Pazartesi, Temmuz 14, 2008

BEYNİMİZ MISIR PATLAĞI MI?

Bilgisayarımda msn'in turuncu ışığı yandı, guluuulup sesi duyuldu.
Kızım.
-anne, nbr? kitabımı okudum. bu sefer dolaşım sistemi konusunu okudum daha önce destek ve hareketi okumuştum
-aferin sana, seneye bu okumaların çok faydasını göreceksin
-hııımm (pek de inanmıyor, ya neyse!)
-yeni msn foton çok güzel olmuş
-sağol
-bak sana bir link göndereyim, çok ilginç. abini de çağır, o da seyretsin
-cep telefonlarının zararlarını söylüyorum ya... ***
-mmmm (yine ne diyor, bu kadın? tonunda)
-yani o kadar uzun süre konuşmayın diyorum ya, bundan işte
-aaa, çok eğlenceli, hadi biz de yapalım
-sinirsiniz !
-evet, eee ama mikrodalgamız yok bunla yapalım
-ya, beynimizi de böyle pat pat patlatıyorsa? mesele bu!
-beyin ve mısırın çok farkı var
-üfff, bilgiç kızım! ne farkı varmış?
-birinin koruması var, birinin yok.
-abin seyretti mi? o ne diyor?
-ee olabilir böyle bisey, diyo
-beynin ne koruması var ki?
-kafatas
-kafatası nükleer koruyucu mu ki?
-yup
- yok ya! nerdenmiş?
-o kadar kalın bi kemik ki…
-kızım o zaman kırılmazdı, öyle bir kırılıyor ki.....
-ama üstüne balyoz düsünce
-ayrıca, kulak deliğimizin hiç koruması yok, radyasyon oradan beyne kıvıl kıvıl akıp geçiyordur
-tıkaç tak, mesajlaş, ev telefonu var! (çözüm mü istiyorsun anne, gırlaa!)
-dışarda nasıl konuşacaksın, o zaman ha?
-evde diilsen mesaj...
-lazım olmadıkça konuşmayın şu cep tel zımbırtısıylan
-bende onu diyom, lazım olmadıkca da konusun su tel zımbırtısıyla :))
-neee!
-evet
-aman yaa, sizinle mi uğraşıcam!?

***Şu üç yıldızın yanındaki cümleyi tıklarsanız, tartışma konumuz olan cep telefonuyla mısır patlatma videosunu görebilirsiniz.

10 yorum:

metin dedi ki...

Tek kelimeyle korkunç, ama gelin de anlatın veletlere!..

Bu gidişle mutasyona uğrayacak insan denen canlı...

ekmekcikız dedi ki...

Mutasyona uğramak bişey değil de, o vakte kadar toptan telef olmasak bari!
:((

funda dedi ki...

Ben de bu yaşlarda arkadaşıyla oyuncağını nasıl paylaşır, meyve de yemiyor , nasıl takla atsam da yedirsem diye uğraşıp duruyorum. Ama bitmez sorunlar diyorlar bitmiyormuş gerçekten. Onlar büyüdükçe dertler de mi büyüyor ne.

elektra dedi ki...

hehehe, ama kabul et henüz beyinlerine hiç bişeycikler olmamış ( aman hiç olmasın be, ne biçim yazdım) neeyse, durumumu biliyorsun,şabalaklığım üstümde bu sıra, anladın sen benim niyeti. şom ağızlılık değil yani. şunu demeye çalışıyorum, cin gibiler valla. pardon ama, diyalogda seni bir köşeciğe oturtuvermişler:P

benim sıpa da nihayet amacına ulaştı ve ceplendi. buraya kadar dayanabildik. aldık cep telefonunu. şimdilik sadece sahip olmak önemliymiş gibi elini bile sürmüyor. bakalım???

bir de ben bazen mesaj çeken öğrencilerimin baş parmaklarının hızı karşısında dehşete kapılıyorum. hani neredeyse arı kuşunun hızdan kanatlarının görünmemesi gibi, parmakları görünmeyecek çocukların. diyorum ki onlara, ' radyasyonun da etkisiyle evrim sürecinde sizden türeyecek kuşakların sadece gelişmiş bir başparmağı olacak sanırım el niyetine':)))

şule dedi ki...

islerine gelen konuda nasil da hazircevap ve pek bi bilmisler di mi?
ozi bile istiyor ya, dusunsene...bir yandan babasinin bir yandan benim dilimizde tuy bitti "hayir almayacagiz" diye diye...bu sefer de "kacinci sinifi bitirince alacaksiniz peki" pazarliklari basladi. ben pazarlik payi birakip "lise" dedigimde "yuh yani anne" dedi bucur.

ekmekcikız dedi ki...

Fundacım,
Dertler büyümüyor, çocuklar büyüyor.:))
Bize de hep "çocuklar büyür-dertler büyür" lafını etmişlerdi.
Ne çocuk büyütmeyi, ne de hayatı bir dert yumağı halinde görmek eğiliminde değilim. Hayatın akışı içinde bişeyler oluyor, sen de ona göre yönünü buluyorsun.
Tek gerçek, çocuklarımızla çatışma durumumuz. Bu da doğal, çünki, gelişme böyle oluyor.
:)

ekmekcikız dedi ki...

Elektracım,
Anne-baba otoritesi olmasa, zaten hep köşede oturma halindeyiz. Boşver ya, pısıp oturacaklarına bizi oturtsunlar.:))

Bak, kız çocuklar bu yaşta daha cevvaller hep; bizimki cep telefonunu geçen sene koparmıştı.

Doğrusu ben de o mesaj üratine hastayım, dediğin doğru, aynı arı kuşu gibiler. Ben mesajı gönderip arkama yaslanıyorum ki, cevabı gelmiş bile!
:))

ekmekcikız dedi ki...

Şuleciğim,
Ohhoooo! Sen liseyi unut.:))
Kendini beşi bitirmeye hazırla, bence. Hem seneler geçtikce, sahip olma yaşı aşağıya çekiliyor.
Bizim abi, 6. sınıfta ceplenmişti, kızkardeş 4. sınıfta ulaştı hedefe.
Haberin olsun.
:))

itir dedi ki...

Sohbeti bozmak istemem ama, bu misir patlagi videolariyla ilgili bilgileri buraya not dusmeden edemedim.
http://www.washingtontimes.com/news/2008/jun/21/hoaxes-and-non-hoaxes/
Radyasyondan var. Bir de cep telefonlarina aksesuar satabilmek icin boyle videolar yapan pazarlamacilar var... Ikisinden de korunmak lazim :)

Cocuklar "Anneee, senin o videolar uydurmaymis!" diyecek olursa, "Hah hah, ben sizi test etmistim!" diyebilirsiniz. :)

ekmekcikız dedi ki...

Sevgili Itır,
Doğrusu işin bu tarafını hiç düşünmemiştim, haklısın.

Test etme fikri de çok hoşmuş!
:))