Pazar, Ağustos 31, 2008

GÜLE GÜLE!

Kapı kapandı.
Sarman kedi, büyük kızın kucağında, en son çıktı.
Bahçe kapısından çıkarken 4 aylıktan beri yaşadığı yeri icabında bulmak için işaretledi mi, yoksa sadece korku muydu anlamadım; işedi.

Onlar gittikten sonra, boş eve girdim.
İşte o zaman gerçek kafama dank etti. Ev boşalmış. Boş ev, işte!
Kimbilir kaç yılbaşı gecesi şurada çocuklarla bağrış çağrış tombala oynamıştık?
Şurada ağlamış, şurada gülmüştük.
Ne kadar küçükmüş, bu salon! Oysa, bizimkiyle aynı büyüklük.
Demek, mekanlar içindeki insanlar kadar, onların izlerini taşıyan eşyalarla bir anlam taşıyormuş.

Kendisine söz vermiştim, yazmam diye.
(Affet beni, canım.)
Son onyedi senemizde kapıkarşı komşumun başka eve, mahalleye taşınmasını yazmadan edemedim.
O, iki haftadır iki gözü iki çeşme ağlarken ben, biraz teselli için, biraz da öyle umut ettiğimden "ne var canım, herşey güzel olacak" havasındayım.
Havasınday-dım.
Cuma günü taşındılar, o akşam müthiş bir boğaz ağrısı ve titreme ile yatağa düştüm. Aklım iyilik dilerken, vücudum maskelediğim üzüntüyü artık tutmayıp, dışarı atmaya karar verdi, anlaşılan.

Evet, herşey güzel olacak:
Çocuklar yine sık sık gidip gelecekler. Biz de öyle.
Dahası, bu gidip gelip misafirlik etmeler, yeni bir hayat çeşnisi de sağlayabilecek.
Yine de, kapıyı açıp, dört adım attığında onları karşında bulamayacak olmak, sabahın köründe, gecenin bir yarısında gecelikle, bornozla kapıyı tıklatıp ".... var mı, bizde kalmamış da..." demek, ya da sadece kapıyı açtığında onları görememek çok zor.
Herkesi kıskandıran birarada olma şansımızın ayağı taşa takıldı.
İkisi o evde, ikisi karşı evde doğmuş, emeklemiş, okula başlamış, ergenliğe adım atmış, can olmuş dört çocuk artık farklı mekanlarda yollarına devam edecekler.
Deneysel kurabiye, tatlı çalışmalarımız aklımıza esince değil de, oturmaya gidilip-gelinince yapılacak.

Bugün, taşınmadan sonraki ilk ziyaretimizi yaptık.
Ağız tadıyla otursunlar diye, annem tatlı götürdü, ben tuz. Bir de mayalı ekmek hamuru götürdüm yanımda, o evin ilk ekmeğini yaptım.
Güle güle oturun canım kardeşim. Yeni evinizde keyfiniz, sağlığınız, mutluluğunuz artsın, bol olsun.

.

15 yorum:

elektra dedi ki...

:((

ben de sanmıştım ki ekmekçikız kitaba dalmış gitmiş...
demek gittiler?

size zor, çocuklara iki kat zor.

neyse, güle güle otursunlar yeni evlerinde. gönüller bir olsun...

ekmekcikız dedi ki...

Elektracım,
Yazıya onlara gitmeden başlamıştım, ağlayarak ara verdim.
Döndük geldik tamamladım, yine gözümden yaşlar süzülüyor.
Ne diyeyim bilemiyorum.:(((
Evet, evet! Güle güle otursunlar.:)

şule dedi ki...

ah canim ya, huzunlu bir hafta olmus bu...dilerim kardesin yeni evinde cok mutlu olur, sana da kardes gibi sevecegin hos bir dost-komsu gelir karsi dairene...
bir de polyanacilik yaparsak biraz, ulke ya da sehir asiri bir yere gitmediler neyse ki, di mi? ayni sehirde ve hatta ayni kitadasaniz. bunun da ayri keyifleri olur mutlaka, zorluklarinin yanisira...
sevgiler cancagizim.
(oturdugum ev kendimin olmasa, kiraci olarak karsi komsun olmak istegiyle evi tasirdim vallahi :P)

funda dedi ki...

:( uff çok üzüldüm okurken .. sanki benim öyle bir arkadaşım varmış da gitmiş gibi hissettim. Bugünlerde herbişeye çok üzülüyorum zaten. teselli edermi bilmiyorum ama evet aynı kıtada aynı şehirdesiniz daha da ötesi aynı dünyada.. yollar yada mesafeler dostluklara engel değil ki...

Arzu Çur dedi ki...

Ah içli köftem:) Ağlama, üzülme ne olur. Haklısın üzülmekte gerçi ama hani derler ya, tebdil-i mekanda ferahlık vardır. Gider gelirsiniz elbette. Hem belki de bu sayede karşına süper şahane dost olacağın bi komşu gelir, çoğalmış olursun, olmaz mı?

ekmekcikız dedi ki...

Şulecim,
Sağol.:))
Hem belli mi olur, günün birinde seninle komşu oluruz, belki de...
:))

ekmekcikız dedi ki...

Fundacım,
Üzmek istemezdim, ama, ben üzgün olunca sonuç bu oldu. Ne de olsa taşınanlar kardeşim ve ailesi...
:(

ekmekcikız dedi ki...

Arzucum,
Süper şahane yeni bir komşu olsa iyi olur tabii ki, yalnız biliyorsun işte, apartmanlarda iyi dostluklar bulmak pek zor.:(
Teşekkür ederim sana.:)

Sndrfknella dedi ki...

Ben de kardeşimi Pazar günü Amerika'ya yolcu ettim... zordur ayrılıklar bilirim... ama en azından hiç değilse aynı şehirdesiniz Ekmekçikız'cım... yine de... zordur ayrılıklar bilirim.

Sıkı sıkı sarıldım, tamam mı?

Sevgiler :)))

hatice dedi ki...

Bloğunuz çok hoş, içeriğindeki yazılar ise ayrı bir hoş, tebrik ederim.

hatice dedi ki...

Komşudan ziyade, kardeş diyebilmek ise ayrı bir hoş. Taşınmalarına bende üzüldüm :(

ekmekcikız dedi ki...

Sndercim,
Allah kavuştursun.:)) Sizin yolunuz ne kadar uzun, değil mi? Sana bakarak, şanslıyım diyorum. Ben de sana sarıldım, çok teşekkür ederim.:))

ekmekcikız dedi ki...

Hatice hoşgeldiniz.:)
İltifatlarınız ve iyi dilekleriniz için teşekkür ederim.
En kısa zamanda blogunuzu(larınızı?) ziyaret edeceğim.
:)

Talisman dedi ki...

Ahh canım benimm.. Çok zor gerçekten.. Hay Allah. Oldu mu şimdi?
Üzülme canım, herşeye alışılıyor, hem bir süre sonra onlara gitmek de bir macera eğlence olur.

ekmekcikız dedi ki...

Taliscim, sağol.:))
Alışma denemelerine başladı bile çocuklar, yatılı misafirlik şeklinde.:)