Pazar, Aralık 02, 2007

TIFFANY'DE KAHVALTI

BREAKFAST AT TIFFANY'S

Yazar Truman Capote'nin romanından uyarlanan senaryodan, Blake Edwards'ın yönettiği, güzelim zarif Audrey Hepburn ve zamanın yakışıklısı George Peppard'ın oynadığı bir film klasiği bu.

Capote'nin yazarken kastettiğinden çok farklı bir film olmuş.
Yine de unutulmazlar arasına girmiş.
Bence Audrey'in olağanüstü varlığı nedeniyle.

Bir bakın, siz ne düşünecek siniz?


Besteci Henry Mancini'nin çok tanınan film müziğinin sevilen şarkısı Moon River. Şarkıyı Audrey Hepburn söylüyor.


26 yorum:

kecilerin cobani dedi ki...

aaah, cok guzel film. harika sarki. hatirlattigin icin tesekkurler.

müzi dedi ki...

cok severim ben de, filmi de sarkiyi da. audrey'nin o cocuksu, haylaz guzelligi ve bu sarkinin tarif edilmez muzigi... tam da bir pazar gunu, kanapede battaniyenin altinda seyredilecek bir film..

ekmekcikiz dedi ki...

Harika şarkı sahiden, Çobancığım.:)
Baştaki bölümde Hepburn'ün kendi sesinden dinliyoruz, üstelik.

Bu vesile ile, size yeniden başlayan iş hayatınızda kolaylıklar diliyorum, efendim.:))

ekmekcikiz dedi ki...

Müziciğim,
Bu kadının gözlerinin biçimi, bakışları beni oldum olası etkilemiştir; ceylan gibiler.
Bir ara, Roma Tatili'ni yeniden gösterseler, mesela.
:)

Tijen dedi ki...

Aşağıdaki orkideler ne güzel! Ben de muhteşem bir orkide dükkanında onlarca fotoğraf çekmiştim bir yolculukta. Ne güzellerdi...

sumuklubocek dedi ki...

bu kadin butunuyle her daim cok hostu; yasaminin sonunda dek! baska bir havasi vardi...

elektra dedi ki...

audrey kadar zarif başka kim var diye düşündüm bir an. ne kadar zarif.ne kadar ince, ne kadar hoş. bir de aynı zerafetini yaşlanınca da taşıdı ya. bak elizabeth taylor da böyle zarif ve hoştu, ama yaşlanınca çok beter bir şey oldu. sadece kütlesinden bahsetmiyorum. hatta kütlesi hiç umurumda değil. zerafetin kilo ile alakası yok benim için. yaşam tarzı ve duruşu ile ilgili bir banalleşme elizabeth'inki.
sabah sabah kahvaltı müziği çok hoş oldu. nereden aklına geldi:)
sevgiler ve günaydın...

ekmekcikiz dedi ki...

Tijenciğim,
New York Muhtarı geçen baharda yayınlamıştı bu fotoğrafı. Yoksa, o sırada sen de mi oradaydın? Böyle bir şey kalmış aklımda.
sahiden çok güzeller.
:)

endiseliperi dedi ki...

elektra ben dün audrey hepburn ile elizabeth taylor'lı iki adet film izledim. sonra audrey hepburn gerçek hayatta da bu kadar zarif mi diye hayatını okudum. bir barones'in kızı imiş. gerçekten şahane bir hatun. elizabeth taylor'da bir kenar mahalle dilberi havası yok değil ama o da fena bir oyuncu değil yaw. dün ayrıca bora'nın getirdiği siyah beyaz bir audrey hepburn çıkışını çerçeveleyip dayadım yatak odasındaki sehpanın üstüne. o derece beğeniyorum yani kendilerini.

ekmekcikiz dedi ki...

Diyorum ya S.böceğim,
Hayrandım, ona.
Gülümsemesi, gözleri...
Bilmiyorum, çok parlak bir oyuncu muydu? Ama, güzeldi.
:)

ekmekcikiz dedi ki...

Elektracığım,

Doğrusun; Elizabeth Taylor da çook güzel bir kadındı ve Taylor'un yaşlılığı tuhaf oldu.
Asıl önemli ayrımları, Taylor'un Audrey'e göre daha iyi oyuncu olması, bence. Hımm, bu durumda, benim onları değerlendirme kategorim farklılaşıverdi, bak.

Nereden mi aklıma geldi?
Uzun hikaye.
Senin kar beklediğin gece, ben öyle bir gezintiye çıkmıştım ve Audrey'e rastgeldim, desem?
Benim, Amerika'daki kuzenimin gözleri ona çok benzer. Babası hasta bugünlerde, canımız sıkkın. İşte, onu anarken, gelivermişim.
Kısası bu.
:)

ekmekcikiz dedi ki...

