Çarşamba, Aralık 29, 2010

USUL USUL BÜYÜYOR

Önce toprağın üstünde, minik yeşil çıkıntılar vardı; hani şöyle bir elinle  temizleyivermek isteyeceğin, ama altındaki soğanı görünce -pardon pardon!- yanlış yapmaktan çekinip, cayacağın.
Sonra, o minik çıkıntılar uzamaya başladı; hımm soğanların filizleri  büyüyorlar!

Derken, o filizler boylandı da boylandı.
Aa! Ne görünüyor öyle? Ortalarından başka bişeyler -daha açık renkli bunlar- belirmeye başladı.
Tomurcuk onlar tomurcuk!



Şimdi bekliyorum. Onların büyümesini, çiçeklerin hangi renk açacaklarına dair tahminler yaparak bekliyorum. 
Keşke diyorum, gün gün çekseydim fotoğraflarını, sümbül güncesi olurdu.
Öyle usul usul büyüdüler ki, farkettirmeden, sakince... Ancak bu kadarını yakaladım şimdilik.

.

23 yorum:

guguk kuşu dedi ki...

amanda aman, mis gibi kokar şimdi bide onlar...yanına oturulur, necafe içilirrr, kitapta okunurrrrrr, becerikli ekmekcikız bide kek yaparrr, beni de çağırırrrrr...ben de kendime bonzai aldım, habire onu izliyorum. (kim hediye ister demişsin yanda, ben kimseden beklemiyorum, kendime en istediğim şeyi alıyorum, tamammmm)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Gugukcuğum,
Kendine hediye almakla ne iyi etmişsin!
Olsun, sen yine de oradan keyfine göre bir "ışık" seç istersen.
:))

beste dedi ki...

bir kiz bir erkek pardon bir pembe bir mavi goruyorum ben buradan:)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Olsun öyle; bi kız bi erkek olsun hem de bi mor, bi beyaz da olsun!
:))

Leylak Dalı dedi ki...

Geçen yılın soğanları mı bunlar?
Ne güzel kokar şimdi bunlar açınca. Sümbüller bana hep henüz çok genç bir kızken, erken bir baharda, geçirdiğim ameliyatın sonrasında kapıda elinde koca bir demet mor sümbülle beliren, çok genç yaşta kaybettiğim benden 9 yaş büyük dayımı hatırlatır. Gördüğüm her sümbülde onun o çapkın gülüşünü görürüm. Umarım huzurla uyuyordur o ve umarım senin sümbüllerin de rengarenk açarlar...

Leylak Dalı dedi ki...

Ha, ben de kendime hediye aldım ama o çamın yanındaki koltuğa oturup çay içip giderken de bir paketi koltuklayıp götürebilirim:))))Bence sen o fotoğrafın kapısını kilitli tut, yoksa size birşey kalmayacak:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Leylağım, buncağızlar geçen yıldan kalma mı bileycem, hediye geldi bana yenilerde.
İki satırla dokunaklı bir hikaye anlatmışsın ya, içim buruldu o genç ölüme. İlk açacak sümbül onun anısına olsun, he mi? :)

Hediye ağacının dibindekilerden istediğin kadar koltukla götür canım, her ziyaretçi hediyesini alsın. Hediyeler de ağacı da gitse, değil mi ki o manzaraya bakan koltukta ben oturuyor olacağım...
:))

guguk kuşu dedi ki...

denedim olmadı amaa:D

YEMEK VAKTİ dedi ki...

arada yine göster bize..ne güzel yakalamışsın :)

Nehir İda dedi ki...

Ne güzel sürpriz olmuş. Bana olsa korkardım:)) Tabiii eskiden artık ben de seviyorum bakıyorum... çiçeklerini de görmek isterim.

fatma sancak dedi ki...

ben hediye isterim. soru soruluyor ama cevap verecek yer yok orada :/

sümbüller ne kadar güzel olmuş öyle. acaba ben de yapabilir miyim? çok severim sümbülü, bizim köyde yabanisi vardı bunların. kış mevsimi ne iyi geliyor insana çiçek. sümbül güncesini merakla takip edeceğim :)

"penbe, sünbül" sün/bül ism bile ne hoş... neyse, mutfağa kadar gittim, dönücem.)

aslı hayvanı dedi ki...

ekmekçim, benim sümbüller de seninkiler kadar gelişmiş olmasa da baş gösterdi. hatta geçen bahar aldığım kokulu karanfilim de iki tane açtı hatta ve hatta begonvilim ilk kez çiçek verdi bu sene, aralığın sonunda :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Gugukcuğum,
Fotoğraf ne yazık ki interaktif değil, olsaydı keşke!
Şimdilik verdiği duyguyla yetinmek zorundayız. :(

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Aylinciğim,
Göstereceğim, söz!
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Ebrucuğum,
İnan sayende çok şey öğreniyorum; benim çok sevdiğim çiçeklerin sevdiğim insanların bazısına korku vermesi fikri de bunlardan biri.
Kesinlikle haklısın, benim gözardı ettiğim konu, onların da canlı olduğu ve bir canlıyla yaşamak fikrinin insanı zorlayabileceği.
Yeni canlılarla birlikte yaşama maceralarında arkandayım!
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Fatmacığım,
O soru aslında bir sunma sayılır; "buyrun buradan" demek çok düz olmasın diye...
:))
Sümbül mü, sünbül mü, pembe mi penbe mi?
Di mi?
Bakacağız artık!
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Aslım,
Bu nasıl bir nebat ortamıdır böyle?
Sen nasıl dev bir adım atmışsın?
Ebru okudun mu bak, Aslı da sendendir!
;)
Kokulu karanfile bayılırım, şimdilerde pek de bulunmuyor ya, ne güzel!
:))

aslı hayvanı dedi ki...

şansa çıktı ya, ben de bilerek almadım. kapalı camekanda duruyor, bütün mekanı kokuttu. müthiş bir şey.

nebatın bu kadar keyiflenmesini normalde asla bulamadığımız 20-22 li derecelere veriyorum. malum kasım'dan beri hava tam bitkilerin bayılacağı cinsten. hem güneşli, hem ılık.

Nehir İda dedi ki...

Yalnız değilmişim:)

şule dedi ki...

ne güzel olmuş. fotoğraflarıyla bile şenlendim :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Aslıcım,
Bir çeşit daimi sera hali vardı, evet. Şimdi kış geldi ya, bakalım bir haftalığına mı biraz daha kalacak mı?
:)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Kat'tiyen yalnız değilsin Ebrucuğum!
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Şulem, bugün o bitişik tomurcuklar kat çıktı adeta, yükseldi, araları açıldı.
Bakalım yarın neler olacak?
:))