Pazartesi, Haziran 30, 2008

HAYATIMIZ KAOS

Bugün, 2 gidiş 2 geliş 4 saatimizi İstanbul'u bir ucundan ötekine kat'ederek, aradaki zamanı bekleyerek, bekleyerek, bekleyerek geçirdik. Annem, kardeşim ve ben.
Geçenlerde öbür büyük üniversite hastanesinde ilk perdesini oynadığımız, sağlık hizmeti alma oyununun devamını sahneye koymuştuk.
Arada, yarım günlüğüne randevu alma çalışması şeklinde bir solo performansım olmuştu.
Yarın, ikinci perdeyi oynayacağız.
Sonraki hareketimiz, sonuç alma, bunu gösterecek doktor bulma şeklinde sürecek.
Umuyoruz ki, bütün bunların sonucu, tedaviyi sürdüren doktorun görüşünü destekler şekilde olumlu olacak.
Böylece, sıradan hayatlarımıza şükrederek, gündelik yaşantımıza döneceğiz. Oralardaki sıkıntılı insanları, acayip karışık ancak mucizevi şekilde çalışan düzensizliği unutacağız.
Tıpkı "futbol takımı"mız, tıpkı "bize bişey olmaz abi"ciliğimiz, tıpkı bir türlü, "nedense batmayan" ekonomimiz, tıpkı hertürlü saçmalığa rağmen pırıl pırıl insanlar çıkarabilen yaşamlarımız gibi...
Kaos içinde varolup gideceğiz.
Sanırım.



10 yorum:

elektra dedi ki...

sen sanırsın, ben eminim:) geldim ben. öperim.

miso dedi ki...

Varoluş kodumuz bu. Hani bilgisayarların bir default ayarı oluyor ya... Diğer türlüsü iyi gelmiyor bize pek :)

marruu

ekmekcikız dedi ki...

Gezmekuşu Elektra, kondun mu bizim memleketteki dalına?
Hoşgeldin.:))

Şu son iki gün hem ruhen hem bedenen nasıl haşatımı çıkardı anlatamam.
Ancak yarına top top toplanmanın proje üretimine geçebilirim.
:)

ekmekcikız dedi ki...

Default ayarı ha, Misocuğum!?
Öyle zahir.:))
Öte yandan ziyadesiyle enerji israfına yol açıcı, kaynak tüketici, yorucu bir hayat, bu. Onu ne yapmalı, bilemiyorum.
:)

Arzu Çur dedi ki...

Bazen Kafka'nın bir çeşit cam küre vasıtasıyla buralara, bu zamana bakıp yazdığını düşünüyorum ben. Sanki "Çok saçma" deyip deyip onun Şato'sunda koşturuyoruz.

ekmekcikız dedi ki...

Arzucum,
Sadece Kafka değil...
Hertürlü hayal edilmiş veya henüz tasarlanmamış saçmalık bizim hayatlarımızda yaşanıyor.
İyi bir şey mi bu, emin değilim, inan.:)

şule dedi ki...

bu ulke yoruyor, eziyor, posasini cikariyor kendi cocuklarinin. her kosulda ve her yerde. ne yazik...

ekmekcikız dedi ki...

Öff hem de ne biçim ezmek, Şulecim. :((

B5 dedi ki...

Uzgunum...
Daha kotusu de oldugu gibi daha iyisi de var elbette...
Isin kotusu daha iyisini yapabilecek durumda olan yerin bunu gerceklestirmemesi...
:(

ekmekcikız dedi ki...

B5ciğim,
Ne kadar zamandır sesin çıkmıyordu.
Hoşgeldin!
Bizde, bu "daha iyisini yapabilecek durumda olmak" göreceli ötesi bir kavram. O sırasını savınca, olanı unutan kaderciliğimiz sonuçta etkili oluyor. Ne yazık ki.