Perşembe, Şubat 28, 2013

gökten yüzük inse parmağına...

hani filmlerde olur, oğlan kıza en umulmadık zamanda evlenme teklif eder.
sonra kız bu teklifi romantik bir sevinçle kabul eder ve evlenip ömür boyu mutlu yaşarlar filan.
evet evet, haklısınız bütün bunlar sadece filmlerde oluyor.
geçende "amour" filmini izlerken  "sanat mı hayatı taklit eder?" sorusu üzerinde düşünmüştüm.
anladığım, hayatın sanatı takliti her zaman hoş sonuç vermiyor.

dün gece, bir arkadaşımızın doğum gününü kutlamak için gittiğimiz lokantada 70'lerin müzikleri çalar ve biz kendi alemimizde eğlenirken bir şey oldu:
arkamızdaki masadaki genç adam, karşısındaki genç kıza evlenme teklif etmiş.
olabilir, insan topluluk içinde de sevdiğine evlenme teklif edebilir. peki, bundan bizim nasıl mı haberimiz oldu?
çünkü, bu teklif dj'in anonsu ile tüm salona duyurulduğu gibi,  garsonlar masaya alevli kocaman bir bardak içinde iki pipet bulunan kokteyl getirdi veee sıkı durun üstteki galerinin parmaklıkları arasından aşağıya doğru bir yüzük sallandırıldı, sonra da fotoğrafçı gelip çak çak flaşlar eşliğinde bu "an"ı ölümsüzleştirdi!

ben bu kadar "kisch" bir duruma tanık olmamıştım, daha önce. kendimi bienalde enstalasyon olarak yapılan bir canlı performansda hissettim, inanın.

bir dedikodu yapmadan duramayacağım; sanırım kız oğlanı geri çevirdi. zaten bütün "performans" süresince  ne yüzü gülmüş, ne şaşırmış, ne de mutlu olmuştu.
kısa süre sonra lokantadan ayrılırlarken de pek bir mesafeli duruyorlardı...



12 yorum:

Ebru dedi ki...

Benim bile kabul edesim geldi oysaki:))
Şaka bir yana neden geri çevirdi acaba:)

şule dedi ki...

ay ne fena olmuş çocuk için ama bir yandan da ben de kızın yerinde olsam hiç haz etmezdim boyle bir seyden.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Ebrucuğum,
Oooo! Tekliflere açığız haa? :))
Şaka bir yana, onlar gittikten sonra biz de kendi aramızda epey hikaye yazdık ama, gerçeği hiç bilemeyeceğiz sanırım.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Şulem,
Hazedilir edilmesine de, emrivaki olanı arzu ediyorsan, ancak o zaman sevinir ve olayın kischliğini görmezden gelirsin.
Yoksa, iki türlü batar. :(

Elektra dedi ki...

Görgüsüzlük diz boyu artık. Öyle kızıyorum ki. Herkes sanki gizli bir kamera var her yerde ve dünyaya şirin gözükmeliyiz derdinde gibi. Şu sosyal medya olayı bu noktaya getirdi gibi. Özellikle fotoğraf paylaşmak. şu doğum ritüelleri, nişan nikah ritüelleri falan baya bir sektöre dönüştü artık. Bir cenaze boşta bir de boşanmalar. Ben de bu açığı mı kapatsam acaba içimdeki fotoğrafçıyı az eğitip . İyi fikirlerim var cenaze için de boşanma için de . hmpffff :/

Elektra dedi ki...

ne çok gibi demişim la :))

Şule YANIK dedi ki...

aaa ne kötü olmuş.neyse canım hayat onların hayatı diimi.bu arada bloğun çok hoş.DESTUR la başlayan yazın ilgi çekici ve bi o kadar da anlamlı olmuş.

şule dedi ki...

canım elektram, bosanma fotoğrafçılığı süper fikir, çok beğendim. "yeni hayata başlangıç" konseptiyle yola çıkalım, kesin tutar :)

elektra dedi ki...

Şule :)) vallaha mı? hadi yapalım :)))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

La Elektra la!
Bak işte tam sana göre bir iş. Eminim çok şahane ayrıntılar yakalarsın da, o ayrıntılar müşterini memnun eder mi, yoksa sen sanat fotoğrafı ödüllerini üst üste mi dizersin... Artık orasını bilemeycem. ;)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Şule Yanık,
İltifatlarınız için teşekkür ederim, ne güzel. :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Şulem,
Sen şahane bir fikir anasısın, güzel! :)