Cumartesi, Eylül 17, 2011

BEYOĞLU'NDA GECELERE AKMAK MI? SİZ SULTANAHMET'İ GECE GÖRDÜNÜZ MÜ!

Büyük şehirlerin turistik yerleri, diyelim ünlü tarihi eserlerin, sarayların oldukları meydanlar, geceleri ıssızlaşır. Gündüz vakti kalabalıktan adım atılamazken, gece çıt çıksa duyulur.
Her adımda İstanbul tarihinin üstünde yürüdüğünüz Sultanahmet meydanı da böyledir.
Böyleydi, daha doğrusu.

Dün akşamüstü yolum Sultanahmet'ten geçti. Uzun zamandır gündüz iş peşinde koşmak dışında meydana uğramamıştım. Meydana "artık el ayak çekilmeye başlamıştır"ın saatinde ulaştığımda şaştım kaldım, dünyanın merkezine düşmüş hissine kapıldım. Yedi düvelden, yetmişyedi milletten insanlar, hareket, canlılık, enerji, ...
Bir turist grubunun rehberinin elindeki bayrağı izleyerek yürüdüm bir süre, kendimi turist saydım, içimde muzip bir sevinçle.


Bu kadar eğlence yeter dediğim sırada meydanın gizli bahçelerinden birine ulaştım. Çay saati geçmek üzere, ama olsun. Çay isteğimizi nazik garsonlar hemen yerine getirdiler.Geriden duyulur duyulmaz  hoş bir müzik sesi, bahçenin ortasındaki havuzdan da su şırıltısı geliyor. Kuşlar akşam banyolarını alıyor, cıvıldıyor.
Yeşil Ev, yıllardır her oturduğumda, orada geçirdiğim her zamanda içimi huzurla doldurur. Öyle oldu, yine.


Meydanda uzunca bir yürüyüşten sonra, Cankurtaran'a doğru yollandık. Hedefimiz Balıkçı Sabahattin'e ulaşıp, kalabalık henüz bastırmadan ve gece serinliğine kalmadan az meze ve az balık yemek.
Lokantanın  gelene geçene en hakim noktasına kurulduk ve deniz börülcesi, midyeli pilav, torik, ince kıyım roka domates salatası ve ızgara palamuttan oluşan seçimimizin tadını çıkardık.
Arada buzlu bademci geldi, kaçırmadık. Üstüne dondurmalı  irmik hevası da yedik mi, bir güzel?!
Eh artık, yolcu yolunda gerek.


Derken efendim, yan masanın ve bizim masanın kılçıklarının sahipleri gelmez mi?
Garson gelene kadar, sessizce işlerini hallettiler bile.
.

4 yorum:

Işın dedi ki...

Sultanahmet'i severim tabii ama Cankurtaran bence bir başka güzeldir, keyiflidir. Sefanız olsun, afiyet olsun !

ZELİHA dedi ki...

Ahhh ah,İstanbul'da olmak vardı ya..
Çok şanslısınız çok..

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Işıncığım,
Cankurtaran eskiden -ben iş için adliyeye gidip gelirken mesela- öyle tenha bir semtti ki, şimdi pek canlı olmuş.
Güzel. :))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Zeliha hoşgeldiniz! :))
İstanbul'a da hoşgelirsiniz umarım.
:)