Pazar, Ocak 04, 2009

İNCİ KÜPELİ KIZ

İlk seyrettiğimde o kadar çok etkilenmiştim ki, filmden.
Uzun süre filmi sayıklamıştım; atmosferini, anlatılanları, ressamın hayatını, o dönemdeki insan ilişkilerini…
Sonra, kendisinden hiç hazzetmediğim birisi, film hakkında ileri geri küçümseyici konuşmuştu da, o bahaneyle kendisini tepeleyivermek istemiştim.

Bu gün filmi yeniden seyrettim.
Akşamüstü evde oturuyordum ve yapacak işim yoktu. Sanırım, Colin Firth’in karşı konulmaz cazibesi çekti beni kendisine, yoksa havanın kapalı yağışlı olmasının etkisi değildir.
Şimdi hatırladım bak, biz bir grup Colin Firth aşığı blogger geçen sene bir ara, kendisine toplu hayranlıklarımızı sunmuştuk. Konuyu dağıtıyorum, takıldım bir yerlere.

İnci Küpeli Kız, çok emek harcanarak çekilmiş bir film. Delf’te çekilen dış sahneler, sette yeniden inşa edilen iç mekanlar, giysiler, resim malzemeleri, hepsi ince ince sarfedilmiş emeklerin ürünü.
Burada, film, ona kaynaklık eden kitap, filmin yapılışı ayrıntılı olarak anlatılıyor.

Johannes Vermeer, 17. yüzyılda yaşamış Hollandalı bir ressam. Eserlerinin resim tarihinde önemli yeri var. Önceki cümledeki linkte uzun uzun anlatılmış ve resimleri gösterilmiş.


İlk seyrettiğimde de şu küpeli tablonun yapılışı öyküsünden çok etkilenmiştim, aradan geçen zamandan sonra yine aynı şey oldu. Hele, ressamın modelinin kulağına inci küpeyi takma sahnesi, değme erotik film sahnesine taş çıkartır. Öyle sade, öyle anlamlı, öyle ifade edilemeyen duyguyla yüklü ki…

Filmin müziklerini Alexandre Desplat yapmış. Film boyunca sürüp giden bir tema var, insanın ruhunu doyuran cinsten.
Şöyle:



.

12 yorum:

malla dedi ki...

Beyaz Mendil'deyken İnci Küpeli Kızı görünce geldim.Ben bu resmi yıllar önce yağlıboya tablo olarak yapmıştım. tabii ki İnci küpeli kız olduğunu bilmeden.Sonra trt de oynadı,ScarletO. ve Colin F.şahaneler.Sinemaya gelince gittim.Hiç sinemaya gitmem ben.Koskoca sinema salonunda ben ve kızımdan başka kimse yoktu. Anlayacağın sadece bize oynadı.Super di.Eminim çok hoşunuza giderdi.Yaptığım tabloyu blogum da gösteririm.

Büşra dedi ki...

Bu filmi çok önceleri ben de izlemiştim ve beğenmiştim.Hakikaten güzel bir film.

NEW YORK MUHTARI dedi ki...

Daha biraz once metroda gelirken Amerikali bir arkadasima, ressamlarin biyografilerini ogrenmeyi ne kadar sevdigimi, yasadigi donemi, cevresinde gelisen olaylardan, insanlardan etkilenen sanatini bu bilgiler isiginda gormenin ne buyuk bir haz verdigini anlatiyordum, eve gelince bu yaziyi bulmak hos bir surpriz oldu.. Bu arad tablonun kucuk bir kopyasi kitaplarimin yaninda Delft hatirasi olarak duruyor...

zeynep dedi ki...

Filmi not aldım Sevgili Ekmekçikız'cım. Zaten "İnci küpeli kız" tablosunu da çok severim. Yalnız, Colin Firth için hiçbir şey hissetmiyorum. Bu kadar çok kadın hayranı olduğunu bilmiyordum ve çok şaşırdım.

Ekmekcikız dedi ki...

Sevgili Malla,
Şu tabloyu göstermeni bekliyorum, lütfen haber ver. :))
Bir de sinema kapatmaya bayılırım, ben. Sinemada film izleyeceğim diye, son haftasına yetiştiğim filmleri hep bir-iki kişiyle seyrederim.
:)

Ekmekcikız dedi ki...

Sevgili Büşra,
Evet, sahiden insanın estetik duygularını doyuran bir film, değil mi?
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Muhtarcığım,
Ben Delft'e gittiğimde Vermeer'i bilmiyordum, henüz. Çok gençtim.
Sanırım peynir almıştım, oradan. :O)

Ekmekcikız dedi ki...

Zeynepciğim,
Sen ne diyorsun? Biz C.F. müritleriyiz, adeta.:O)
Adam, çok cool duruşlu, ama, içinde acayip bir sıcaklık var, yakın olduğuna gösterdiği bir sıcaklık, bu. (Nasıl, felsefe yüklü bir fanatiklik, değil mi?)
:)))

zeynep dedi ki...

Hımm biraz anladım sanırım. O kadar güçlü ol(a)masa da benim Jonny Depp için hissettiklerimi andırıyor sanki:))

Ekmekcikız dedi ki...

Ahh Zeynepcim, dün bir film seyrettim henüz yazmaya fırsatım olmadı. Johnny Depp de oynuyordu ve muhteşem, acayip bir performans çıkarmıştı. Beğeniriz kendisini...

Fakat, bizim Colin Firth'le karşılaştırırsam, Johnny biraz daha delimsirek mi diyeyim, öyle bir his bırakıyor. Sanki, arızaya daha çabuk geçebilirmiş, gibi. Colin daha soğukkanlı, daha kendine hakim gibi.
Neyse...
:))

zeynep dedi ki...

"O kadar güçlü ol(a)masa da" derken, sizin Colin Firth hayranlığınızı kastettim hatta. Zira benim Jonny Depp hayranlığım anlatılmaz, sadece yaşanır:)

Ben sırf Jonny Depp için pek çok tuhaf, kötü, tarzım olmayan filmi izledim. Serseri ruhlu ve asimetrik bir adam o. Ve bu yüzden o büyüleyici yeteneğini genellikle ona layık olmayan filmlerde harcıyor. Diyorum ben:)

Ekmekcikız dedi ki...

Peki, o zaman "Before Night Falls"u bir seyret, bakalım ne diyeceksin?
:))