Cumartesi, Aralık 18, 2010

şehrin uyku hali

uyku kutusunda gibi hissettim kendimi
iş dönüşü deniz taşıtının arka sırasından öne doğru göz atınca gördüm
yolcuların çoğu uyuyor, uyukluyor ya da nazik tanımlamayla kestiriyordu
sabahlar gazete okuyarak, müzik dinleyerek geçiştiriliyor da, akşamüstü zor o çabayı sarfetmek
iş dönüşü saatlerinde şimdilerde, uyku gelip konuyor insanın yakasına
günler kısa, hava soğuk, uyku daha kolay bastırıyor göz kapaklarına, ağırlığıyla esir alıyor insanı


uyku kutusunda hissettim demem, isim uydurma isteğimden değil
sahiden japonya'da yer kıtlığı nedeniyle, üst üste yanyana yapılmış 6-8 tane tam otomatik sistemli kutuda uyku çekebiliyormuşsunuz
bu kutular da bir çeşit otelmiş, kapsül otel diyorlar
akla ziyan fikir gibi geliyor, değil mi?
japon icadı*


sorayım size
bizim şu koca şehirde yaptığımız ne?
işe gidip gelirken deniz üstü mü, rayların tıkırtısı mı, karayolu mu aldırmayan, her türlü taşıtta yan yana yan yana dizilip uyuklayan büyük şehir insanlarıyız
o yetmedi, evlerde tv karşısında uyuklayan bizleriz
ev dediğimiz de apartman daireleri
yine yan yana alt alta üst üste sıra sıra


garip değil mi?
uyumayan şehrin kutularda uyuklayan insanlarıyız


*japon icadı hakkında ayrıntı isteyen için tık
.

17 yorum:

Nehir İda dedi ki...

Ölürüm ben o kutuda kesin:)) MR a bile giremiyorum. Yatarken sırt üztü yatamıyorum tavan alçakmış gibi geliyor:)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Feci şeyler değil mi? Videoyu izledin mi?
Iyyy!
:))

Nehir İda dedi ki...

biziem evin erkekleri sinemada elimde çayım ayaklarımı uaztmışım şimdi baktım da linke tam morg. beni lime lime etseler yine girmem oraya:)

Nehir İda dedi ki...

Kendime güldüm bir an aylardır belki yılı da geçti hergün blogundayım hatta defalarca ama izle dememişim tuuu bana:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Ebrucuğum,
Bazı aydınlanma anlarımız olabiliyor!
Seninki de bu anmış işte!
:)))
İzle!
;)

beste dedi ki...

caponlarin durumu fena ya, bir belgeselde izledim cok gec saate kadar calisip sonra patronuyla yerde yatiyorlardi, hicbirseysiz akil almiyor degil mi? o kutulari almadigi gibi!

fatma sancak dedi ki...

bu kutularda insan nasıl uyur, morg gibi :/ ama otobüsler, vapurlar, metrolar öyle mi? tamam, bazen kalabalık olabiliyor ama, esiyor, manzarası var, son derece konforlu bence. işe giderken ayakta uyuyup rüya gördüğüm bile olmuştur :)

fatma sancak dedi ki...

ablam var yanımda, gecenin bi vakti ekmeksepetine baktık, midem kazındı, ağzımın suları aktı. haha, kuzum yaktınız bizi :))

Simon Templar dedi ki...

ya siz hiç duymamış mıydınız? ben çocukken çıkmıştı o otellerde aramızda geyik konusu olmuştu. yer yokluğundan filan deniyordu, sanki insanlar gerçekten ülkeye sığamıyormuş gibi.
bu arada, yabancı ve bol transitte kullanılan havaalanlarında kullanılmaya başlanılan uyuma kapsülleri var, onlar da bu hissi veriyor.

bir de o deniz taşıtları okumak için birebir, ama okuyan oranı can acıtıyor. ahhh...

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Besteciğim,
Caponların tümü çaktırmadan samuray eğitimi alıyor olmalılar. ;)
Aksi halde, "yok" koşullara uyum sağlamayı nasıl becersinler? :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Fatmacığım,
Evde un, maya filan var olsaydı da, midenizin sesini dinleyeceğinize otururken yapsaydınız keşke, diyeceğim ya, uzun iş değil mi?
Keşke şurdan uzatıverseydim...
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Unutmuşum, işe gidiş yolunda ayakta uyuma başarısını gösterişini kutlayacaktım, bir de...
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Simoncuğum,
Bu "otel"leri duymuştum duymasına da, bu kadar yaygın oluşunu bilmiyordum.
Sahiden klostrofobik şeyler, yahu!

Bir de, deniz taşıtları okumak için çok güzel ortamlar fikrine katılıyorum, kesinlikle. Gerçi son zamanlarda TV ekranlarıyla donatıp, dikkat dağıtıcı oldular ya, yine de kulaklık takıp dış dünyadan izole olmak imkanı var, neyse ki!
:)

NzN dedi ki...

geçen akşam vapurda benim de dikkatimi çekti uyuyan insanlar..
bir şey daha dikkatimi çekti ki ne kadar koyu renkler giyiyoruz bizler. vapurun içi simsiyahtı resmen.
sadece 1 hatun kırmızı mont giymişti. şapkası da renkli renkliydi. hoşuma gitti :))

Simon Templar dedi ki...

hah, evet, zaten erkeklerin takımları forma gibi siyah-lacivert-füme, kadınlar daha da kötü neredeyse. hiç renk riski alan yok. herkeste siyah pantolon, çizme.
geçen gün de bir yarışmada 4 kadın vardı, hepsi siyah pantolon-gri bluz.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Nzn,
Kesinlikle haklısın, kışın koyu renk giymek konusunda yasa çıkarılmış da herkes ona büyük bir özveriyle uyum sağlamış gibi, değil mi?
Kırmızıdan geçtim, farklı renkler olsa hiç değilse...

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Simon evet, risk yok!
Gri bluz iyiymiş yine, asıl kural siyah pantalon, beyaz bluz!
:))