Perşembe, Mayıs 03, 2012

bugün böyle...

cep telefonumu evde unutmuşum.
farkettiğimde dönüp almak için çok geçti, dönsem deniz otobüsünü kaçıracağım.
şimdi nasıl rahatım!
böyle bir hafiflik, özgürlük duygusu içindeyim, tatile çıkmışım sanki. anlaşılan bugün ihtiyacım olan buymuş...


dün akşam ve bu sabah kızım bana tosladı, yine. okuldan gelince çok yemiş, bu kadar yemek onu şişmanlatıyormuş. tabii ki bunun doğal sorumlusu ve de suçlusu benim!
"yavrum, inceciksin biraz egzersiz yapsan harcarsın o fazla kaloriyi" diyecek oldum, hemen gerekli ters cevabı aldım.
anladım ergen de, bu kadarı fazlasıyla kalp kırıcı oluyor, zorlanıyorum...


genç bir adam taksim meydanında, telefonda konuşuyor. yanından geçerken duyuyorum: "beşiktaş iskelesine doğru geliyorum".
bu nasıl bir geniş gönüllülüktür böyle, henüz taksim'de meydanda iken, kendini beşiktaş'ta iskelede saymak?
telefonu elinden alıp, karşısındakine "uyduruyor!" diyesim geldi...


sabah büroda internet kesik.
neden?
ödenmemiş fatura varmış.
teallaımyav!
git ptt'ye öde, telefon et, açsınlar, sonra herkes bağlansın, sen bağlanama.
neden?
internet kablosu yerinden çıkmış!


şimdi, daha bir diyeceğim yok. ben susuyorum. sesim olsa yma sumac gibi çığlıklar atsaydım...


12 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Heheh ben o cinsin kuaförde fön çektirirken telefondaki kızkardeşine annemin ilaçlarını yazdırmak için sağlık ocağında kuyruktayım şimdi diyenini de gördüm:))
Arada ben de unutuyorum telefonu evde, hakikaten kıyamet kopmuyor:)))
Öperim Ekmekçim, susma sustukca seni şarkı söyleyemez sanırlar:))))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Leylağım,
Sahiden yahu!
Ses yükseltmek şart, nezaket yaramıyor çoğuna...
;)

Nehir İda dedi ki...

Telefonu evde unutmak sahiden nasıl güzel arada bir başıma geliyor ama vahim olan ekmekçim ben ev telefonunu çantama atıveriyorum. Dalga geçiyorlar 'çekiyor mu bari'
Güzel ergenin kısa zamanda gönlünü alacaktır güzel bir öpücükle.

Beyaz Sayfa dedi ki...

Off ekmekçim off..Onların ergenlik halleri bizleri gerdi..bende çok muzdaribim..ama idare etmek durumundayız işte..küçükken söylenen her söz şirin gelebiliyorda, büyüdükleri zaman hakketen zor oluyor yahu..

Özlemaki dedi ki...

ben de aynı filmi gördüm bu ara. Ergen Yunusaki, yemeklerimizi ayrı yemeyi talep etti. Ben onun iştahını açıyormuşum!

hafif abi dedi ki...

ergenle yaşamak zor zanaat çavdar teyzem. bilmez miyim! ahhh ahhh :(

telefon meselesine gelince... evde unutmak gerçekten çok şahane oluyor. bir de ben sizinkilerden daha beterini gördüm: adam kadıköy'den telefon ediyor karşısındakine: "kızılay'dayım şu an şekerim!" vallaha da billaha da aynen bu şekilde vuku bulmuştur :)

elektra dedi ki...

hahaha:)) bir an o dediğin şeyi yaptığını düşündüm, hatta bir eylem planı olarak bir tim oluşturup hepimiz rastladığımız yerde yalancıların telefonunu kapıp "yalaaan" diye bağırıp kaçalımı düşündüm. yeminle üç dakikalığına ünlü bile oluruz bu eylemlerimizle:)) bir de kostüm ayarlayalım time, nasıl?? ps: bunca terslik kedidir kedi:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Ebrucuğum,
Valla benim pek başıma gelmez, pek bir derli topluyumdur, eşyamı sağa sola bırakmam. sanırım o nedenle unutmam. Bugün aklım dağılmıştı, işte.
Senin gibi ev telefonu taşıyan bir arkadaşım daha var. :))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Beyazcığım,
Geçecek bugünler elbet, ya...
h işte, bizim de kendimize göre zor zamanlarımız oluyor ve idare güçleşiyor.
:)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Yunusakiyle, benim çiçekkızı buluşturalım Özlemciğim, birbirlerinin iştahlarını kapatsınlar.
Nasıl?
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Abiciğim,
Elektra'nın tim kurma önerisine ne diyorsunuz?
Valla benim aklıma yattı!
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Elektram,
Hem de kostümlü tim!
İnan bayıldım. :))
Hayır ben öyle acayip doğrucu bir davutum ki, bu cep telefonlarının mobilliğini kullanıp uyduruk üstüne uyduruk sallayanlara ifrit oluyorum.
Oysa, insanların mayasında var bu. Cep telefonu sadece işi daha kıvrak hale getiriyor.

Şimdi sen kedidir deyince hatırladım, başka saçmalıklar da oldu da onları unutmayı tercih ettim.