Salı, Ocak 10, 2017

"KAR YAĞDI" GÜNLERİ

İki gündür baygınlaştıran lodos, Cuma öğleden sonra yağmuru getirip ardından rüzgâr karayele dönünce İstanbul'un kapısında bekleyen kar yağmaya başladı.
Önce Avrupa yakasında oturanlardan "kar başladı" müjdesi geldi, gece biz Anadolu yakası sakinleri de el çırpıp sevinmeye başladık.
Cumartesi sabahı bol karlı bir sabaha uyandık, bahçedeki ağaçlar peri kızı gibiydi.



Balkondaki zeytin ağaçcığım bile kar altında kalmıştı.
Kuşlar, kediler, köpekler, çocuklar, herkes kendine göre kardan nasibini aldı.
Onca üzüntülü terör gününden sonra, sanki hep birlikte çocukluğun masum günlerine döndük.
Geçici bir süre tabii, gerçekte hayat devam ediyor tüm acımasızlığıyla...



Kar haftasonu tatilini uzattı. 
Pazartesi günü de yağdı, hava iyiden iyiye soğuk oldu, saçaklardan buzlar sarktı.
Evde karbonhidrat yüklü yiyecekler yaptım, kar izin verince yola çıkan misafirleri ağırladım.
Doğum günü öncesi partisi yaptık kardeşime.



Okullar yarın da tatilmiş, gerçi bizim çocukların tatil gözleme zamanı bitti, ama yine de haber değeri var bu durumun.
İki gündür annemin televizyonu "zayıf sinyal" nedeniyle yayın alamıyor, kar buz bahanesiyle tamir de etmiyorlar. Annem bendeki kablo tv yayınına takılıyor, ben de evlenme programındaki kavga gürültüden uzak durmak için kendime ek işler icat ediyorum.

Gün batımında bahçedeki lambalar yanarken dişbudak ağacımız pek romantikti, doğrusu.


Hiç yorum yok: