Perşembe, Kasım 27, 2008

TARHANA ÇORBASI

Dün akşam, önce sessizce, sonra sesini çoğaltarak yağmur başladı ve hava serinledi ya, işte o sırada bizim evin bütün pencereleri açıktı. Gün boyu, pencerelerin bozulan ve kopan macunları yenilenmiş ve çerçeveler verniklenmişti ve fakat, henüz tam kurumamıştı.
Yağmurdan sadece onbeş dakika önce, boyacı ustaya parasını verip helalleşirken, "gece, yağmur gelecekmiş" demiştim. O da, müşterisinin gönlünü ferah tutmak amacındaki satıcı olarak, "yok abla, bugün yağmur olmaz" öngörüsünde bulunmuştu.
Nasıl olmaz? Meteorologlar üç gündür "geliyor" diye bildiriyor.
Yağmur şiddetini artırana dek, içerilere damlacıklar girse de, çerçeveler, parmağım verniğe yapışmayacak kadar kurudu, sanırım.
Henüz, cam çerçeve kontrolü yapmadım, umarım çerçeve açıcı bir herkül aramam gerekmeyecek.

Gün boyu pencereler açıkken, hava iyiydi. Sonra yağmur başlamadan, esinti çoğalınca, bütün ev rüzgar gülüne dönüştü. Yağmurla hava serinleyince de, rüzgarın etkisi acımasız olmaya başladı. Evin içinde rüzgarsız bir sığınacak yer bulup, ısınma çalışırken, aklıma tarhana çorbası düştü. Yaz başında aldığım ve mevsim nedeniyle az kullandığım için, bayatlamasın diye buzdolabında cam kavanozda sakladığım değerli tarhananın zamanıydı.

Tarhana Baba, tarhanasının özelliklerini ve nasıl pişirilmesini önerdiğini burada anlatmış. Okuyunca, eminim canınız çekecek.


Benim pişirdiğimde biraz biber salçası var, renginin kırmızıya çalması ondan.
Üstündeki kar yağmış görüntüsü taze ve tuzsuz lor peyniri.
O da İtimat'ın. Benim çocukluk memleketimin nefis ürünlerinden.
O kadar lezzetli ve tazeler ki, şu sıralarda İstanbul'un çeşitli yerlerinde açılmaya başlayan İtimat mağazalarından birine rastlarsanız, hiç tereddüt etmeden almanızı öneririm.

.

20 yorum:

şule dedi ki...

tarhana benim hit corbamdir. hastalandigimda onsuz iyilesemeyecegime dair kuvvetli bir inancim vardir. ama israrla anneannemin tarhanasini ozler ve ararim. calisan anne nedeniyle anneanne tarafindan buyutulmus cocuk sendromu sanirim bu :)

serpil dedi ki...

Ben dün akşam o yağmurda öyle çok ıslandım ki anlatamam,bilsem doğru size gelirdim çorba içmeye :)

zero dedi ki...

Ah o çorbadan ben şimdi sabah sabah bile içerim:) ben de bu yaz kaz dağları'ndaki bir köy olan mehmetalan köyünden köylü teyzelerimin yaptığı tarhanalardan almıştım kocca bir kavanoz. mutfağımın en değerli yerinde duruyor:) en iyisi bu aksam pişirmeli. üstüne İtimat'ınki değil ama kendi yaptığım tuzsuz lor var, onu koymalı:) ben her yağmur yağışında yağmuru ne kadar çok özlediğimi biraz daha farkına varıyorum ve dakikalarca pencere kenarında öööyle kalabiliyorum.

umarım pencerelerin sorun yaratmaz:) sevgiler

metin dedi ki...

Dünyada karpuz, kavun, soğuk su ve dondurmadan sonra en sevdiğim şeydir tarhana çorbası... (İst.-Ank. yolunun Bolu'dan geçilen kısmında köylü kadınların sattığı tuhaf renkte -eflatunumsu muydu neydi- ama güzel bir tarhana var, onu da seviyorum ben.)

Ekmekcikız dedi ki...

Şuleciğim,
Benim hasta çorbam, yoğurtlu pirinç çorbasıdır. Ancak, Tarhana Baba'nın tarhanası nefis. Çok lezzetli. Aldığımdan beri tarhanacı oldum, çıktım.
Daha var, bitmeden gel de sana taze pişireyim.
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Serpilciğim,
Gündüz hava o kadar güzeldi ki, hava durumcularının uyarılarına kimse inanmadı, anlaşılan.
Hay Allah, sen de ıslandın demek, yazık.:(

Ekmekcikız dedi ki...

Zerenciğim,
Sabah, yağmur hızını artırmadan önce, pencerelere yapışıp açmayı denedim ve başardım!
Haliyle akşamdan ıslanan ıslandı, yapacak bi şey yok.

Senin tarhanalar da lezzetlidir, tahminim.:)
Bir de evde yapılmış lor demişsin ya, artık bir tarif vermen farz oldu. :))

Ekmekcikız dedi ki...

