Pazartesi, Kasım 19, 2012

OLMAYA DEVLET CİHANDA BİR DERİN SAĞLIKLI NEFES GİBİ!

Okudum ki, insan pek çok durumda ve çeşitli nedenlerle duygularını ifade edemez ve içinde hapseder. 
"Aman canım, ne olacak duygu dediğin!" demeyiniz. 
Hepimiz etten kemikten yapılma canlı ve enerji dolu varlıklarız ve duygularımızı düşüncelerimizi elle tutamasak da onların da enerjileri var.
Dolayısıyla, içimizde hapsettiğimiz duygular, içimizde hapsettiğimiz enerjilerdir.
Hapsedilen, sıkıştırılan, kapatılan, ifade edilemeyen her nesne gibi, duygular da o sıkışıp kaldıkları noktayı bir şekilde zorlayacaklardır.
Nasıl mı?
Kimimiz, o duygu içimizde kalsın diye nefesimizi az az, sönük alırız, onu ciğerimizde tutarız.
Kimimiz,  karnımızı kasarız midemizde sıkıştırırız, o da midemizi yakar, ağrıtır.
Kimimiz, sanki sırtımızda taşırız o duygusal yükü, iki büklüm eğilir sırtımız.
Kimimiz,  çözemediğimiz düğümü kafamıza hapseder, zavallı başımızı ağrıtır da ağrıtırız.

Galiba, herşeyden önce sağlıklı derin nefesler almaya çalışmalı. Bir tutukluk varsa, dönüp kendimize bakmalı o vakit; neyi tutuyorum içimde acaba?

4 yorum:

Özlemaki dedi ki...

elzem bütün bunlar (ve Louis Hay, "Düşünce gücüyle tedavi" bugün Beste'mize doğru yola çıktı.)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Özlemciğim,
İyi yapmışsın kitabı göndermekle, ben de okumuştum.
İnsan zaman zaman kendisini ihmal ediyor, hiç değilse arada bedenimizi hatırlamak iyi oluyor.

semmma dedi ki...

sıkıntımı midemden çıkardığım şu dakikalarda bu yazıya rastlayıp "eeeh yeter ulan üzül üzül nereye kadar" diyebildiysem; midem bu rahatlamayı size borçludur sayın yazar(:

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

3m'li Sema, hoşgeldiniz! :)
Umarım, bu anlayış ve sonucundaki rahatlama uzun süreli olacaktır. :)