Cumartesi, Nisan 14, 2018

erguvan seyrine niyetlenebilirsin de talihine ne çıkarsa...

 ... işte, istanbul öyle bir şehir; bir tarafındaki denizde sis yüzünden kıpırdayamaz kalırsın, diğer tarafındaki denizde güneşli bir yürüyüş yaparsın.
erguvan mevsimi geldi geleli, içimiz kıpır kıpır. boğaz vapuruna binelim, boydan boya erguvan seyredelim istiyoruz.
bir grup arkadaş bu sabah için sözleştik, üsküdar'dan şehir hatlarının özel  boğaz turu vapuruna bindik, çevremizi seyrederek kanlıca'ya doğru yol alıyoruz.
biraz sis var galiba dedik, bakınırken. sonra tepeler görünmez oldu, sonra denizde görüş mesafesi iyice kısaldı.
üstelik boğaz'ın erguvanları henüz tamamen açmamış, büyük kısmı tomurcuk halinde, tek tük açılıp renklenen var. gel gör ki, güneş olmayınca, o güzelim renkleri parlayıp göz alamıyor ki!





vapur yolculuğumuz boğazın kavaklarına kadar sürdü. rumelikavağı'nda inmedik, son iskele anadolukavağı'nda indik.
biraz köy içinde gezinip, yoros kalesi yoluna doğru çıktık, ama, çıksak bile aşağıyı göremeyeceğiz diye geri dönüp kıyıda bir balıkçıda oturduk.
balık, kalamar, midye tava, salata derken bir güzel doyduk. kahvelerimizi içtikten sonra, bu sefer sahil tarafına yürüdük, ağ çeken balıkçı teknesini seyrettik.
o sırada denizin üstünde döne döne uçan, bir iki dakika sonra durup suya dalan, sonra bir iki dakika sonra tekrar döne döne uçan yelkovan kuşlarını gördük.
ben böyle etkileyici bir gösteriye hiç şahit olmamıştım. bakmaya doyamadık.





vapurun saati gelince bindik, gelirken oturduğumuz alt ön salona yine yerleştik, yine çevreyi seyrederek boğaz'ı bu defa yukardan aşağıya doğru geçmeye başladık.
üsküdar meydanı, düzenleme inşatı nedeniyle karmakarışık ve keşmekeş halindeydi. minibüs, dolmuş ne bulduysak binip evlerimize doğru yola koyulduk.




mahalleye yakın yerde inip yürümeye başladım.
bizim mahallenin erguvanları -zaten biliyorum ve görüyorum- yine coşmuş taşmış, ışıldıyor.
bir daha sefere erguvan turunu anadolu yakasıyla sınırlı mı tutsak nedir?



üstelik bizim mahallede sisten eser yok, gökyüzü pırıl pırıl, güneş ısıtıyor.
o beyaz örtü nasıl kalkmış olabilir diyor ve bana inanmıyorsanız buyrun işte ispatı, arka sokaktaki bahçede açan jakarandalar ve üzerlerindeki mavi gökyüzü.
istanbul baharı böyledir; şaşırtır insanı...


4 yorum:

*mehtAp dedi ki...

BU hafta içi bende bu turu düşünüyorum.Umarım sise denk gelmeyiz.Geçtiğimiz hafta sis çoktu gerçekten.

Işın dedi ki...

Boğaz çok güzel tabii ama en güzel erguvanlar bence Moda sahilde ve Caddebostan sahilde şu aralar, aklınızda bulunsun. Bugün Validebağ
korusunda da çok güzel açmış ağaçlar gördüm, Anadolu yakası gibi yok bence de.
Sevgiler

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Mehtap,
Umarım geziniz güzel geçmiş ve parlak bir havada boğazın erguvanlarını izlemişsinizdir. :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Işıncığım,
Bu sene Kadıköy'ün erguvanları da pek güzeldi, evet.
Hava koşulları her sene farklı güzellikler sunuyor. Bu sene mesela, mor salkımlar daha coşkunlarmış gibi geliyor bana. :)