Pazartesi, Aralık 03, 2007

KİM O ÖTEN?


Acayip bir şey!
Bizim mahallede, o kadar uzatmaya gerek yok bizim sokakta, kuşlar var.
Tamam, her yerde var biliyorum. Ama, öyle değil.
İstanbul'un tipik karga, martı, serçe üçgeninin dışında başka kuşlar var.
Peki, unutmadım; güvercin, kumru, kırlangıç da olabiliyor, zaman zaman.
Onlar da değil.
Bahardan beri bir kuş veya kuş ailesi, gece geç vakit, bazen sabaha karşı sanırım karşımızdaki apartmanın bahçesinde ötüyor. Üstelik bu ötüş bülbül sesi kadar olmasa da, tatlı bir ötüş.

Bülbül sesi dinlediniz mi, hiç? Gecenin en koyusunda, sabaha karşı gün doğmadan önce öterler. Çok hoş sesleri ve güzel melodileri vardır. Eskilerden bir kitap adı kalmış aklımda, "Gün Doğarken Bülbül Susar". Yazarı kimdi, acaba?

Kaç kişiye sordum, nedir benim kuşun adı diye, bilen olmadı. Saksağandır, dediler. Doğru, etrafta saksağana da rastlamışlığım var, ama, onun sesi daha tiz ve kesik kesik imiş.
Şuraya baktım; saka olabilir mi ki, diye düşündüm.

Bu arada, geçen hafta oğlumun odasının penceresine daha önce görmediğim bir kuş geldi. Dün, teyzeme tarif ettim; kekliktir o, dedi.
Aa, keklik ne arasın buralarda?
Teyzem, mevsimi geldi, çıkmışlardır ortaya dedi. Bu sitedeki fotoğraflara bakılırsa, teyzemin tahmini doğru. O bir çil keklikti.

Yine de benim ötücü gece kuşumun kim olduğu sorusuna cevap bulamadım henüz.
Bir gece bahçeye çıkıp karanlıkta beklemeli, gelirse ne âlâ.

Yukardaki fotoğraftaki bir başka ötücü; baştankara.

14 yorum:

gülçin dedi ki...

sevgili ekmekçikız,
öncelikle soruya cevap: gün doğarken bülbül susar kitabının yazarı elsa triolet'tir, hani "mutlu aşk yoktur" diyen aragon'un sevgilisi.

ikincisi, keklikse yolunu şaşırmıştır. düz ovada onu avlarlar biliyorsun :)

üçüncüsü, ntv yayınları kuş sesleri diye bir kitap yayınlamış, lütfen bak. kuşların resimleri ile birlikte açıklamaları var ve bir de yanında bir düğme. o düğmeye basınca kuşun ötüşünü dinleyebiliyorsun. çok eğlenceli (yılbaşı yaklaşıyor), aklında olsun.

sevgiler.

kecilerin cobani dedi ki...

ekmekcikiz, ben fransizca dersinden hatirliyorum bu romani, fakat bana agir bir roman gelmisti zamaninda. hepsini okumuslugum yok tabii. hala bilemem. gulcin bilmis, bulmus. ben elisa diye bi isim hatirliyordum.
sahsen bulbul sesi dinleyip duruyorum iki senedir. ama ne guzel, ama ne guzel... buralarda var. keklik sesi ayirdina varamadim hic. bilmiyorum nasil olur.
bol bol guvercin saksagan ve karga sesi var buralarda. onlar bile hosuma gidiyor.

mitmit dedi ki...

Baykuş olabilir mi? Gece öter ve çığlığı andırır. Tek ve uzun ama arka arkaya ötebilir. Habbele'de ormandan sesi çok gelir.

thelosthighway dedi ki...

"Gün Doğarken Bülbül Susar" Elsa Triolet'in son romanı, evet...

elektra dedi ki...

kuş mu?kuş muuuu?aman eksik olsun yahu:)

TalismanDiyette dedi ki...

En iyi kuş serçedir bence, özellikle tombilik olanları, seyretmeye doyum olmaz..:)

B5 dedi ki...

Inanir misin gecenlerde esime anlatiyordum senin saydigin Istanbul kus listesini : )
O ilk altisi disinda kus bilmedigimi ve burada(cok kuzeyde) gordugum enteresan kuslara tropikal hayvan muamelesi yaparak, onlari ilgiyle izledigimi...

Keklik su sisko serce gibi aklimda kalmis gorebildigim resimlerden. Sen soyleyince birseyler ogrendim. Ben de sehirle bagdastiramazdim onu.

Cok gizli not: Kayinpederim bu minik yaratiklarin delisi. Yiginla irili, ufakli kafesleri var. Hayvanat bahcesi gibi. Kafeste gormeye dayanamiyorum. Her yil kuslar gizli gizli kaciyor.... (nedense :P)

ekmekcikiz dedi ki...

Gülçincim,

Ben o kitabı okumuştum da, aslında.
Unutmuşum, işte.
Teşekkür ederim, hatırlatmana.
:)

Kuş sesleri kitabı, iyi bir ipucu olabilir. Bir gözden geçireyim.

ekmekcikiz dedi ki...

Çobancım,

Kuştan kuşa atlayınca, sesle görüntü karışıklığı yaratmışım.
O sesini dinlediğim kuşun keklik olduğunu sanmıyorum. Keklik, olsa olsa, biryerlere giderken bizim oralardan geçmiştir de bizim pencereye konmuştur.
Ötücü kuşumuzun kimliğini henüz tesbit edemedim.

Bülbül sesi dinleyebildiğin için, şanslısın. Ne güzel öterler.:)

ekmekcikiz dedi ki...

Mitciğim,

Doğru diyorsun, baykuşun sesi çığlık gibi, onu biliyorum.
Bu ses, daha melodili, güzel.
:)

ekmekcikiz dedi ki...

Thelosthighway,
Hoşgeldiniz.
Son romanı olduğunu bilmiyordum, teşekkür ederim.

ekmekcikiz dedi ki...

Elektracığım,

Valla, bunlar seninkiler gibi içeri dalıp yürek hoplatanlardan değil.
Sadece gece seslerini dinliyoruz, güzel güzel.:))

ekmekcikiz dedi ki...

Talisciğim,

Baharda Burgazada'ya gittiğimde Kalpazankaya'da serçeleri her zamankinden daha yakından seyretmiştim. İnsanlara alışmışlar, masaların üzerinden kırıntı topluyorlardı.

Elektra sinir olacak şimdi, ama, çok sevimlilerdi.
:)

ekmekcikiz dedi ki...

B5'ciğim,

Çok hoş bir tanımdı bu; kuzeydeki kuşlara tropik kuş muamelesi yapmak, ha!
:))

Bir de bu hernedense kayboluveren kuşlar, acaba daha çok senin cazibene kapılıp kendilerini dışarıya atıyor olmasınlar?
:))