Salı, Temmuz 05, 2011

"TEYZE NASILSIN?"

Dün akşam Vecdi aradı, hatır sordu "teyze nasılsın?" Nasıl vefalı bu çocuk, nasıl unutmadı bizi, öyle içlendim ki...

Vecdi Urfa'nın Viranşehir'inde yaşıyor. Çok kardeşi var. Kışın yatılı bölge okulunda okur, yazın ailesiyle pamuk toplamaya giderler. Okurdu demeliyim, liseyi bitirdi bu sene. Keşke pamuk toplardı da diyebilseydim. Ama, pamuk toplamaya devam ediyor, işte.
Aslında herşeye rağmen okuyup, lise mezunu olduğu için şanslı. Hiç okula gidemeyenler o kadar çok ki... Umarım, Vecdi okuyabileceği bir fakülteyi kazanır ve okuyup yazın pamuğa gitmesini gerektirmeyecek bir meslek sahibi olur sonunda.

Vecdi sekiz sene önce, oğlumun okulunda yapılan 23 Nisan şenliklerine katılmak için Türkiye'nin dört bir tarafından gelen ve ailelerde misafir kalan onlarca öğrenciden biriydi. Üç gün oğlumun odasını paylaşmıştı.
İlk gece öksürmekten uyuyamamıştı, yavrucak. Gece yolculuğu yapmışlardı, otobüste soğuk almış öksürüyordu. Bütün gece kuru kuru öksürünce sabah doktora götürmüştüm, şurup alınca iyileşmişti.

Okuluna döndüğünde kitaplar göndermiştim. Sonraki bir sene de Galatasaray forması, o sene şampiyon olmuştu GS.
"Aldım formamı teyze, sağol" demişti, sonra çekinerek sormuştu "garajlar uzak mı size otobüse paket verdik de". Annesi basmış, bir teneke güzelim Urfa peyniri çıkmıştı paketten.
Hep aradı, hatır sordu, mesaj attı. Ben de bazen kitap gönderdim, bazen çocukların fotoğrafını, geçen sene üniversiteye hazırlık kitapları...

Şimdi, o da oğlum gibi sınav sonucu bekliyor. Dua ediyorum, gönlüne göre bir yer kazansın.
"Kimbilir belki bir gün yeniden görüşürüz" dedi, dün telefonu kapatmadan. "Olur yavrum" dedim, kimbilir ne zaman, belli mi olur?
Dağ dağa kavuşmazmış, insan insana kavuşurmuş.


Pamuk toplamak el emeği, ne kadar çok kişi çalışırsa çoluk çocuk, aile o kadar çok para kazanıyor.
Aşağıda bir röportaj var, onları anlatan:


.

12 yorum:

guguk kuşu dedi ki...

İnşallah ekmekcikızcım inşallah. çocuklarımızın emekleri zayi olmasın. hele hele böylesi hem okuyan hem çalışan çocukların rabbim yardımcısı olsun. ne güzel bir sevgi oluşturmuşsun onun kalbinde.

elektra dedi ki...

ben malum fındıkçı gelini, her sene ağustos ortası falan geliyor işçiler fındığa. geçen sene baya bir olaylı geçti. kürtlere fındık toplatmak yerine gürcülere toplatmak isteyen abuk sabuk bir zihniyetle mücadele etti kayınpeder. ben alıştığım insanları istiyorum, yıllardır ailemizden gibi oldu onlar diye diye bastırdı, yine aynı insanlarla çalıştı. ki şu an gelenler kayınpederimin ilk zamanlar birlikte çalıştıklarının torunları falan. hatta bizim nikaha cümbür cemaat gelmişlikleri var. geze geze türkiye'nin toplayıcılığını yapıyor bu insanlar. ilk karşılaşmamızda tabii ben küçük burjuva duyarlılığı ile "ayyy, ne zor di mi?" falan diye saçmalamıştım, yok abla, biz en çok fındığı seviyoruz gölgesi serin akşamı güzel, deresi var buz, daha ne olsun cevabını alınca meselenin sadece bizim fındık bahçesi ile ilgili olmadığına uyanmıştım. ayyy, amma uzattım be. demem o ki, o kadar çok okuyanı var ki içlerinde insan ta içinden bir yerden helal olsun diyor ağız dolusu. hakikaten helal olsun. umarım vecdi de kazanır güzel bir bölüm.

Nehir İda (Ebru) dedi ki...

Ekmekçim çok tuhaf oldum okurken. İnşallah kazanır.
Bir aile vardı böyle tanıdığım ve şuan ODTÜ de okuyor kader. O da Ankaranın en işlek merkezinde mendil satardı ailesi çevre köylere ürün toplamaya giderdi kışın da ayakkabı boyarlardı.
Tüylerim diken diken oldu.
Harikasın sen.

Leylak Dalı dedi ki...

Ah Vecdi, içimi titretti ya. Dilerim gönlünün istediği yeri kazanır, kendine bir hayat kurmayı başarır. Hoş üniversite bitirmek bu devirde bir çözüm değil ama.
Vecdi ve tüm çocuklar için güzel günler gelsin...

Bugday Tanesi dedi ki...

İlerleyen zamanlarda olduğu yeri senden öğrenmek isterim. Eminim o temiz kalbiyle birçok güzel iş başaracaktır.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Gugukcuğum,
Filmde anlatılanları izlediysen, o koşullarda okuyan kişi olabilmek, öncelikle şans işi. Yolları açık, talihleri güzel olsun, emeklerinin karşılığını bulsunlar, dilerim.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Fındıkçı Gelinim, :)
Tarım işçileri işçiden sayılmıyorken, tarım işinde çalışan çocukların ne şekilde tanımlanacağı, üstelik bu çocuklar okul yerine tarlaya da gidiyorsa, iyice zor.
Buna bir de senin anlattığın milliyetçi ayrımcılık ekleniyorsa, zorluk katmerleniyor.
Ve, bütün bunlara rağmen bu çocuklar okuyabiliyor. Gel de kolaysa bizim nazlı şehir bebelerinin şımarıklıklarına bozulma!
Bu arada, pamuk toplama hallerini videoda izlediysen, fındığa neden kolay dediklerinin sağlaması olmuştur.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Ebrucuğum,
Keşke daha fazlası gelse elimizden, daha çok çocuğa ulaşılabilse.
Çocuklar 23 Nisan törenleri için geldiğinde lunapark, müze, konser epey bi gezdirilmişlerdi. Sonradan çok düşündüm, onlara bu peri masalını yaşatmak doğru tutum muydu? Aslında bizim şehirli çocukları oralara götürseler daha mı iyi olurdu?
Memleketimizin halleri...

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Leylakcığım,
Sen öğretmenliğinde pek çok Vecdi tanımışsındır, değ mi?
Keşke hepsi değerlerince bir yaşam sürebilseler...

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Buğday Tanesi,
Öyle olmasını, Vecdi'nin güzel işler başarmasını diliyorum ben de. :))
Haberlerini yazacağım.

Adsız dedi ki...

Facebook, twitterdaki saniyelik arkadaşlıkların dünyasında bu yazı gözlerimi yaşarttı... arzu

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Arzucuğum,
Aslında artık Vecdi de facebookla bakıyor dünyaya, çocukların mezuniyet fotolarını oradan görmüş. Yine de, gönlü zengin...
:)