayfasında ada sefasının fotoromanını görebileceğiz.
Şenkuşumun kafasını balon kıvamına getirdim sanırım, öyle çok ve öyle inanılmaz hikayeler anlattım ki!...
Günbatıp, karanlık çöküp, ay denizde yansımasını bırakırken, yokuş aşağı vurduk kendimizi, yürüdük.
Sahilde kayıklara, motorlara bakarak dondurma yaladık ki, sakızlı dondurma nefisti ve bittiğinde dişlerimize sakız parçaları yapışmıştı.
Dönüşte yine "Ada Vapuru" almaya gelmişti bizi, sanki koca İstanbul'un vapurlarının kıtlığına kıran girmiş gibi.
Öyle yorulmuşuz ve hava öyle çarpmış ki, dönüş yolunun son çeyreğinde uyumuş kalmışız ikimiz de.
Günün sonunda, anlık kararla gelişen ada gezisi için kendimizi kutladık, yaşadığımız güzellikler ve aldığımız nefes için şükrettik.



Bu hep bildiğimiz Ada Vapuru'nun Ceza'nın yorumu.
Bu da ne ben bildiğimi isterim diyene, şurada bir tık uzaklığında Ada Vapuru.

.

4 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Kıskandım mı desem, imrendim mi?
:)))
Bana "ada" de canımı al:)
Önümüzdeki cuma 3-4 günlük bir İstanbul durumum var, gerçi geziden çok nikah-düğün koşturması ile geçecek, ada mada hakgetire ama yine de araya birkaç istanbul güzelliği sığdırabilirim herhalde.
Keyifli günlern hiç bitmesin diyorum Ekmekçim...

guguk kuşu dedi ki...

valla leylak dalını bilmem ben accaipp kıskandım.

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Leylakcığım,
Madem yolun İstanbul'a düşüyor, ada olmazsa, Moda'ya gideriz. :))
Fırsat bulursan, görüşür hasb-ı hal ederiz.
Bekliyorum!
:)

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Gugukcuğum,
Hiç kıskandırmak amacımız yoktu inan. Yine de varsa böyle bir etkisi, affola!
:)