Yeni birlikte yazma serimizin ana başlığı "RESET" olsun dedi sevgili kaptanımız Neslihan.
Olsun tabii!
Zaten derdimiz başlıkla, konuyla bağlı olmak değil, birlikte yazmak; eş zamanlı yazmanın ve yazılanları okumanın getirdiği sinerjiyi yaşamak.
Bu ilk yazıda neyi sil baştan yapacağımı düşünürken, ara yüzde dolanırken, arşivde bekleyen bir yazımı buldum, yayınlanmamış.
Yazdığım zaman için fazla kişisel bulmuşum, zülfiyare dokunacağını düşünmüşüm.
Gel zaman git zaman o rüyanın bir izdüşümü yaşanmış, bak sen şu hayata demişim.
Şimdiki zamana gelinceye dek köprülerin altından o kadar çok su aktı ki ne zülüf kaldı ne yar ne endişesi.
Hayat işte!
Bu yazı kendim için, kimselere göstermeye niyetim yok.
Gece bir rüya gördüm.
Tamamlanmamış, yarım kalmış bir meselemin rüyası olduğu apaçık.
Hatırlamaya çalışacağım:
Bir tatil yerindeyiz, çocuklarla birlikte ve sanki A.de var. Şimdikinden 5-10 yaş gençmişim, gençmişiz.
(Kaybolan yıllar, ne yazık! Duygularım onlara takılmış kalmış. Evet, alacaklıyım da. Ancak, geri getirmek mümkün değil, o yılları.)
Dışarı dolaşmaya çıkıyoruz, yağmur, fırtına bir şeyler oluyor içeri kaçıyoruz. Sığınıyoruz. Sonra, aşağıdan bir ses geliyor, birisi haber veriyor, C. gelmiş. Hiç şüphesiz, o da genç. Yakında bir yerde yaşıyormuş, çiftlik evi varmış. Evini gezmeye gidiyoruz. Sanırım, yine çoluk çocuk.
(Çocuklarım olmadan hareket etmiyorum hiç. Bunu öğrenmeliyim. Kendim için yaşamayı, tek olmayı.)
İçimde ona karşı bir yakınlık hissediyorum, eski günleri ve enerjiyi mi hatırlıyorum, acaba. Sonra bir şeyler oluyor, biz yalnız kalıyoruz sanırım.
Sonrasını hatırlamıyorum.
Ya henüz sonrası yok, ya da basit açıklama; uyandım.
Galiba, henüz sonrasını düşünecek kadar açamadım kendimi.
Gece bir rüya gördüm.
Tamamlanmamış, yarım kalmış bir meselemin rüyası olduğu apaçık.
Hatırlamaya çalışacağım:
Bir tatil yerindeyiz, çocuklarla birlikte ve sanki A.de var. Şimdikinden 5-10 yaş gençmişim, gençmişiz.
(Kaybolan yıllar, ne yazık! Duygularım onlara takılmış kalmış. Evet, alacaklıyım da. Ancak, geri getirmek mümkün değil, o yılları.)
Dışarı dolaşmaya çıkıyoruz, yağmur, fırtına bir şeyler oluyor içeri kaçıyoruz. Sığınıyoruz. Sonra, aşağıdan bir ses geliyor, birisi haber veriyor, C. gelmiş. Hiç şüphesiz, o da genç. Yakında bir yerde yaşıyormuş, çiftlik evi varmış. Evini gezmeye gidiyoruz. Sanırım, yine çoluk çocuk.
(Çocuklarım olmadan hareket etmiyorum hiç. Bunu öğrenmeliyim. Kendim için yaşamayı, tek olmayı.)
İçimde ona karşı bir yakınlık hissediyorum, eski günleri ve enerjiyi mi hatırlıyorum, acaba. Sonra bir şeyler oluyor, biz yalnız kalıyoruz sanırım.
Sonrasını hatırlamıyorum.
Ya henüz sonrası yok, ya da basit açıklama; uyandım.
Galiba, henüz sonrasını düşünecek kadar açamadım kendimi.
Yazının tarihi Aralık 2008, sonra taslak tarihine bakıyorum Haziran 2009, rüyadaki öngörünün yaşandığı zaman 2014.
Ve yukarıdaki sardunyalar 2014 yılının anılarından.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Hoşgeldiniz!