Çarşamba, Eylül 14, 2011

OKUL ETEĞİ


Haberler şöyle:
Akşamüstü geçen hafta sipariş edilmiş okul eteğini almak için trafiğin göbeğine dalarak, dükkanın kapanma saatinden bir tık önce Şişli'ye ulaştım.
Dönüşte araç trafiğinde boğulmaktansa metrodaki akışkan insan kalabalığına karıştım.
Gün boyu sürmüş bir toplantıdan sonra bir de çeşitli trafiklerde boğulmak yetti mi dersiniz?
Hayır!
Eve ulaşır ulaşmaz etek denedi, boyu çoook uzun bulundu ve akşam karanlığı çökmüşken açık terzi bulma operasyonu başladı, aksi halde iş başa düşecekti.
Neyse, yakındaki yeni alışverişi merkezi imdadıma yetişti ve alt kattaki terzi pek alışkın bir tavırla "yarın okul mu açılıyor, hallederiz" deyince, rahat bir nefes aldım.

"Sen yarın sabah bir de fotoğrafımı çekersin, diğ mi?"
Çekmem mi?
Sabah kargalardan önce uyanıp, kahvaltı yapar gibi yaparken, servise binilmeden önce apartman bahçesinde, sonra da gizlice süzülerek izlediğim okul açılış töreninde fotoğraflar çektim.
Törende bu sene üniversiteye başlayan mezunlar konuştu, yeni bir dil öğrenecek genç okul arkadaşlarını yüreklendirecek sözler söylediler.
Genzimde bir sızı ile dinledim onları, beş sene sonrasında benzer sızılarla hatırlanacak bu günleri düşünerek...



Önceki gece film seyrediyorduk, eskilere rağbet var bu aralar, yine öyle oldu.
Yukarıdaki şarkıyı hatırlarsınız, One Fine Day filminde çalınıyordu.
Carole King, daha eski yıllardan sesleniyor.
Filmin fragmanı burada, George Clooney'nin ilk gençliği sayılır nerdeyse, Michelle Pfeiffer'ın ise en güzel zamanları. Seyredin.
.

6 yorum:

ஐ๑LeiThYcAt๑ஐ dedi ki...

hatırlıyorum benim lise eteğim kilo alırım diye iki beden büyük alınıp beline lastik takılmış ve boyu da neredeyse bileklerime geliyor olmasına rağmen düzeltilmemişti... bildiğin palyaço gibiydim o zamanlar...

Simon Templar dedi ki...

ben de biz tam yanlış zamanda okumuşuz diyorum, günün ortalama etek boylarını gördükçe.
bu arada, etek boyunu ben bile düzeltebilirim gibi geliyor bana. kolay değil midir o kadar?

Işın dedi ki...

Nasıl da sıkıydı benim zamanımda kıyafet kuralları. Etekler diz altı olacak, her tür renk yasak, vs., vs. Şimdiki etek boylarını gördükçe şaşırıyorum. Kuralların esnemesi çok güzel. Ama nasıl rahat ediyorlar o kadar kısa eteklerle bilemiyorum :)

Bayılmıştım bu filme ben, tekrar tekrar izleyebileceğim filmlerdendir. Teşekkürler bu güzel şarkı için.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Paranoyak Satır,
Kusura bakma adını okuyamıyorum, blog adın imdada yetişti. :))

Eskiden, çocuklar çabuk büyüdüğünden olsa gerek, tüm giysiler, pabuçlar büyük alınırdı. Bir de moda etek boyu uzunca olunca, görüntü sakil duruşlu olurdu. Şimdi bakınca hüzün veriyor insana, değil mi?
:)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Simoncuğum merhaba! :))

Etek bastırmayı biliyorsan sen de hallederdin, evet. :)
Ne var ki, bizim eteğin boyunun kesilip, boydan boya sürfile yapılması ve öyle bastırılması gerekiyordu. Bunların hepsi eskiden elde yapılırdı, şimdi makineler var.
Bu durumda, bütün bir akşam sürebilecek iş, yarım saatte hallolacaksa ben zamandan kazandımve birisi de bu işi yaptığı için para kazandı, dolayısıyla ekonomiye katkıda bulunmuş olduk!
:)))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Işıncığım,
Uzun etek insanın ayağına dolaşıyor evet, diğer yandan da çok kısa etek sahiden kullanışsız. Var elbet bunun bir optimum faydalı boyu ya, o zaman moda ne yapacak?
:)))
Bu arada, film ve şarkıyı hatırlaması, benim için de keyifli oldu.