Salı, Kasım 20, 2012

ORMAN


Ormana gitmeyi o kadar çok istiyordum ki...
O yeşil denizinde huzurlu bir zaman geçirmeyi, ışığın ağaçların dalları arasından bulduğu boşluklardan süzülmesini görmeyi, sararan kızaran yapraklara  bakmayı, kuru yaprakların hışırtılarını dinlemeyi...



Ağaçların köklerinin nerelere kadar yayılabildiğini izlemeyi, topraktaki mantarları, sarmaşıkları, otları, yosunları keşfetmeyi...


Yürürken ve konuşurken, bir an "dur, dinle!" ormanın sesine kulak vermeyi, hafifçecik bir esintide dökülen yaprakların sesini derin bir huşuyla duymayı, yüce bir ağacın gövdesine dokunmayı...



Toprağın kokusunu, üstüne dökülmüş türlü çeşitli yapraklarla  ormanın kokusunu duymayı öyle çok özlemiştim ki...

6 yorum:

guguk kuşu dedi ki...

orman çocuğu gibi hissettim hep kendimi belki karadenizli oluşumdandır. en sevdiğim koku odun kokusu oldu hep....ne güzel bir gün geçirmişsin:)

Özlemaki dedi ki...

beni de götür. Ben çok yorgunum ekmekçim. N'olur beni de götür.

Yasam Esintileri dedi ki...

Mumkun olsa en cok istedigim sey ormanda yasayabilmek..kokusu yeter..

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Gugukcuğum,
Ah! Sen Karadenizli misin? :))
Dağlar dolusu orman yerine düz ovada yaşamak! Kolay değil, sanırım. :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Özlemciğim,
Gitsek ormana sırtımızı kalın meşe ağaçlarına dayasak ve ormanın sesini dinlesek...
Düşünmesi bile huzur verici. :))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Yaşam Esintileri,
Gülleriniz ne kadar güzel! :))
Sanki kokusu burnuma geldi. :)