Pazar, Şubat 14, 2010

TALİSMAN BENİ !F'E GÖTÜRDÜ!

Şımarmıştım Talisman'a, beni !f'e götür diye. Duydu sesimi koştu, sonra "seç hangisi?" dedi. Seçtim, kavilleştik.
Bugün filmden çıktığımızda ikimiz de susup kaldık bir süre. Sonra yavaş yavaş kendimize geldik, bir-iki cümle kurduk. Derken birşeyler yedik, içtik, çenemiz açıldı.
Taa neden sonra, ayrılmadan önce film hakkında tekrar konuşabildik.
Bu kadar sade, duru anlatılmış bir filmin bu kadar sarsıcı olabilmesinden çok etkilendim.
Filmin özetinde şöyle denmiş:
Samson ve Delilah’nın dünyasının sınırları, Avustralya’nın merkezindeki çölde konumlanmış küçük ve ıssız bir Aborijin köyünden ibaret.  (Lütfen tıklayın ve özeti okuyun, fragmanı izleyin.)
Bir avuç kalmış Aborjin'lerin dünyası, o iki gencin yaşadıkları, o bütün insanların aynı olan dramı öylesine güzel anlatılmıştı ki, bu filmi gördüğüme çok memnun oldum.
Dünyanın öteki ucundaki, çok farklı sandığımız insanların tüm yaşadıklarının ne kadar da "biz" olduğunu görmek etkileyiciydi.



Ama sabah önce kitap kulübü vardı.
Nasıl yağıyordu yağmur, sular götürdü caddeleri. Ol sebepten üyelerimiz gecikerek geldiler.
Bugün şiir günüydü; herkes seçtiği bir şairi anlattı kısaca ve onun sevdiği bir şiirini okudu.
Edip Cansever, Nazım Hikmet, Can Yücel, Mevlana, Melih Cevdet Anday, Sezai Karakoç, İlhan Berk, Cevat Çapan, derken benden  Birhan Keskin.

Bir kısmı şuydu okuduğumun:

sana böyle akmaktan çok korktuğum için
oldu herşey
 
...........

aklıma suyun intiharı geliyordu hep
şelale deyince
divaneliği söylüyordum


sana böyle akmaktan çok korktuğum içindi
şelalenin sinirini bozdum az önce
ordan geliyorum.


.

8 yorum:

şule dedi ki...

o zaman sana birhan keskin'den bir selam yollayayim ben de :)

"bir hülyanın hatırasında
kasıp kavuruyorum kendimi
diyorlar ki, hayat yalandır,
aşk da.
nasıl inanırım, o;
olmak istemiş de olmamış
bir yarım nefes gibi şuramda."

Talisman dedi ki...

Çok güzeldi herşey Ekmekçikız' cım.
Arayı açmayalım. :)
Seviyom seni :)

Adsız dedi ki...

"dünya soğur,akşam serinlerken,
benim sensiz sevinecek bir şeyim
yok.
kılı kırk yardım,altını üstüne
getirdim,
ve işte en gümüş
cümlem:

içimi açtım sana
içini açmak için" Birhan Keskin

arzu

Ekmekcikız dedi ki...

Şuleciğim,
Selamınaleyküm! :))
Bu güzel selama teşekkür ederim, çook.
:)

Ekmekcikız dedi ki...

Taliscim,
Açmayalım yaa! Sonra laf bitmiyor, hem...
Öpüyorum yanacıklarını.
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Arzucuğum,
Bu şiiri de seviyorum. Çok derinden dokunmuş, di mi?
:))

Adsız dedi ki...

Canimm Ekmekcikizcigim,

Evet cok derinden dokunmus :)

Dokunmak demisken, bi de bunu demis:

"annen seni inkar etmişti
aldım etime dokudum"

Asagidaki de bir o kadar derinden dokunanlardan:

"onu, sevebileceğinin en yücesiyle sevdin.
titreme daha fazla kalbim.

bağışla kendini artık onu da
bırak gitsin.
bırak gitsin.

o senin ezel gününden kaderin
sen onu nasılsa bin kere daha
seveceksin"

arzu

Ekmekcikız dedi ki...

Arzucuğum,

Şunu seçtim:

"bağışla kendini artık onu da
bırak gitsin.
bırak gitsin."

Mersi!
:))