Salı, Haziran 10, 2014

bir kanat taktım, hoop uçtum kondum, sonra geri döndüm.

ancak, konma ile dönme arasında geçen zamanda, işlere nezaret etmek için sık sık deniz kenarından yukarı mahalleye gittik.
yukarı mahalleye sıcakta koştur koştur gitmek zor olduğu için arabayla gittik, yokuş aşağı yürüyerek döndük.
yürürken insan çevresini daha kolay izliyor, bakınıyor sağa sola.
işte size o bakınarak yürümenin sonuçlarından biri.


bu mevsimde bodrum yarımadası renk cümbüşü içinde, begonvillaları hiç bu kadar taptaze ışıl ışıl görmüş müydünüz?

*********

bulunduğumuz yerde güneş denizde eriyerek batmıyor, yarımadanın yıllardır gittiğim tarafında öyleydi, oysa.
gün batımı izlemek için, sırtınızı denize dönmeniz gerekiyor. 
eh, o da güzelmiş.


 biz günbatımına bakarken, ışıklar ve begonvillalarla donatılmış o bahçecikte, genç bir çiftin evlenme töreni vardı.
mutlu olsunlar, dilerim.

*********

hava sıcaktı, bazen.
bazen gök gürledi, şimşekler çaktı, yağmur yağdı.
yağmur öncesi sıcağı çöktü kimi zaman.
sibirya kurt köpeği "kont" sıcaktan çok bunalmış, taşın üstüne yatmak işe yaramamış.
daha havadar olmalı, sandalyeye kurulmuş bir güzel.



bir sır vereyim; bir sibirya kurtu benim burnumun dibinde dolanacak, yanımdan sürtünerek geçecek ve ben yerimden sıçramayacağım, sakin sakin yanında duracağım.
olacak iş değildi, ama, oldu!

*********

2 yorum:

bilge ve annesi dedi ki...

Ama çok güzelmiş Kont, gözler, burna bak:)) Fotoğraflar ayrı ayrı güzel, begonvilleri görünce annemin evi geldi aklıma, bir de çok özlemişim...

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Kont çok güzel bir köpekti, hayran kaldım. :)
Valla bence de begonvilli evler özlenir. :)