Aa, Peri gelmiş-gitmiş bu arada. Pişti olmuş.:)
Bak sen, işte bir Audrey hayranı daha.:)

Yukardaki dileğimi tekrarlayayım, (Elektra ve Şule bilir, benim dileklerim gerçekleşiyor) tüm Audrey hayranları için, tez zamanda bir güzel filmini yayınlasın bir TV kanalı.
:)

archisugar dedi ki...

En sevdigim aktristin en sevdigim filmi. Binlerce kere de seyretsem sIkIlmam! Audrey Hepburn esi benzeri olmayan muhtesem bir kadin...
Ayrica Tiffany mucevherlerine de bayilirim. :-)

elektra dedi ki...

ekmekçikız, çok geçmiş olsun akrabanıza. dileklerinin tuttuğunu ben yakinen biliyorum, evet:)
peri, demek bir barones kızıymış? soylulukla zerafet illa yanyana gelmeyebiliyor,ama audrey'de tutmuş.

bir de ikinize de katılıyorum, taylor daha iyi bir oyuncu gibi.ya da ona iyi filmler gitmiş ve daha çeşitli roller sergileme şansı bulmuş. yakın bir geçmişte digitürk kanallarından birinde taylor'ın giant'ını izledim. ama audrey'i epeydir izlemedim. ekmekçikız, bir icabına baksan bu işin, dediğin gibi, dilek kontenjanından bir dilek:))

metin dedi ki...

Zarafetin insan halini, sesini ve o harikulade sahneyi hatırlattığınız için çok teşekkürler...

ekmekcikiz dedi ki...

Sevgili Archisugar,

Ne güzel olmuş, herkesin ortak sevgisine sahip bir oyuncuya dokunmuşum.:)

Mücevherden hiç anlamasam da, Tiffany'i duydum, tabii ki.:)
Çok zarif olmalılar.

ekmekcikiz dedi ki...

Diledim bile, Elektracığım!
:))
Bakalım artık tutacak mı?
:)

ekmekcikiz dedi ki...

Rica ederim, Metin Bey.
:)

Köşenin Delisi dedi ki...

Toprak çok sevdi şarkıyı :))

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Ben o Toprak bebeği öperim, yanacıklarından.
Zevkli çocuk olacak, belli.
:))

Köşenin Delisi dedi ki...

hiç belli olmaz valla :)) zevkli olsun, kulağı güzel müzik duysun diye neler neler dinletiyorum evde, seviyor da kedicik, ama geçen gün kitapçıda gülşen çalmaya başladı cıstak cıstak başladı elleri kolları oynamaya bizimkinin... aman yaareeebbim dedim içimden ve de dışımdan :)))

ekmekcikiz dedi ki...

Deliciğim,

Hiç üzülme; o yolunu bulur.:)
Bu yaşta bütün bebeler pop müziğinin ritmine dayanamayıp tel sarmaya başlıyorlar.
Sonra, hatırlatırsan inanmaz, enim ol.
Ben oğluma Tarkan dinlerdin, sever, bir de söylerdin desem... Ohhoooo!
Delikanlı şimdi Norveç metal müzik gruplarını dinliyor. O derece yani.:)
Neyse, bir taraftan klasik gitar çalıyor da, küçükken dinlettiğim Mozartlar boşa gitmemiş diye seviniyorum.
:)

Köşenin Delisi dedi ki...

bravo oğluna zevkliymiş :) nedense kimse inanmaz ama metal ve klasik müzik kardeştirler aslında.:)

ekmekcikiz dedi ki...

Evet, zevklidir.
Hem bak bakalım şu sağ yandaki "buyrun burdan dinleyin" köşeciğine; o metal grubunun bir şarkısını dinleyebilirsin.:)
Ve evet, metalciler en çok klasik müzik severlermiş.
:)

NEW YORK MUHTARI dedi ki...

gecen hafta TR dan gelen arkadaslarimi zorla Tiffany'e goturup, resimlerini cektim. Ama sanirim filmi izlememis olacaklar ki, bir anlam veremediler heyecanima :-))

Simdi bu video yu onlar ile paylasayim, belki anlarlar...

ekmekcikiz dedi ki...

Muhtarcım,
İyi ki hatırlattın, ben de videoyu bir arkadaşıma gönderecektim.
Umarım arkadaşların filmi görmek fırsatını da bulurlar.
:)