Pazar, Ocak 30, 2011

olasılıktan olasılıksız olasılığa...

hafta roller coster sürüşünde geçmişti ya, hiç değilse hafta sonu sükunet ummaktaydım.
cuma akşamı için neolitik hanım'la bir kıyıcıkta oturup, iki satır hasb-ı hal etmek üzere sözleşmiştik.
akşamüstü çocukların karne aldıkları ve keyiflerinin yerinde olduğu haberi de geldi. ohh, tamam, hafta sonu umulan sükunet için bunun iyi başlangıç!
arzu ç. akşam bir konsere gidecekmiş. bizi görmek için yanımıza uğramaya niyet edince, neş'em arttı.
demeye kalmadı, neo'nun işinde umulmayan bir sorun çıktığı, birilerinin yapacağı işin sonucunun beklenilmesi gerekeceği, bu nedenle buluşma saatinin belirsizleştiği haberi geldi.
hay aksi, olmadı bu! ne güzel hayaller kurmuştum. gerçekler hayalleri fener ışığına çevirdi.
neyse, arzu ç. yetişti; kısa bir sıcak şarap, çorba, çay sohbeti. yanısıra özlenen arkadaşı görmenin sevinci, karşılıklı biriken haberlerin akışı...
gece.
sonunda rahat bir uyku.

üstüme yığılanı kaldıran, bana olumlu enerji veren şey hareket halinde olmak, egzersiz yapmak.
egzersizden sonra dinlenirken ne yapılır? "seni rüyamda gördüm, seyahate gitmiştik, nasılsın?" merakıyla arayan okul arkadaşıyla, güzel bir kahve sohbeti.
haber akışında sevinç ve şaşkınlık nidaları, teselli sözcükleri...
ardından haftalık alışveriş, sebze ayıkla, meyve yerleştir, arada çocuklarla telefonlaşıp karşılıklı haberdar olurken, "ateşim var, anne" haberi:
ilaç alıp, dinlen yavrum.

akşama şule'mle hasret gidereceğiz ya, nerde buluşmalı?
"bana gel, bi köfte, yanına salata yeriz, otururuz".
karar verdikten iki saat sonra "ben fena oldum, her tarafım kırılıyor, dökülüyorum, yatacağım, gelemeyeceğim galiba" haberi.
gelemeyen misafir için dertlenirken, gelebilen misafirleri karşılama heyecanı.
önce bu haftaki pansiyonerimiz "sarma" beyi getiren kardeşim ve yeğenim. ardından eski kapı karşı komşum, yeni kiracım gamlı kuşum.
"anne, daha bavul toplamayı tamamlayacağız", "kayınvalidelere yemeğe gidiyoruz", "annenizle buyrun beklerim", "sözleşmeyi yazayım hemen", "hayırlı olsun!", "hepimize!"
akşam tv karşısında boş bakışlarla oturmaca, taa ki uyku gözkapaklarına abanıp, "koş yatağa" desin.

fakülte arkadaşı, mahalle komşusuna dünden söz verilmişti: "kahvaltı yapalım, yürüyerek gideriz".
yürüyüş sağlıktır evet de, pazar sabahı hava buzz!
aldırmıyor, yürüyoruz, bere, eldiven, kapüşon sarınıp, bürünüp.
kahvaltı bitti, kahve falı saati geldi; "bu kafasında koca şapka olan sen misin? ne çok düşünceler var aklında! iyisine de sevinememişsin olanın, bu kadar tasa etme, iş olacağına varır".

akşamüstü çay saatinde "torinim" geldi!
aslında "yeğenim" sayılır ya, diloş biraz da torinim, ama torunum değil haaa!
çok tatlı olmuş, çook! geçen defa emekliyordu, şimdi yürüyor, koşuyor, kelimeler söylüyor. pembiş annesini de, "nene"sini de koşturdu durdu peşinden:
kedi mamasının tadına baktı, saksıdaki toprakları havalandırdı, televizyon kumandasıyla kılıç kalkan oynadı, "sarma"yı mıncırdı, kek yedi, şekerin tadını beğenmedi, şarkı söyledik el çırptı, oynadı...
hasılı, iki laf edemedik.

bakar mısınız, diloş'ta hiç kül yutacak göz var mı? anneyle, teyze sohbet edecekmiş de, filan falan...
hahayattt, olası mı deneyin bakalım!


diloş gitme hazırlığındayken, kızımın ateşinin bir türlü düşmediği haberi gelince, telefon trafiği başladı:
doktorla konuşmalar, şehrin öbür yakasındaki kuzu için endişelenip, yapılacakları babaya anlatmalar, geceyi rahat geçirsin diye dua ederek, en sonunda "şimdi daha iyi" haberi gelene dek...

.

10 yorum:

şule dedi ki...

ne güzel buluşup dertleşçektik oysa ki :(

Köşenin Delisi dedi ki...

geçmiş olsun :(

ya ne güzel siz istanbullu blogcular buluşabiliyosunuz, çok kıskanıyorum valla... bi kaçıp gelsem şu memleketinize artık ne güzel olur.. hem frida-diego sergisini de görmek istiyorum... bakalım, belki..?

Hayatın Süs Payı dedi ki...

Kıskandım sizi :):)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Şulem,
Sen iyi ol, biz dertleşiriz bir kaç gün sonra da olsa...
Öpüyorum.
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sağol Elifciğim,
:)

Keşke gelebilsen!
Bu defa da kış ve soğuk hava engel olur diye korkarım.
Yine de bir plan yap sen, bekleriz. :))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Arseliceciğim,

Ehem ehem!
Nazar etme ne olur, çalış senin de olur!
;)

aslı hayvanı dedi ki...

hep belabel bi köşeye kıvrılıp yatalım. geberiyorum ben de hastalıktan :(

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Aslım,
Sen de mi?:((
Geçmiş olsun, iyileş de soğuk havanın keyfini çıkar, bir an önce.
:)

Gamlı Baykuş dedi ki...

Sevgili komuşm, yeni ev sahibim, cumartesi gecesi pek bir keyifsizdiniz. Aklım sizde kaldı. O kadar koşuşturmacanın içine bir de ben geldim, rahatsız oldum aslında. Anne, kardeş, yeğen keşke yalnız bıraksaydım dedim. Neyse annem gitsin bir hasbıhal ederiz.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Şenkuşum,
Aşkolsun! Rahatsız olacak ne var ki? Hiç dert etme. :)
Keyifsizlik hali dediğin, hayatın hallerinden biri daha.
O da sıradanlaşacak eninde sonunda. :))