Cumartesi, Haziran 27, 2020

KİTAPLI MİM İÇİN CEVAPLAR - 2. BÖLÜM

Canım Leylak Dalı'nın dünkü kitap mimindeki soruları cevaplamaya devam ediyorum.

6- Kitaplık düzeniniz neye göredir? Yazar adı mı? Yayınevi mi? Kitaplığa giriş zamanı mı? Rastgele mi?

Yıllar önce Can Yayınlarının kitaplarını çok alırdım, özellikle yabancı edebiyat konusunda geniş bir yelpazede  çağdaş yazarların kitaplarını yayınlarlardı. O zaman kitaplarım okuduğum sırayla  girerdi, kütüphaneye.
Sonra yerli ve yabancı kitapları ayrı raflara dizmeye başladım. Genellikle, bir yazarın okuduğum birden çok kitabı olduğunda, onları yan yana getirmeye çalışıyorum.


7- İmzalı kitaplara önem verir misiniz? Kitaplığınızda imzalı kitaplar var mıdır, hangi yazarların imzalı kitaplarına sahipsiniz?

İmzalı kitapları severim, ancak pek az imzalı kitabım var. 
İmzalı kitaplarımdan birisinin adını anayım,  Nurşen Güllüoğlu'nun güzelim kitabı Mutfağın Hatıra Defteri.


8- Açık düzen kitaplık sevenlerden misiniz, yoksa camekanlı ve kapaklı kitaplıkları mı tercih edersiniz?

Camekanlı kitaplıklar toza ve sararmaya karşı iyi fikir, sanırım. Tamamen kapaklı kitaplık  ev için çok resmi geliyor bana.  Ancak, benim kitaplığım açık sistem.



9- Kitaplığınızdaki en değer verdiğiniz kitap ya da kitaplar hangileridir?

Ooo! Yavrularınızdan hangisini daha çok seversiniz sorusuna geldik, sanki!
Gittim kitaplığa bir süre baktım baktım, sonunda annemin bir yemek kitabında karar kıldım. 
Fahriye Nedim'in yemek kitabı çocukken uzun uzun bakmayı, okumayı karıştırmayı en sevdiğim kitaplardan biriydi. Kitabın fazlaca açılıp kapanmak sonucu kapaksız kalmasının sebebi ben olmuşumdur. 
Yıllar sonra kitabın tıpkı basımını alınca, annemden rica ettim, kitabını bana verdi. Şimdi iki nesil aynı kitap yan yana duruyor.


10- Kitaplığınızda henüz okumadığınız kitaplar için ayrı bir raf var mıdır, yoksa karışık mı koyarsınız ya da okunmamış kitapları ayrı bir yerde mi muhafaza edersiniz?

Kitabı kitapçıdan almayı severim ve teker teker  alırım. Yeni kitabımı aldığımda hemen okurum, o nedenle ayrı bir rafa gerek duymam. 
Nadiren de olsa, herhangi bir nedenle alıp ancak okumayı unuttuğum bir kitap, kütüphanemin bir yerinde  karşıma çıkıverir, bazen. Aldığım zaman kapağına tarih atmışsam iyi, aksi halde düşün dur, ben bunu ne zaman aldım ve neden okumadım acaba? 


11- Son olarak bir oyun yapalım, kitaplığınızın ilk rafına gidiyor ve sol baştan başlayarak kitapları sayıyor, yaşınıza denk gelen kitabın adını yazıyorsunuz.

Hoş bir tesadüfle, yaşım kadarki sayıdaki kitaba rafın en sonunda rastladım. Daha ötesinde yer yok, raf bitiyor.
Öykü okumayı severim, bu kitabı geçen sene almış ve severek okumuştum.

İngiliz ve Amerikan Edebiyatında Kısa Öykünün Büyük Ustaları
Hazırlayan ve Çeviren: Celal Üster
İş Bankası Kültür Yayınları





10 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Sağolasın canım, pek güzel oldu bu iş, imzalı kitapla onurlandırdığın için de ayrıca sağol, en ünlü yazar benim, hahahaha :)

tülin dedi ki...

Kitapları teker teker alıp okuyup yerine koymak ne güzel bir huy.
Tebrik ettim sizi. Okunamayan kitaplar insanın gönlüne yük oluyor zamanla.

EsTen dedi ki...

İmzalı kitap benim için önemli çünkü hayatımda bir kere en çok merak ettiğim yazarın kitabını imzalatmaya gitmiştim ve sanırım en heyecanlı günüm o gündü. Tadı bir başka oluyor. Bu arada yazarın ismi Hakan Mengüç 👍

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Leylakcığım,
Bence de pek güzel oldu bu iş, aklınla bin yaşa! :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Tülin,
Teşekkür ederim, derler ya "az çoktur" inanıyorum bu felsefeye. :)
Doğru diyorsunuz, bekleyen her iş -kitap okumak gibi zevkle yapılacak olsa bile- bir süre sonra yük haline geliyor.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Es Ten,
Ne mutlu size, sevdiğiniz yazar için bekleyip sonunda imzanıza kavuşmuşsunuz.
Bitiş ve başlangıçlarınızın uğurlu olması dileğiyle, sevgiler. :)

hafif abi dedi ki...

konuyla kel alâka olacak ama olsun, geçenlerde kulağınızı çınlattık sevgili çavdar teyzem. bilen bildi :)
halâ eski bir blogistan geleneğini sürdürmeniz çok hoş ayrıca. ne güzel mimler olurdu buralarda eskiden...
sevgiler, selamlar.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Hah! Ben de diyordum ki, kulağımı çınlatan kim acaba? Gerçekten çınladı kulağım, geçenlerde Hafif Abiciğim, meğer sizmişsiniz. :)
Belki eski blogistan değil buralar artık, yine de dönüp dolaşıp geliyoruz buralara, seviyoruz bu memleketi.

Bu arada, sağlıkla ilgili tüm sıkıntılarınız için toplu bir geçmiş olsun dileği ileteyim. Umarım hepsi geçmiş gitmiş olsun.
Sağlıklı günler dilerim, sevgiler.

burcu dedi ki...

kapalı kitaplık olmamalı kitaplara haksızlık :/

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Burcu,
Doğrusu, kitapların tarafından bakınca tamamen haklısınız. :)