Metin Bey,
O tuhaf renkli tarhanayı yaparken, hamuruna kızılcık katıyorlarmış diye duymuştum. Tadı, biraz ekşice mi?
Saydıklarınıza bakarak, kategorik bir tanımlama yapayım; siz sıvı seviyorsunuz!
:))

metin dedi ki...

Hay yaşayın! Evet, kızılcık katıyorlardı, hatırladım şimdi...

Ve evet, çok doğru: Ben mayiperver bi zatım efenim!

(Bu arada, falınızda neler çıktığını merak ediyorsanız şöyle buyurunuz:

http://ekmekcikiz.blogspot.com/2008/11/ne-ise-halim.html

funda dedi ki...

tarhananın yanında bir de turşu olmalı, karışık, mor renkli, süper olur. evde yapılan lor sütü kestirerek yapılıyor. sirke, tuz yada kefir kaynayan süte karıştırılıyor, soğuyunca da bir tülbente dökülüp süzülmesi sağlanıyor. katılaşınca al sana ev yapımı lor :)

elektra dedi ki...

ımmmhhhh, en bayıldığım çorba. pişirmesi kolay, lezzeti garanti.tam yorumları okurken, metin bey'e kızılcık tarhanası yazayım diyordum ki, sen de biliyormuşsun. ben de ablamda görmüş, yemiş idim kendisini. ama pek sevmedim. bir de bende, ıslak, macun kıvamında trakya tarhanası var. minik poşetlere attım, derin dondurucuda. her gün yiyoruz desem, nasıl görünürüm gözünüzde bilmiyorum:PP

zero dedi ki...

Tuzsuz lor aynen Funda'nın anlatmış olduğu gibi. ben genelde günlük sütten yapmayı tercih ediyorum. bir kilo süt kaynamak üzereyken içine 2-3 çorba kaşığı sirke döküp karıştırdın mı zaten hemen kesiliyor. soğumaya bırakıp sonra tülbentle peyniri süzebilirsin. tülbentin içinde kalan peynirleri şöyle iyice sıkarak toparla ki bütün suyu aksın. o toparlanmış haliyle ben bir gece tülbentin içinde dolapta bekletiyorum, iyice sertleşiyor. tuzsuz değil de tuzlu olmasını istersen tülbente döktüğün anda içine biraz tuz atabilirsin. bir de senin gibi bir 'ekmekci kiz'a güzel bir tiyo daha verebilirim. peynirli tülbentle süzerken suyunu da ziyan etme. muhakkak bir kasenin içine doğru süz. peynir altı suyu dedikleri bu suyla inanılmaz güzel ekmekler çıkıyor. hem çok faydalı bir su, hem de bununla yaptığım tüm ekmekler inanılmaz bir yumuşaklıkta pamuk gibi oluyor. denersen sonucu haber ver olur mu?:) sevgiler

Ekmekcikız dedi ki...

Fundacığım,
Turşu mu mor renkli olacak?
Nasıl yani?
Patlıcan turşusu mu, pancar mı yoksa?
:)
Lor tarifini deneyeceğim. Kefir demek, hımm.:))

Ekmekcikız dedi ki...

Elektracım,
Anam babam Malatyalı. Oraların tarhanası un tarhanasından farklı olur. Buğday ve yoğurtla yapılır. Çok lezzetlidir. Bak, aklıma getirdin, iyi oldu. Malatya Pazarının yolunu bir tutayım, ben.:))

Ekmekcikız dedi ki...

Zerenciğim,
Ayrıntılı tarifin için çok teşekkür ederim. Ayrıca peynir altı suyu tiyon için bir teşekkür daha.:))
Mutlaka deneyeceğim ve sonucunu yazacağım.
:)

Ekmekcikız dedi ki...

Metin Bey,
Biraz önce falınıza cevaben uzun bir yazı yazdım, burada size cevap yetiştirmeden geçmişim.
Bu vesileyle, mayiperver dostumuza bir kez daha teşekkür ediyorum.:))

Lilium Bosniacum dedi ki...

ben bu amcanın sayfasına baktım ama kargo ücreti yazmadiği için pek cesaret edemedim... yoksa hemen spariş verecektim... tarhana yenmez mi ya... tarhanasız kış olmaz ki.. :)

Ekmekcikız dedi ki...

Lilliumcuğum!
Seni burda görmek ne güzel!
:)))

Ben, adı geçen amcayı, tarhanayı aldığım yeme-içme fuarında yakından gördüm, tanıdım. Adamcağız bu işe gönül vermiş, bence. Bana sorarsan, gönül rahatlığıyla sipariş verebiirsin. Daha olmadı, telefon et, sor. Yardımcı olacaklarına eminim.
:))

funda dedi ki...

tuşudaki mor, kırmızı lahana sırrı şekerim :)

Ekmekcikız dedi ki...

Şu "mor" sırrı, sır olmaktan çıksa da, blogunuzda bizlere bir anlatılsa...
:))