Cumartesi, Şubat 19, 2011

En zor şey, karanlık odada bir kara kediyi bulmaktır, özellikle odada kedi yoksa.*

*Konfüçyus

İnsanlar, birbirlerine kendi senaryoları doğrultusunda roller verip, karşılarındakinden bu rolleri gerçekleştirmesini bekler oldular.
Sonuç, düş kırıklıkları, kızgınlıklar ve kendimizden kaynaklandığını bir türlü kavrayamadığımız yalnızlık.**


**Hayat
Engin Geçtan
Metis Yayınları




Fotoğrafta sureti görünen şahane oyuncular, kekeme kralı anlatan filmin  başrollerindeler.
Zaman zaman sıkıcı olabilen filmi seyredilir, daha da ötesinde beğenilir kılıyorlar.
Sol baştakini ve ortadakini seviyorum evet, sağdakine ise düpedüz bayılıyorum.


Filmin, oyunculuk gösterisi gibi olan bir bölümünde, muhteşem Beethoven'ın 7. Senfonisinin notaları  görüntüyü misliyle etkili hale getirmişti.

Buyrunuz, dinleyin.


.

10 yorum:

guguk kuşu dedi ki...

Konfüçyusun bu sözünü zen ile ilgili bir kitapta okumuş çok beğenmiştim. Engin Geçtanın hayat adlı kitabına gelince, kendisi başucu kitabımdır. Tekrar tekrar okurum.Her elime aldığımda mutlu olduğum, sevdiğine duyulan özlem kadar özlem duyduğum bir kitaptır. Herkese ama herkese tavsiye ederim. Kısacık ama içi dopdolu bir kitap. Hani bir küçücük fıçıcık içi dolu turşucuk türünden:D
filmi kısman izledim. Eşim filmlerin divx formatlarını herkesden önce indirir alt yazılarını bulur uyumlar. İzlediğim kadarı ile etkileyiciydi.
Bu arada, sen de bir küçücük fıçıcık ve içi dolu turşucuksun ekmekçikızcım. Sağol.

dalgaizleri dedi ki...

Kimseden bir şey beklemezsem hayal kırıklığına da uğramam diye düşünüyorum. Kendimce mutlu olmanın yollarını arıyorum...

Sıkıcı diye tabir edilen filmleri hep daha iyi bulmuşumdur.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Gugukcuğum,
Teşekkür ederim iltifata...
:))

Engin Geçtan'ın Zamanesini çok beğenmiştim.
Şimdi fırsat buldukça diğer kitaplarına tekrar göz atıyorum. Düşüncelerinin gelişimini ve hayatı algılayışını anlatışı hoşuma giiyor.
:)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Burak,
Sıkıcı film vaaaar, sı-kı-cı film var! :))

Bu filmi hangi sıkıcı kategorisine sokarım bilmiyorum; belki artık alışıldık, tanıdık konu olmak, anlatımında sürpriz bulunmamak denebilir.
Bir de genel algıya sıkıcı gelen, az ilgi çeken, ancak azınlık için çok önemli söz söyleyen sıkıcılar var.

İnsanlardan bir şeyler bekleyerek daha çok onları mutsuz ederiz, bence.
Biz, mutsuz olmak istersek kendi başımıza da çok imkan yaratabileceğimiz gibi, tersini tercih ettiğimizde -yani kararlı bir mutlu insan olmayı- yine onun da yolunu buluruz.
:)

neo dedi ki...

ben de biraz sıkıcı buldum ne yalan söyleyeyim, o kadar çok dalda ödüle aday olması da enteresan geldi ama doğru dürüst film de yok pek bu sene.

konfüçyüs'ün lafı da süpermiş bu arada :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Neocum,
Oscar'da pek çok dalda ödüle aday olmak, bir film için dezavantaj olabiliyor. Bakıciiz artık, C.F.'nin En İyi erkek almasının dışında ne kadarı gerçek olacak?;)

Daha ne laflar var o kitapta, yazayım her gün bir tane...
:)

Lilium Bosniacum dedi ki...

kolin fırta gel de bayılma. adam öyleee dursa yeter :)))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Bir İngiliz, C.F. için "düşünen kadınların pin-up boy"u demiş!
Çok doğru! :))

miso dedi ki...

meraba :)

Şey diycektim ben; sağdakine lütfen sulanmayalım. İlk ben gördüm, ilk ben aliciyim :))

marruu

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Meleba Misoş!
Nerelerdeydin sen yavu?! :)
Şimdi sağdaki konusunu şöyle halledebiliriz; kısa çöpü çeken kaybeder.
Nasıl?
:))